Adem-Havva

27
'Bin.' desem, 'Kaçanı kovalama.' diyeceksiniz.
Bin'de dönüşen, bin'de oluşan,
günde sanılmasın sayfada buluşandır.
'ADEM de söze geldi, ömründe nasıl güldü?' denilir:
Göller suyun vermese, ADEM yüzün görmese;
yaşadığını bilmezdi, bilse idi ölmezdi.
'Ne demek?' dendi:
ADEM'den kalan nedir?
Duman mı, saman mı, derman mı?
Sadece ADI'na gelir, dünyada BİR'liğe temsilci olur.
Masaldan verilene değil, 'Hakim.' denilene uyulsun.

Adem

4-1
ADEM adı bilinir, 'Geldi.' denir söylenir.
Sayı bizden alınmaz, soyu sizden verilmez.


4-1
'ADEM'den dünden bu güne dört yol var.' diyene de ki:
Yol BİR'dir.

Yunus

10
('Ya MUHAMMED Sen olmasaydın felekleri yaratmazdım.'
mealindeki ayeti kerimedeki hitap,
HAZRETİ MUHAMMMED vasıtasıyla insana mı oluyor?)
ALLAH kuluna doğrudan kendisi vermiyor enerjiyi.
Nur-u MUHAMMED kanalıyla insanlara veriyor.
En baştan ADEM'e de o'nun kanalı ile verdi.


12 aralık
(HAZRETİ ADEM ile HAZRETİ HAVVA’nın nikahını kim kıydı?)
HAZRETİ MUHAMMED.
(O zaman HAZRETİ MUHAMMED yoktu ki?)
O, her zaman vardır.

4
Doğuşa ADEM ile başlarız, MUHAMMED ile birleriz,
cümlemiz öylece gürleriz.

Yunus

9
Bal ile badem, nerdedir ADEM?
KORUYAN ALLAH’ım, verdiğini gözetir, SEVER sevdirir.
Merkez

84-2
Kapı önüne geldim, bekleyenleri gördüm,
elime verdiği nasibi sordum.
Dedi ki: ‘Önce nefsimi kırdım,
bilene ADEM, bilmeyene sırdım.'
Ay Güneş’e selam verdi, yıldızlar düzene girdi.

‘Bahçeye girelim mi,
her çiçeğe selam verelim mi?’ dedim
ADEM ile bahçeye girdim.
Her biri selamladı.

Aldığım kokuyu sordum.
‘Sardığın.’ dediler;
renkleri sordum,
‘Bilgine serdiğin.’ dediler.
Dizim düzde, başım secde.
Gönlümü aradım, ADEM dedi ki:
‘Her zerren ile HAC’da…’
‘Renk renk çiçekler, elimden tutacaklar.’ dedim,

     ‘Ektiklerin…’ dedi.

2 mayıs
Sevgiyi GÜL’den sorarız, bülbülden dinleriz.
Güneşin batışını, Ay’ın doğuşunu sevgi ile bağlarız,
İnsanın gerçeğini en son ararız.
Oysa insan,
yaratılmış olmanın kutluluğunu idrak ettiği anda;
ADEM’den bu güne,
sarıdan siyaha, beyazdan kızıla…
Her rengi, her ırkı, her dini birbirinden ayırmaz;
Bilirim sandığı her konuyu,
Sağa sola kayırmazdı.


7
El’ ile başlar,
   ‘Ayak’ ile biter.
   gönülde AŞK’ı tüter…
   ADEM Bir halde geldi,
   geldiği halde buldu.
  
(Hal den maksat nedir?)
   Cümle yaratılmışlığın içinde kulluğunu bilmek…
  
(Bilerek geldi, ‘Bilerek kaldı’ mı demek?) 
   ADEMOĞULLARI çoğaldıkça, bilgi örtüleri de arttı.
  
(İnsanlar birbirlerine örtü mü oldular?)
   RESULÜ her yaratılanı tanıttı…

7
Bir rengi bilsen yeter.
   Yedi renkte, soru biter.
   ADEM’i aradılar, bilemediler;
saçını taradılar, göremediler.
  
(ADEM’in anası babası kimdir?
Yeryüzüne zerre halinde mi indi doğmadan?)

