Günler
2 mart
Mayıs ayı çok güzel, ayların en güzeli.
Öbür aylar çirkin mi? Hepsi güzel.
Günlerden hepsi güzel, ama cuma hepsinden güzel.
O gün ibadet günü, ALLAH'a varmak günü,
ALLAH'tan dilerseniz affolunmak günü,
onun için günlerin en güzeli.

28
Gününü kul hazırlar yolunu çizer,
olayın hayır vermeyenine ULU’su mani çeker. 

Ömrün uzunu, geçirdiğiniz hayır günüdür.
Hayır gün; size neşe veren, kötüden uzak olan gündür, gailenin üzerine çıkılan gündür.

4
Nefis denen kör düğüm, sabır ile çözülür.
Bunu bilen cümle kul, fena güne yumuşak girer.
Günün fenası olmaz.
Ne var ki, kul dileğine uymayan gününe ‘Kara gün’ der. Yumuşak girerse, dumandan sıyrılır.

24
Aydın gün geçirmek istersen, dünya malını dert etme.

25
Aydın gün nedir?
Gönüle duman katmadan geçirilen gündür.

21
Gelmiş göçmüş cümle RUHLAR,
cumayı dünya kulu ile beraber geçirir.
Cumanın bayram dendiği, bundandır.
İbadetin cuma günü oluşu, bundandır.
İbadetten maksat,
cuma gününün ayrı gün gibi gösterdiği.

17
Gül bahçesi, seherde TANRI’sını anar, RAHMETİ’ne erer. Sabahı unutmayın, perşembe gecelerini geçirmeyin. İbadete yer verin, dünya gailesini silin.

23
Geceyi, ay ile yıldız ile süsler,
RUH’unun gönül yolunu besler.
Her çıkışın günü verilir,
perşembe gecesi bir adım atılır.

6
Damın örtüsü, kulun katkısıdır.
Cumanın katkısı, kulun sevabıdır.

16 eylül
Kim ki geceye aydın bakar, gece onu kayırır elbet.
Ne gece seni ayırır, ne de gündüz kayırır.
Kul geceyi güne, niyeti ile katıştırır.

13
Güzellik; her kulun uyuşunda,
gününü duyuşundadır.
Her kulun gönlü, müstesna günlerde
hamur misali yoğurulmaya yatkındır,
duası da kabul olunur.
Dünya yükünden sıyrılıp kendini duyanlara,
gidene duacı olanlara; açık yol görünür.
Onun için ‘Öyle günde gidene ne mutlu’ denir.
Ne var ki kulun mübarek olması, güne bağlı değildir.

27
Her günün değeri, kulu kula bağlamasındandır.

17
Günün altısını dünyaya, birini ahirete ayırsa çok mu? Demek değildir ki altı günü dünyaya ver.
Ahiret her gün gönlünde olsun, ALLAH’ım her an anılsın. Ne var ki cuma, alemini değiştirenlere bağış ile geçirilsin. Bağıştan maksat, dualardır.
Cuma’nın hikmeti ondandır,
perşembelerin rahmetinden.

6
Cumanın fazileti, çarşambada yok mu?
ALLAH’ım her günü kuluna vermiş,
‘DİLEDİĞİNİ HER GÜN BULSUN’ demiş.
Mesnetsiz sözün, kayıtlı olmadığı bilinsin.
Cumanın özelliği, salının güzelliğini gölgeler mi?

8
Cumayı niyazıma açtım,
salıyı gönlümce seçtim,
çarşambaya sevap günü diye baktım,
pazarın geldiğinde ocağı yaktım,
perşembe niyetimi açtım,
pazartesi etrafıma baktım,
cumartesi hesap defterimi açtım.
Düşündüm, günlerin faziletini
ayırmaya çalıştım, gücüm yetmedi.
Mümin olan bilir, günü günden ayıran,
‘Güzel gün’ deyip kayırana dedim.

20 haziran
Mümin yolu alır, günümüz hep şen olur.
Cümleniz güzel güne,
‘Hayır’ diye başlayınız, hayır olduğuna inanınız.

