![]() VAROLAN’ın VARLIĞI’nı ispat, kula yaraşmaz. Varlık, darlık getirmez. Varlığı maddeyle ölçmeyin. Varlık ALLAH'tan gelen lütuf. ALLAH'ın LÜTFU’na eren; darlık bilmez, olmayana demez, başkasından istemez. ‘ALLAH'ım!’ der şükreder. ![]() Sağlık size, varlık bize ![]() VARLIK ALLAH’ımda. ![]() Suyun verdiğine değil, kulun aldığına gönül koyarız; gönülleri su ile ancak, öyle yıkarız. Yokluğa değil, varlığa inanırız; inanmak değil, öyle olduğunu biliriz. Suyu ancak avucunu açarsan tutarsın. Buzlaşması, kulun beden halidir. Ne görürsün, ne tutabilirsin. Ama vardır. Olay suyun şekil değiştirmesidir. Kulun yapısını, etten-kemikten-kandan bilsen yetmez mi? Ne bugün, ne yarın çözümü olmaz. Kulun yaptığını, kul bilmez. Yoktan var, vardan yok olmaz. Varız. Hep varız. Ne var ki, anda alemden alemi böleriz. ![]() varlığımız O’ndan, O’nun verdiği RUH’tan. ![]() Yamalı fistan giyen, yamasından utanmasın. Varlığını ‘Benim’ diyen utansın. Çünkü varlık senin değil, O’nundur. ![]() VEREN, YARATAN’dan başka varlık olamaz. ![]() Çırpınan, 'ALLAH’ım!' diyen her kuluna, varlığını nasip etsin. ![]() Yetmeyen YÜCE’den gelmez, olmayanın varlığı aranmaz. VARLIK, YÜCE’nin ZATI’nda; VARLIK, YÜCE’nin SIFATI’nda; VARLIK, YÜCE’nin “OL!” DEDİĞİ’ndedir. ALLAH’ımın ZATI’nda vardır. SIFATI’nda şu anda sen var mısın? Elbet varsın, çünkü sen “OL!” dediğisin, O’nun NURU’ndan VERDİĞİ’sin. ![]() Varlık darlığa girmez, varlık varlıktan ayrılmaz. Varlığa katılan, varlıktan çözülmez. Onun için dünyaya, tekrar-tekrar geliş olamaz. ![]() Kimliğe değil, varlığa önem veriniz. Çünkü kimlik dünya malıdır, varlık ahiret malıdır. Varlık, sonsuzlukta BİRLİK’tir. GÜL’ün Birliği’ne eşittir. ![]() Birinci devreyi geçtik, ikinci devreyi aşmak üzereyiz. Kulluktan ötesi varlık. Kulluk, üçüncü devre. ![]() Varlık; beden değildir, bedenin muhafaza ettiğidir. Var isem varlıktan, yok isem darlıktan. NUMAN ![]() Vurmayı değil, sarmayı bildik, ‘YAR, SENDEN!’ dedik, verdik. ‘Var mıdır?’ diyene, var dedik. ‘YAR mıdır?’ diyene, sor dedik. Sardığında, bulduğun nedir? Söz ile MEVLÂNA dersiniz, ÖZ ile HAKK’ı sararsınız. ADI’nı dilde, ZATI’nı gönülde bulursunuz. ![]() Varlık bizde, perde bedende. YUNUS ![]() Ateş oldum yandım, alevine kandım. Kömür oldum dondum. Kıvılcım aldım, yanmayı öyle bildim. İçin için yandım, kor oldum, küle döndüm. Kül oldum rüzgarla savruldum. Her tozuma ad koydular, adıma YUNUS dediler. Okudular, bildiler. Uyanlar, eridiler. Saf saf olup geldiler geldiler. Ne buldular? Bulduğumuz HAK’tır bizim. Yaktığımız, yokluğun çubuğu. ‘YA ALLAH!’ dedikte, AŞK ile yola girdikte; yokluk yoldaşımız, varlık haldeşimiz olur. (Varlık HAK mıdır?) O’nun SIFATLARI. YUNUS ![]() Yokluk varlığın özüdür. Varlık yokluğun gözüdür. ![]() varlık ÖZ'dedir ![]() “Varlık olmak.” dedi, ALİ sözü açtı: “ ‘Her yaratılan, varlık değil midir?’ denilir. Varlık; kainatta yer alan, yerini bulan ve olduğu gibi kalandır. Her kulu vardır, varlık değildir. Varidat.” dedi, ALİ selamladı yürüdü. ![]() Her var edilen, varlık ile gözetilen yaratılmış; adını O’ndan alır, O’nun ile güzeli görür. ![]() YUNUS’um söze geldi: “Her varlık, darlığı geçer. Her darlık, zorluğu seçer...” ![]() “...Her varolan BİR’dendir, BİR’likten bulur. Dost görür ise her varolanı elbet şerbet sunulur.” dedi, HAMZA DOST her adımında gölgeyi sildi. HAMZA DOST sevgi ile selamladı. “VARLIĞIN güzelliği, yaratılmışlığın özelliğindendir...” ![]() Varlık O’ndan O’nadır RABİA ![]() Sağlık size VARLIK bize ![]() HOCA NASİREDDİN söze geldi: “'Var!' dedik, yoku sildik...” ![]() YESEVİ’ye verdiler: “Var olmak, VAREDEN’in ESERİ’dir; varlığını bilmek, sevginin beslediğidir...” ![]() ‘Varidata ortağım.’ diyen; SAHİBİ’ni sahibine şikayet edendir, dost olmayı bırakıp kendini inkar edendir! HAMZA DOST |