   Zerreleri bütünlendi,
   ADEM tamamlandı.
(Nerde tamamlandı? Bu dünyada mı?)
   Suyun başında…
  
(KABE’nin olduğu yere mi indirildi?)
   EYVALLAH.
   Binbir MELEK yöneldi,
   emanetler birbirine eklendi;
   RABB’ini, üflesin diye bekledi.
(Üflenen nedir?)
NURU.
   (NURU'ndan murat nedir?)

   Binbir MELEK döndüler,
   yedi rengi ADEM’e örttüler;
   döndüler…
   ADEM gözünü açtı,
   ‘ALLAH.’ dedi,
   ilk sözünü seçti;
   dünya gününe geçti.


26
Her var edilen BİR’dendir, bilse bilmese.
Mademki YARATAN BİLEN’dendir,
ADEM’den bu güne geleceğe gülendendir.
Senlik benlik, hırkadır.
Meryem

28-1
KABE’nin yorumunda,
ilk ile sondan yoğun gelen akımın birbirine bağlandığı bilinsin.
ADEM ile RESULÜ, halkanın bütününü bağladılar;
orda, ‘YA ALLAH.’ dediler diz koydular,
TEVHİD ile düze durdular.
İşte O halka, gideni içine alır;
yorum değil, giden gerçeği bulur.


8
YUNUS ile söyleşiriz, ADEM deriz halleşiriz;
gölgeyi siler, gölgesiz kulu bekleşiriz.


6
Soyunduğum gerçek, dostluğa adımımdır;
ilk söz, bilelim ki ADEM’indir.
RABB’im ilk sözü ADEM’e verdi,
kainatı kul ömrüne ADEM ile serdi.
Yahya

15
Çiçeğin varlığı ADEM ile buluşursa, diri kalır;
yumuşak toprakta kul eğilirse, dizinin izi kalır.
Pir Sultan Abdal

28-2
Kullar, ADEM’in varisleri.

24
NUH’un verdiğini, MUSA’nın gördüğünü,
İSA’nın gerdiğini bilendeniz,
İBRAHİM ile YAKUP’a verendeniz,
cümle alem ile BİR’liği kurandanız.
Bayrağı, kale bulamadım dikeyim,
fistanı suyun verdiğinden başka alıp giyemedim,
el ile aldım, dil ile söyleyemedim.
Çünkü zamana bağlı kaldım,
benlik çanağını DOST bulup kıramadım.
Gün geldi HAVVA ile söyleşiye, kuşlar ile paylaşıya girdim,
o zaman bende olan beni buldum.
BAĞIŞLAYAN ADI’nı dilimden düşürmedim,
RAHMET’ini VERDİĞİ kadar aldım taşırmadım.
Adem

2 kasım
 RABB’in DOKSANDOKUZ İSMİ, ADEM’e nasip olmuş.

   ADEM bütün İSİMLER’in gerçeğini bilmiş,
biz ötesine gayret etmemişiz.
(Biz, ADEM’in bildiklerini bilmiyoruz?)
Evet. Bilmemiz, öğrenmemiz için her şey açık.
Garib

2 kasım
ADEM’e yedi rengi şal yaptılar, sırtına örttüler.

‘Gözünün gördüğü yerde, aklının erdiği günde;
her birini al, talip olana ver!’ dediler,
insanda yedi hevesi ADEM ile inşa ettiler.
(Yedi hevesi isimlendirir misiniz?)
EDEP, MUHABBET, ASALET, ADALET,
SAHAVET, MERHAMET, ŞAHADET.

Yedi renk her kulun arkasından koşar,
kimi gönlünü açar, kimi ‘Bana ne.’ der kaçar.


14 şubat
  ALLAH’ım,
her anımıza, her yanımıza DOST yolundan YARDIMCI gönderdi,
söylemeyi bilmeyene akıl verdi öğretti.
Yunus

20
Sözümüz ocaktadır, gönlümüz kucaktadır.
HAVVA ile söyleşsek, diyecek ki;
‘Elden ele, dilden dile, her yaratılışta O vardır!’
Meryem

11
Demde aradığımız; ne maden, ne ADEM…
Dün gelen, son gelene bildirir; her gelen, bildiğini aktarır.
Veled

8
ADEM ile gelişen, RESULÜ ile buluşan her zerre
kayıtsız-şartsız birbirine bağlıdır

Hamza Dost

9
ADEM olan; her demden, her yönden aldığı ile bellenir,
yaktığı çerağ ile küllenir, MELEKLER’i ile kollanır.

Niyazi