![]() şüphedir düşman. ![]() Duman; şüphe, düğümün sıkıntısı. Düğümünü ‘ALLAH’ımın VERİŞİ.’ dersen, çabuk açarsın. ![]() Şüphe dikenini ez. ![]() şüpheyi sana aşılayandan uzak dur. ![]() OMAR der ki: “ALLAH’ıma şüphe ile bakan, kendini penceresiz odaya mahpus edendir. ALLAH’ıma şüphesiz inanın ki; pencereyi göresiniz, oradan ışık alasınız.” ![]() Günümüz aydın geceye güneş açtı. Aydın gün nedir? Gönüle duman katmadan geçirilen gündür. Neden şüphe katalım, ALLAH’ımın VARLIĞI’nı unutalım? Gönüle şüphe koyduğun an, ALLAH’ımın VARLIĞI’nı unuttuğun andır. ![]() Yapıya kapı gerek, kapıya örtü gerek, açarken düşünmek gerek. Kapın çalınır, yekten açar mısın? Şüpheyi atarsan, açarsın. Gönül kapını da, şüpheni attıktan sonra aç. ![]() Hayır ummayan kul, yanılmasın. ALLAH’ım, şüphe eden kulunu yanıltmaz. Açayım. Her kul, olayın iyiye varacağını beklemeli ki, iyiyi bulsun. ‘Yorulan bulunur.’ denilir, doğrudur. ![]() ‘Güçlü benim’ diyenle, şüpheyi verdirenden uzak dur. ![]() Şüphen, hayır yolunda olsun. Çünkü ALLAH’ım, şüphe eden kulunu şüphesinde yanıltmaz. İyi beklersen iyiyi bulursun. ![]() Aynaya aydın yüzle bak ki, aydın olsun. Şüpheyi sil. Şüpheli kulu ALLAH’ım yanıltmaz. ![]() Yolunun ötesini şüphe ile bekleme. ‘ALLAH’ım en güzelini verir.’ de. Şüphe; kulunu yanıltır, yolunu şaşırtır. Şüpheni silersen, ‘ALLAH’ım.’ der dayanırsan; aydın güne çıkarsın, hayır yola bakarsın. Şüphe eden kulunu, ALLAH’ım şüphesinde yanıltmaz. ![]() ALLAH’ımın kapadığı kapıya gönül koymam, çünkü şüpheye düşmem. ![]() Elek nedendir? Çöpten arındırmak için. İmtihan nedendir? Şüpheyi silmek için. ![]() İyi şüphe, iyilik getirir. ![]() Huzur, arandığı yerde değil, gönüle konulduğu yerdedir. Huzuru bozanlar, dumanın ortasında olanlardır. ‘Dumanın ortasında nasıl olunur?’ derseniz, bile-bile içine girilir. Kuruntu edilmesin, ‘Ne olacak?’ denilmesin. Olacak, en uygunu verilecek. Şüpheyi bedene mal eden, olaya duman verdiği için üzüntü edecek. ![]() Daha önce dedim, ALLAH’ım kulunu şüphesinde yanıltmaz. O'na giden, hangi şüphe ile giderse, onu bulur. ![]() ‘Kaderim zorlu işlenir, günden günü koparır’ diyen, zorluğu kaderde değil, şüphede arasın. ![]() Şüpheyi, şüpheli hareket getirir. ![]() şüphe, elindeki kuvveti düşürür. ![]() Dumana yol veren; dumansız kalır, olayların açıldığını öylece görür. Şüphe; kulun kömür halidir, yandığı an dumanına yol verir. ![]() şüphe kulu yanıltır. ALLAH’ım şüphe eden kulunun şüphesini oldurur. ![]() Niyazın olduğu yerde, şüpheye yol olmaz. Niyazını eden; ne olacağım demez, namerde boyun eğmez, olayda mahzun kalmaz. ![]() ‘Olmazsa.’ denende yol açılmaz, çünkü şüphe ile huzur bir arada dolaşmaz. ![]() Şüphe kulun cehennemi, iman cenneti olacaktır. ![]() Sildiğin her şüphe seni bir adım öne atar, şüphesizlerin arasına katar. ![]() Şüphe samana benzer, ne örter, ne dürter, ne de rahmet verir. ![]() şüphesiz olalım. Şüphe, verişi engeller. ![]() Kulun yolu şüpheleri sile-sile açılır, şüpheler doğruya katıksız götürür; şüpheci kul en doğruyu bulur, saplantıdan kurtulur. ![]() Şüpheci insan, en doğruyu bulur. ![]() Kapı açtım gelene, gönül açtım sevene, 'Dostum!' dedim, her gördüğüne gülene, gerçeğin sofrasında tatlı aşı yiyene. Aşayım dersen aşarsın, bakayım dersen şaşarsın, şüpheye düşersen derdine dert katarsın. ![]() Saymayı biliyor isek, her günde her anda O’nun ile oluyor isek; asla şüpheye düşmeyiz, ‘Nerden gelir? Nerden verir?’ demeyiz. Şüphe, kulun kendi noksanıdır. YUNUS ![]() “Çalılar eğildikte, selama durdu. Neden? Bende olan O’nu gördüğünden… ‘YA RAB!’ dedim, ‘Her birimiz BİR olsak, DOST bağında buluşsak; şüpheleri siler miydik, kayguları böler miydik?’ Ağaçlar söyleşti, dediler ki; ‘Şüpheler silinseydi, kaygu kalır mıydı?’ EYVALLAH dedim, kaygudan uzak kaldım.” dedi, KAYGUSUZ selamladı. |