Musa

7
MUSA’nın niyazını getiren UMRANİYELİ MUNİYE.
MUSA’nın sahabesi.


11
MUSA’nın asası,
MEVLÂNA’nın hastası,
derdinin devası, ALLAH’ımın YÜCE ADI.


12
MEVLÂNA’nın sözünü HAZRETİ MUSA’nın sesini;
amade olan bilir, dünyanın gailesinden kulu sıyırır.


13-2
MUSA’yı bilen misin, İSA’yı gören misin,
PEYGAMBER’ine varan mısın?
Yürekten tanırsın, seversin, varırsın.


1
MUSA YUVA’ya yol alır deryadan.
Murat günden yarına, yağınıza balınıza bereket diler.


27
MUSA’nın asası denizi açtı,
MEVLÂNA’nın hastası gönlünü açtı


6
Gelen ayaklar, gülen dudaklar;
neşeden uzak kalmasın, adımınız eksilmesin.
Ne demektir bilir misiniz?
Ayağınız dert almasın, adımı eksilmesin,
MUHAMMED ÜMMETİ öksüz kalmasın.
Ne HAZRETİ İSA, ne MUSA,
ne İBRAHİM dudağı büzülmesin;
hepsinin, cümlesinin adımı eksilmesin,
gülüşü daim olsun.


10
Gemiyi aldı isen, rotasını düşünme;
dengesini buldur, yeter.
Kul olaya takılmasın, kazık diye çakılmasın.
Musa

19
MEYDAN’ın olduğu yer, kainatın ötesine vardığı yerdir.
Kainatın ötesinde NURU’nu buldurduğu yerdir.
Dünya taç olsa başıma konsa, dilemem.
Musa

10
Güllerimizi elde bulduk,
‘ALLAH’ım.’ dedik duacı olduk.
HAS GÜL’ün Kokusu’ndan,
MUSA ile İSA‘mın yapısından;
gönüllerimize sevgi aldık.
BİRLİK’e inandık, gül demeti misali hep BİR olduk.
Gül; yapı olarak bir çeşittir, gerisi aşı.
Meryem

8
‘Firavun günahkar.’ denildi, dünya ölçüsüne vuruldu.
Gafletini gördük, ‘Uyan dedik.’
Nefsini yenemedi, ne var ki, sevabı günahından ağır geldi.
YÜCE’nin EMRİ, kurtuluşu son nefeste buldurdu.

Musa

2 ocak
Unutmayın ki FİRAVUN, HAZRETİ MUSA’ya babalık etti.
Babalık hakkından değil.
Onun zulmeti, HAK YOLU’nu yanlış bilişindendi.


29
MUSA sarayı terk etti, İSA kainatta noktayı buldu.
HAZRETİ MUHAMMED; çölü yol etti, kumu bir etti,
ADEM’den bugüne ALEM’i bağlattı.
Yunus

8
BEZM-İ EZEL’de kulun kaderi yazılıdır, AŞK’ı değil.
AŞK’ı oradan yazılaydı;
ne HAZRETİ MUHAMMED mağaralarda olur,
ne İSA çarmıhta görülür,
ne MUSA tur dağına varırdı.
‘AŞK O’ndan, meşk O’ndan.’ der otururdu.
Halbuki hepsi O’nun AŞKI’nı aradı.
En son aradığını gönlünde buldu.
Yunus

8
'Handa duralım, hancıya soralım,
MUSA’yı arayalım.' derseniz;
aymayı dilediniz derim.
Yunus

2 temmuz
Men edilen meyvenin verdiği,
kulun gönlündedir koyduğu.
Musa

20
Mümin; sadece ‘YARATAN’ım!’ diyendir,
VERDİĞİ’ne uyandır.
MUSA da mümin, İSA da, MERYEM de,
cümle yaratılan da.


26
Yanılan odur ki; ‘MUHAMMEDİ.’ dedi, ayırdı.
Çünkü ne HAZRETİ İSA,
ne HAZRETİ MUSA ‘Ayır!’ demedi.
Bildiğim yol budur, gördüğüm kul budur.
MUHAMMED yolu, cümlededir kolu.
İSA-MUSA el-ele, cümlesi bir çembere.
Yunus

27-2
Duyara anlatan, önündeki duvarı unutandır.
Duyara gördüğünü dersen, yolunu aşırır.

Musa

13
Her varolan, O'ndandır;
ne MUSA, ne İSA, ne MUHAMMET'tendir.
PEYGAMBERLER düzendendir,
cümlesi YAZAN'dandır.
İsa

30
'Gel.' dediğim günden,
'Bil.' dediğim güne dönsem,
bilmeyene ben yansam;
TANRI’mı inkar etmiş olurdum.
Musa

17
İSA ile MUSA’dan,
ADEM ile HAVVA’dan,
nefes aldı söz dedi,
cümleyi mümin bildi.
RESULÜ’ne uyana RABB’im,
‘KULUMSUN!’ dedi.
Yunus

19-2
MUSA'da sen,
İSA'da ben,
MUHAMMED'de biz varız!

23-2
MUSA tohum;
İSA toprak,
MUHAMMED eken...
'Yeni';
MUHAMMED'in ektiği,
bizlerin biçeceğidir.
Verdiğini herkes biçebilir mi?..
Kimi biçecek,
kimi harmanlayacak,

kimi değirmene götürecek.


14
İSA ile MUSA’yı sordular, MERYEM’i yerdiler;
her bilenin sofrasına oturdular da,
aldıkları ile ne sofra kurdular, ne sohbet kardılar.
Rabia

7
TOKTAY’ın bir yol açan,
MUSA ile Nil’den geçen,
günden güne gerçeği seçen
ümmetlerin varlığına göz atalım,
güzelliğine dostluğumuzu katalım.
Meryem

12
MUSA’ya sordum: “Bedende mi RUH’ta mı?”
     Dedi ki: “Bilgi, her zerrede.
(Zerre nerde?) Zerre, beden ile RUH’u birler.”
Ali

24
NUH’un verdiğini,
MUSA’nın gördüğünü,
İSA’nın gerdiğini bilendeniz,
İBRAHİM ile YAKUP’a verendeniz,
cümle alem ile BİR’liği kurandanız.
Adem