![]() Danıştım YÜCE’den. Dendi; “Geceden güne çıkılır. Seherin müjdesi verilir.” ![]() Gül bahçesi, seherde TANRI’sını anar, RAHMETİ’ne erer. ![]() Seher geceye örtü olur. ![]() Seferde olanın seheri beklemesi tabii olaydandır. Ne var ki, bulut gelmezse. GANİ ![]() Seferde kim olur? Niyazını HAKK’a eden. ![]() “Bağdan geldim ovaya, ‘Güzel’ dedim havaya. Aktı nehrin suları, tuttum attan yuları. ‘Sefer’ dedim, seheri bekledim” dedi, SARI SALTUK ![]() Seher, güne giriştir; sefer, yola çıkıştır. Tut elini dizginde, olanı gör yazgında. ![]() Seherde yer bulanlara seferde yol gösteririz. ![]() Her kulu seherde kainata kapı açsın! ![]() Gözü, dili veren O, yazı güzü gören O, her seherde gelen O! ![]() Kuşak belde, söz dilde, kul halde sefere gider, gidişte gönülde olanı güder. ![]() YUNUS dalda söyleşti, YUNUS yolda eyleşti, YUNUS olduğunuz halde kaynaştı. Her yaprakta KUR’AN’dan ayet gördü, Her seherde KUR’AN hatmetti; ‘Hasretim’ dediği gerçeği, ağacında okudu, dalında bekledi, çiçeği ile dokudu, meyvesine emeğini ekledi. ![]() “Yetmiş bin sefere bir seher yetebilir, bir alemden bir aleme cümleyi güdebilir.” dedi, KUMANDAN selamını bıraktı gitti. ![]() Seherde yaprağa selam verelim, her yapraktan SELAMI’nı alalım ALLAH’ım! ![]() YUNUS’um der ki: “Ocağa ateş ol da gir. Ateşi tutamazsın; ne var ki, ondan da ayrı kalamazsın. Verdiğimiz kıvılcım ile, alev alev yanacak, kor olup ocağa geleceksiniz. Yana-yana, döne-döne bulacak, yoğun katıldığınız her seferde bir seheri anacaksınız. Yetmiş bin sefer bir sehere girerse, kul kendince kendini silerse; meydan kuma dönüşür...” ![]() Meyve çekirdekten oluşur; her mevsim ayrı yaprak, ayrı çiçekte buluşur. Ne var ki kul, bildiği bilmediği, gördüğü görmediği gerçekte, hakikat seferinde dilenen, seherde oluşan her zerreyi kendinde bulur. ![]() ‘Sefer nedir?’ denilir: Her kulun kendinden kendine seferi vardır. Her göz bakar, seferi kadar görür, ‘Seherde kalkınız, niyaz ediniz!’ dediğimiz odur. Seferiniz uzun olur. Her kul, kendi seferinde kendini bulur.” dedi, YUNUS’um çıktığı her seferinde, bir noktadan öbür noktaya ulaştığını söyledi. ![]() Her yol YÜCE’ye götürür, kul kendini bulduğu günde seferi bitirir. ‘Kendini bulmak nedir?’ denildi: Kendini tanı ki, O’nu bulasın; kendini tanı ki, VERDİĞİNİ bilesin, her zerreye niyazını katasın! YUNUS ![]() Sefer DOST KAPISI’nadır, seheri bilirsek. SARI ANA ![]() ERLİK’te, sefer değil, seher gerçeği gösterir. Seher: aydın güne açılan, bilgiye soyunan kişinin yorumudur! ![]() “ER olduk sır sorduk, dediler ki; ‘Yerden göğe, seherden sefere’ Önce kayguyu sildik, sonra hayır dedik güldük; alacağınız her niyazda, cümlemiz birbirimizi bulduk.” dedi, HACI BAYRAM ![]() “Gözüm ile kulağım sözleştiğinde, danıştığımı bulur; elim ile ayağım birleştiğinde, gerçeğe yönelir. BÜTÜN’de benliğimi birbirine bağlayabiliyor isem, aynada kendimi BÜTÜN’lemiş olurum; BÜTÜN’lediğim seferde, aradığımı bulurum. Sefer; kulun, kendi zerreleri arasındaki ulaşımdır.” dedi, MERKEZ’im her öğütte; kendinden olana, gönlündeki BİR’liği kattı, selamladı. ![]() PİR SULTAN ABDAL sözü aldı; aldı da, GÜL ile bülbülün sohbetine daldı: “Renginde aramadan kokusuna vardım, ‘Acaba, ÖZ’üme mi, gözüme mi?’ diye sordum. ‘Elbet ÖZ’üme’ dediler, her ağacın gölgesine durdular. ‘Kimler?’ denilir. RESULÜ’nü bilenlere, her seherde adı ile olanlar. ![]() “Her seferde olan, gönlünü güzel ile sersin.” dedi, YUNUS’um ![]() “Doğan Güneş’e baktım, ocağı öyle yaktım; destiye suyu döktüm, seherden gelen ile ayağa kalktım. Nefes, DOST KAPISI’nı soran kafes. Gelmeyi bildik, sevgin ile olduk.” dedi, YUNUS’um ![]() Seferden gelen bilir, seherde bulduğunu gölgeden ayırır; eğilen her kuluna, ‘Dert’ dediğini açar geçer. HAMZA DOST ![]() sefere her yolcu katılır, sehere bir yolcu atılır. HAMZA DOST ![]() Sefer, güzele adımdır; seher, güne açılan, ADI ile gerçek günde geçilen YESEVİ ![]() Seyran, o seyrandır ki; ne durur, ne vurur, her göreni alır, seherden sehere selamı iletir. ![]() Gür akan nehirler gibi, GÜL kokan seherler gibi akalım, günden güne daha yükseklere çıkalım, dönelim gelenlere bakalım. Gönlümüz hoşnut olmaz mı, bir elden öbür ele BİR’liği kurulmaz mı? ![]() keyfî olmayan her sefer, değerini gönüllerde bulsun! Keyfî olan sefer, talib olanındır. ![]() Kumdan yürüdük geldik, kulları ile güldük; seferde güzeli gördük, seherde aydınlığa erdik. “Sefer, yola niyet eyleyen; seher, niyeti aydın olan.” dedi, YUNUS’um ![]() ‘Doğduğumuz hale geldik, dolduğumuz günü bildik, gerçek güne öyle döndük’ deyiniz, her günün seherinde bağlanan zerrelerde zikrini dinleyiniz! |