19
Cumanın özelliği, kulunun güzelliğindendir.
‘Nasıl?’ dendi.
Cümle kulu cumada denendi.
Elbet  her günün değeri YARATAN’dandır.
Ne var ki cumayı kulu bezetir.

20 kasım
‘Büyük gün nedir?’ dendi.
Doğum ve ölümün son bulduğu gün.
‘Neden son gün?’ denir.
Çünkü, damlaların deryaya katıldığı gündür.

12
Gökte ve yerde bilinen senden sana iletilendir.
Her yıldız altı günün dengidir.
Yedinci günün doğuşu, aydan alacağı,
güzeli öyle bulacağı bilinir. Elbet bizim bilgimizdir.
Nedir dendi: Altı gün yıldızların,
yedinci gün ayın tesiri altındadır.
Yedinci gün hangisidir dendi: Cuma.

Dünyayı bilenin, ayı yakın görenin günleri sayması,
devrini yapısına göre çözmesi;
elbet kulun kendi bilgisine sığmaz.
Günler yönlerini yıldızlardan alır.
Kulun bilgileri, öylece birbirine eklenir.
(Yönden murat nedir?)
Gördüğün, yıldızların neşrettiği akımlar.
Her gün aynı akımı alsa dünyanın düzeni olmazdı.
Değişen akımlar gelişen düzeni kurar.
Bu olay da kuluna yarar!
Yıldızların verdiğini söyler misiniz diyene sözüm:
Elbet vereceğim. Ne var ki günde değil.
Ay'dan alınan nedir dendi:
Ay her zaman sevgi neşreder.
Yani neşrettiği akım, yapıcı birleştirici
-emsalini ayırmaksızın bir tutucu-
titreşim şeklinde dağılmayan enerji nakleder. Dağılmayandan maksat; toz değil, hazdır.

şubat
Dünya gününü cumadan verelim.
Aydan aldığı, kulunun haline uymasını dilediğidir.
Aydan gelen enerji,
buhar şeklinde yoğun gelir, her kulu nasibini alır.
Eğer bedende yapıcı etki kaldı ise, birbirine eklenir.
‘Gözle görülür mü?’ denildi. Görmeyi dilersen görürsün. Sadece, kendinde asla menfi akım bulunmasın.
‘Menfi akım nedir?’ dendi. Olumlu, olumsuz.
Kulun her olayı, olumlu yönden görmesi gereklidir.  Olumsuz görmeye alışan kul,
bedene menfi akım yükleyen kuldur.
Her yazımızda ‘Olayları güzele alınız’ dediğimiz odur.
Gülü dikeni ile, toprağı çamuru ile,
toprağı taşı ile seversek,
aydan gelen yoğun enerjiyi görmüş oluruz.
(Ay tutulması ne oluyor acaba?)
Günün dönüşü. Dünyaya verişi asla değişmez.

‘Her cuma, O'nu anacağız’ derseniz,
O her günün YARATICI'sıdır.
Her gün aldığımız;
cumayı oluşturur, sevgilileri buluşturur.

11
Yerden aldığın dünya nasibi, sudan aldığın mana nasibi, havadan aldığın yumuşak günün iki alemin nasibi.
Kulun sevindiği gün, yumuşak gündür
SARI ANA

29
Cuma günü selâda geldiğimizi daha önce söyledik.
SEYYİT AHMET   RABİA

10
"...Gününü yerden değil kendinden alana,
ALLAH’ım her anında YARDIMCI gönderir."
dedi, YESEVİ

12
Nıgunahım;
‘Olumsuz güne ah ettirme ALLAH’ım’ demektir.
YESEVİ

29
"...ALİ’nin üç öğüdünü cümlenize getirdik:
Geçen, ne olursa olsun bitendir, güne getirme.
Gün, ne getirirse şükret, de ki hayırdır.
Yarına asla sofra kurma, günden sergiye koyma.
‘Gün güzel, gelen gün bugünden güzel’ diyelim,
meyveyi gününde yiyelim.
Gününden önce yenen meyve hamdır, yorar burar;
gün ne olursa olsun, almaz senden karar.
Öyle ise, gönlünüz açık olsun,
gelen günde güzel sizi bulsun."
dedi, HAMZA DOST
ALİ’nin selamını cümlenize iletti.