Nefes
19
 Yanına gelene danışma,
nefesinden medet bekleme.
Sana verecek olan ALLAH’ımdır.
Yalnız O'ndan bekle

14
Nefes her kulda birdir,
ne var ki nefesin ölçüsü ayrıdır.

9
Kucağında mini bebek,
kundağında ipek etek.
Nefesi CANAN’dan, kanı senden.
Nefessiz kanın değeri nedir?
Nefes, kafese hayat verir;
nefesi olmayan hayat, erir.

4-2
Nefis ile nefesi ayıralım;
nefeste tevazu,
nefiste bereket arayalım.

15
Hamalı olduğumuz yükleri,
şükür ALLAH’ım attık.
GÜL’ümüz Adı ile, AŞKIN’ı tattık.
YUVA’nın adına gelenin,
neşesini YAHYA PEYGAMBER’e ilettik.
“Gamlı olmasın, nefes daraltmasın.” dedi,
nefesini iade etti.
Her nefes,
ALLAH’ımı ananın sayısını kendine maleder.
Teybin bantı örneğini.
Ağız ile değil,
gönülde geçen nefesin andaki anışı;
333 ALLAH ADI ile bağlanır.
Yazımız ölçü ile verilir.
333; yanan, kavrulanın nefesindedir.
Nefesinin anışı artsın.
Unutulmasın her adım,
sayıyı arttırır.

Unutmayın,
her kulun nefesi anda gider,
ölçüsünü alır.
‘Ah!’ diye gidenin davası,
anda görülür,
HAZRETİ ÖMER’e havale edilir.
‘Sen- ben!’ demeyin,
dünyayı karartmayın.
Aydın olan dünyanın, nefesi uzun olur.
Aydan aldık ışığı, sahana çaldık kaşığı,
nefesten sorduk aşığı.

19
Nefesler ölçülür,
HAZRETİ YAHYA’ya iletilir.
Her kulun AŞK ölçüsü,nefesi ile verilir.
Her kulun nefesinde,
ALLAH’ını andığı kadar ölçü bulunur.
Ne var ki, dil ile değil, gönül ile anış.
HAZRETİ YAHYA:
“ALLAH’ımı her ananın,
anmayana duacı olmasını dilerim.” der.

15
Nefes, kulun CAN sesidir.
ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun,
güzel günler size gülsün.
Nefes, hem zahire hem batına kapıdır.
Dünya kapısını açar, ahret kapısını örter.
Ahret kapısını açtıkta, dünya kapısını örter.
İki tarafa açılan döner kapı.

7
NEYZEN der ki:
"Gölde balık avlamadım,
aydan yolumu sormadım.
Üfledim nefes verdim,
nefesle canları sardım.
Canım dedim, yalvardım.
Gecede düşmem yola,
AŞK sofrasında geldim bu hale.
Günümü bilenler, 'Bir nefes.' diyenler.
Nefes canda, can tende,
AŞK bende, görgü sende.
'Sarhoş' dedin alındım, dost dilinde dolandım.
Daldan dala, halden hale;
her diyene uydum, her diyenden duydum.
'Diyen DOST'un dilidir, vuran DOST'un elidir,
seven DOST'un GÜLÜ'dür.' dedim.

12-2
Gözden çıkalım,
ÖZ'e dönelim, öylece çözelim.
'Gözden nasıl çıkalım?' derseniz;
bedeni sıyırdıkta, son nefesini verdikte!
Nefes maddedir!

13
Nefes götürdüğü yere kadardır!

11
Her nefes an verir, anda doğuşu gösterir.
YUNUS

23
RESULÜ’nün Nefesi’nden verdiğini,
nefesimiz ile alalım!
‘Nefesinden verdiği nedir?’ denilir.
Günün her anı, nefesin olduğu halde yaşar;
nefes yettiği anda, dünya seni boşar.
Nefes, geldiği gibi,
RESULÜ’nün Nefesi’ne katılır!

15
 “...Her nefis, bir nefese;
her nefes, boşalacak kafese hizmettedir!”
dedi, PİR SULTAN ABDAL oğula üç öğüt verdi.
Soframızda olmayana.
“Hem nefesin, hem kafesin, hem hevesin;
bağlanan yemindedir, beklenen zemindedir,
yakın olan zamandadır.” dedi

17
Görgünüz O’nun ile, kavganız nefistedir.
Sevginiz O’nun ile, kaygunuz nefestedir.
HACI BAYRAM

21
DOST kıldı isen hevesi,
DOST ADI’na alırsın nefesi

11
PİR SULTAN ABDAL sözü aldı:
“Çalı çırpı toplamadan,
çamaşırı katlamadan,
su var ise atlamadan;
güzelin ölçüsünü veremezsin,
renklerin verdiğini göremezsin.
Her kapıda nefes aldık, nefsi saldık...”

16
Doyduğum gün hevese,
RABB’im dedim nefese.
HACI BEKTAŞ

14-1
“Bayram seyran hevestir,
namaz oruç nefestir.
RUH’unun nefesi.
(GARİB:
‘RUH’u diri tutan.
RUH’un, namaz oruç ile
senden nefes alıyor.’ diye açıklar.)
Deryaya nefes veren,
balıkları su ile dost kılan;
senden sana gelişir,
senin ile gerçek günü bilişir.”
dedi, KAYGUSUZ

15
YUNUS’um sözü aldı:
“Gönülden gönüle gezdim,
her gönülden aldığımı süzdüm.
Elde kalan taş toprak değil;
kulun hevesi dünyaya bıraktığı nefesi.
‘YA RAB!’ dedim,
‘Nefes SEN’den, heves benden;
ne anladım ben zandan?..’

21
Dağlar taşlar selam verir,
gökte kuşlar cümleyi görür,
alacağımız her selamda
RABB’im NEFESİ’ni verir.
HACI BEKTAŞ

28-1
KAYGUSUZ sözü aldı:
“Dinledim akan suyun sesini,
aldım gönülden RABB’imin nefesini.

4 haziran
Bağlayan değil çözenden olunuz ki,
her zerrenizde O’nun NEFESİ’ni biliniz.
HASAN-HÜSEYİN