![]() Olayım da ALLAH'a kurban, O'nun YOLU‘nda her an. Gönül KABE’sine yolcular gerek, yolculuğa çıkana hacılık gerek. ![]() ALLAH’ımın yapısı, kulun gönlü KABE yapısı. KABE’yi tavaf mümkün ise, ne mutlu gidene; değilse, ne mutlu gönül kırmadan yaşayana. ![]() MUSA’yı bilen misin, İSA’yı gören misin, PEYGAMBER’ine varan mısın? Yürekten tanırsın, seversin, varırsın. Yerini bilirsen TANRI’nı bulur musun? Yerin değil gönülde olan AŞK’ındır, vardırır, ALLAH’ımı buldurur. ‘KABE’ derler ziyaret ederler. Her eden, ALLAH’ın mümin kulu mudur? Gönülden anmak gerek. ALLAH’ın KABE’si olan gönülü; hoş anmak, hoşnut etmek, KABE ziyaretinden makbuldür. KABE ziyareti farz, gönül ziyareti ALLAH’ın YAPISI’nı tavaf etmektir. ![]() İbadet, ALLAH’a yönelmenin yardımcısıdır. Gönlün O'na varsın da, ne yönden olsa olur. Deriz, kul gönlü almak KABE ziyaretidir. Demek ki, ziyarete uyan sevap da var. ![]() YUNUS’um der ki: “KABE olsa, tavaf etsen; gönülü bir kenara koydu isen, aradığında bulamazsın.” Beden bedeni tavaf etti ise, bedende yol arama. Müstesna kul, bedeni bırakıp, gönül ile tavaf edendir. Gönül ile tavaf nedir? Haccını varmadan bulan, ölmeden ölen, görmeden seven, duymadan ilmine varandır. ‘Varmak, yumuşak kula vergidir’ denir. Gönül al da gör, kulunu beklemeden sev de gör, almadan ver de gör; ne KABE’ler ziyareti yapmış olursun! ![]() Uydunuz-duydunuz, elimizi aldınız. ALLAH’ım cümleden RAZI olsun, KABE kapısı gönüllerde açılsın. ‘VARSIN’ desin, kulunu çağırsın. HAZRETİ OSMAN der ki: “KABE her dileyende, her dileyen KABE’de; benim gönlüm de, cümlenizde.” HAZRETİ EBUBEKİR der ki: “Suyun kaynağı KABE ise, kolları kul gönülleridir. Sen kul gönlünü hoş et ki, kollar seni KABE’ye getirsin.” ![]() KABE’yi gönüllerde görürüz. ![]() Kalbinde KABE’yi bulmuşsan, gönül ile yola düşmüşsen; bedeni yorma, düzeni dürme. KUR’AN’ın yolunu kendine KABE etmişsen, zaten gönül ile gitmiş olursun. Kulunun gönlünü hoşnut etmişsen, KABE’yi ALLAH’ımın kulunda bil. Kırma kulun gönlünü; gönlün kırılmasın, yolun burulmasın, ömrün dürülmesin. ![]() KABE’nin sırrı KABE’de gizlidir. Kulun sırrı, gönlünde gizlidir. ![]() YUNUS’um der ki: "Geldiler gördüler neyi? Gönüllerdeki KABE’yi. Her yavrunun gönlünün, bir KABE olduğunu unutmayın. Dünyanın en güzel olayı budur. Aymayı bilmek, KABE’yi gönülden aramaktır..." ![]() KABE’de toplanıldı, gönüller yoklanıldı. KABE, gönüllerin bir olmasıdır. Gönüllerin bir olduğu yer, KABE’ye eşittir. ![]() Camiyi bina ettik, kulun gönlünde KABE’yi kurduk. ![]() Kulun mescidi, kainatın her yanıdır; KABE, kulun yönüdür. ![]() Unutma ALLAH yapısı, gönül kapısıdır. KABE işte orası. HALLACI MANSUR ![]() Yerini bilmezse, gönlünü sersin. ‘KABE nerde?’ derse, gönüllerde bulsun. ![]() Gönül sevmeye, mide yemeye, göz görmeye; doyamaz, doydum diyemez. Doydum dedinse; ne gönlün, ne miden, ne gözün O’nun ile değil. ‘ALLAH’ım!’ de, KABE’de eğil. ![]() Meyhane sarhoşun, nayhane berduşun köşkü müdür, arayanın meşki midir? Saraylar bizlerin değil sizlerindir. KÂBELER cümle ile bizlerindir. SAHİB DUĞAN ![]() Hoşnutum bağlılık yollarına, uygunluk hallerine. Soruyu aldıkları gün, 'Şefaat!' dedikleri gün; bilsinler, silsinler, beraber olacağız! Olacağımız yazılıdır, KABE'de kazılıdır. DÖRT HALİFE Her gönül KABE'dir bilene, 'ALLAH'ım kulu iledir!' diyene. ![]() dilediğin KABE olan beldedir, KABE dilenen gönüldedir. ![]() Ayrı-ayrı oluşur, KABE gönülde birleşir. YUNUS ![]() Ayağınız gittiği yere değil, gönlünüzün güttüğü yöne gidiniz. O yön, sizi RESULÜ’ne götürür, sedayı aldığınız an, dayanmayı bildiğiniz gün; sizlerle olacak, sizleri MERKEZ’de bulacak. ‘MERKEZ neresidir?’ denilir. MEYDAN, KABE diye bilinir. ![]() KABE’nin yorumunda, ilk ile sondan yoğun gelen akımın birbirine bağlandığı bilinsin. ADEM ile RESULÜ, halkanın bütününü bağladılar; orda, ‘YA ALLAH’ dediler diz koydular, TEVHİD ile düze durdular. İşte O halka, gideni içine alır. Yorum değil, giden gerçeği bulur. ![]() Mekke'de Medine'de selamımız okundu, Kâbe'de niyetlerin gerçeği dokundu. ![]() “MELEKLER’in adına, BİR’liği koydu da RESULÜ, adına cami dedi. DÖRT MELEĞİN adıdır. KABE’nin bağındadır, kainatın çölündedir, RESULÜ’nün dilindedir. Sen de dillen.” dedi, YESEVİ ![]() "Olmuşa gölge verme, geleceğe kaygu ile bakma, emeğin yok ise altın yüzük takma." dedi, SARI ANA sözü aldı: "KABE’ye varayım, bilgine sorayım’ dedim, RABB’ime niyaz ettim. Düşümde RESULÜ’nü gördüm; ‘KABE sendedir, sen KABE’de. Duyandan olursan, söz sendedir, saz sende’ dedi, gönlüme KEVSER ŞARABI’nı sundu..." ![]() "...KABE’ye gidip gelelim, RESULÜ’nün güzelliğini görelim. Denildi ki; ‘Her güzele ADI’nı yazar, aldığın verdiğin her nefeste gerçeği kazar’ ‘EYVALLAH’ dedik, gönül kapımızda gözümüzü açtık." dediler, selamladılar. (Her gönül KABE mi?) EYVALLAH. |