![]() Hayır olandan vermek, ALLAH’ımdan geleni bilmek; EMRİ’ne boyun eğmektir. ![]() YUNUS’um, YUVA’dayım, BÜYÜK YARATAN’ımın EMRİNDE’yim. ![]() ‘Beş emir’ nedir bilir misin? Vermek, şüpheyi silmek, amade olduğunu bilmek, layık olmaya çalışmak, sevmek, sevmek, sevmek. ![]() ALLAH’ımın EMRİ’nden çıkılmaz. Her olanı ‘EMİR’dir’ dersen, huzur bulursun. ![]() Açık konuşmak, ALLAH’ımın EMRİ’dir. ![]() Sevenin sevilmesi, ALLAH’ımın EMRİ’dir. ![]() Gelişim EMİR’dendir ![]() HAZRETİ OSMAN der ki: "Emir kuldan kula olursa, sevgiyi sınırlar..." ![]() ALLAH’ımın DEDİĞİ olur, EMİR O'ndan gelir. ![]() HAZRETİ ALİ cümlenize selam diler. “Ummayı değil, bulmayı denesinler; ALLAH’ımın EMİRLERİ’ni, RESULÜ’nden alsınlar, her Hali’ne uysunlar, kayguyu silsinler.” dedi. ![]() namazın olumunu verelim. Mana dileğin oldukta, gönlünce ibadette varolursun. Beden borcunu, gönül varlığın ile nasıl ödersin? ALLAH’ımın EMRİ, kulunun borcudur. Aldığın şekeri, pirinç ile ödeyemezsin. Borcunu dileyen öder, ödemeyen borçlu gider. Hesabını, ne sen ne ben diyemeyiz. ![]() EMREDEN HAK’tır, emri alan halktır. ![]() ‘KÂL!’ denilen EMRİ’nden değil AŞK’ında olmaktır. AŞK amire göz kırpmaz, asla doğrudan kaçmaz. ALİ ![]() Dünyaya gelişte, YARATAN’a uyuş vardır. Her EMRİ kuluna kardır. OMAR ![]() “ ‘Kaçmadım kaçamadım EMİR O’ndan geldiyse, tutmadım tutamadım niyeti O verdiyse, görmedim göremedim kaderime yazdıysa.’ denilir. ALLAH’ım kulunun dileğinde, belleğinde, kaderinde, elindeki defterinde” dedi, MERYEM ![]() DOST KAPISI YUVA’mız, DOST yapısı havamız, DOST’un EMRİ halimiz. ![]() ALLAH'ımın EMRİ'dir: Kadın sesini, erkek nefesini eşinin hizmetinden ayıramaz! ![]() Kum yolunu aşarız, kulu ile koşarız; EMİRLERİ'ni aldık, RABB'imiz ile 'Aşılamaz!' denilen dağları geçeriz. EMRİ'ne uymazsak, elbet şaşarız, düz yolda düşeriz. Alacağım vereceğim. 'Ne demek?' denildi: Geçici gelmedik, hiç bir kulun sorusunu silmedik, kulu kulu ile bölmedik. Aldığımız, sizlerde gördüğümüzdür, verdiğimiz HAK'tan gelen EMİRLER'dir. ![]() Demde EMİR O’ndandır, seyir benden. ![]() Son söz elbet ALLAH’ımdadır, ilk söz gibi. ![]() BİR’liğe talip olanlar, Nefislerine galip olanlar; Ocağımız yanar. Soframıza gelenler, HAKK’ın RIZASI’nı alırlar, HAKK’ın EMRİ’nde olurlar! ![]() YUVA’mız her olayın çözüldüğü mekandır. VARLIĞIMIZ O’nun emrettiği makamdır. Asıl olan mekana ve zamana bağlı kalmayandır. Mekanımız, her dileyene açıktır. Açık geleni güne kadar aldınız, aldığınız ile doldunuz; vermeye mecbursunuz! Emir bizden değil ALLAH’ımın verdiğindendir. ![]() “Arındık sarındık, ‘ALLAH!’ dedik korunduk, cümle ile BİR olduk; ‘EMİR ALLAH’tan!’ dedik, söze öyle girdik.” dedi, RABİA SULTAN ![]() Oluştuğum günde, buluştuğumuz, hal ile söyleştiğimiz yolda, YEMEN’den gelen EMİR vardır! (Yeni bir EMİR mi?) Geçen günden gelen güne kadar, GARİB için verilen EMİR’dir! AMİR olan RESULÜ’dür! ‘LAİLAHE İLLALLAH’ dedik, HAK’tan AMİR kılınan RESULÜ’nü, ‘MUHAMMED’in RESÛLULLAH’ diye niyaza durduk. EMİR odur ki, GARİB YEMEN’den seçilmiştir! ![]() BEHLÜL’üm sözü aldı, bir kova suda, üç balık besledi; bir dal ile, bağını süsledi; gönlünde EMRE uymayan varsa taşladı. ![]() "...AKDEVE’yi besledim, RESULÜ için süsledim, niyazıma niyaz kattım, ALLAH’ımın EMRİ’ne niyazımın denk geldiğini şükür ile gördüm; ‘Varasın’ dediği yerde, başımı verdim." dedi, EYYÜB’üm ![]() Kendimden gayrıya emir vermedim YUNUS ![]() Ne Güneş aldığı EMRİN dışında kalır, ne dünya insan ile ömür bulur, O ne yazdı ise HÜKMÜ O’nun ile yürür! SAHİB olan, O’dur! |