Şüphe
26
şüphedir düşman.

26
Duman; şüphe, düğümün sıkıntısı.
Düğümünü ‘ALLAH’ımın VERİŞİ.’ dersen,
çabuk açarsın.

5
Şüphe dikenini ez.

4 eylül
şüpheyi sana aşılayandan uzak dur.

11
OMAR der ki:
“ALLAH’ıma şüphe ile bakan,
kendini penceresiz odaya mahpus edendir.
ALLAH’ıma şüphesiz inanın ki;
pencereyi göresiniz, oradan ışık alasınız.”

25
Günümüz aydın geceye güneş açtı.
Aydın gün nedir?
Gönüle duman katmadan geçirilen gündür.
Neden şüphe katalım,
ALLAH’ımın VARLIĞI’nı unutalım?
Gönüle şüphe koyduğun an,
ALLAH’ımın VARLIĞI’nı unuttuğun andır.

17
Yapıya kapı gerek, kapıya örtü gerek,
açarken düşünmek gerek.
Kapın çalınır, yekten açar mısın?
Şüpheyi atarsan, açarsın.
Gönül kapını da, şüpheni attıktan sonra aç.

30
Hayır ummayan kul, yanılmasın.
ALLAH’ım, şüphe eden kulunu yanıltmaz.
Açayım.
Her kul, olayın iyiye varacağını beklemeli ki,
iyiyi bulsun.
‘Yorulan bulunur.’ denilir, doğrudur.

2 şubat
‘Güçlü benim’ diyenle,
şüpheyi verdirenden uzak dur.

1 mart
Şüphen, hayır yolunda olsun.
Çünkü ALLAH’ım, şüphe eden kulunu
şüphesinde yanıltmaz.
İyi beklersen iyiyi bulursun.

2
Aynaya aydın yüzle bak ki, aydın olsun.
Şüpheyi sil.
Şüpheli kulu ALLAH’ım yanıltmaz.

14
Yolunun ötesini şüphe ile bekleme.
‘ALLAH’ım en güzelini verir.’ de.
Şüphe; kulunu yanıltır, yolunu şaşırtır.
Şüpheni silersen, ‘ALLAH’ım.’ der dayanırsan;
aydın güne çıkarsın, hayır yola bakarsın.

Şüphe eden kulunu,
ALLAH’ım şüphesinde yanıltmaz.

16-1
ALLAH’ımın kapadığı kapıya gönül koymam,
çünkü şüpheye düşmem.

6
Elek nedendir?
Çöpten arındırmak için.
İmtihan nedendir?
Şüpheyi silmek için.

8
İyi şüphe, iyilik getirir.

8
Huzur, arandığı yerde değil,
gönüle konulduğu yerdedir.
Huzuru bozanlar, dumanın ortasında olanlardır.
‘Dumanın ortasında nasıl olunur?’ derseniz,
bile-bile içine girilir.
Kuruntu edilmesin, ‘Ne olacak?’ denilmesin.
Olacak, en uygunu verilecek.
Şüpheyi bedene mal eden,
olaya duman verdiği için üzüntü edecek.

22-2
Daha önce dedim,
ALLAH’ım kulunu şüphesinde yanıltmaz.
O'na giden, hangi şüphe ile giderse, onu bulur.

5
‘Kaderim zorlu işlenir,
günden günü koparır’ diyen,
zorluğu kaderde değil, şüphede arasın.

17
Şüpheyi, şüpheli hareket getirir.

3
şüphe, elindeki kuvveti düşürür.

28
Dumana yol veren;
dumansız kalır,
olayların açıldığını öylece görür.
Şüphe; kulun kömür halidir,
yandığı an dumanına yol verir.

29
şüphe kulu yanıltır.
ALLAH’ım şüphe eden kulunun şüphesini oldurur.

19
Niyazın olduğu yerde,
şüpheye yol olmaz.
Niyazını eden;
ne olacağım demez,
namerde boyun eğmez,
olayda mahzun kalmaz.

14
‘Olmazsa.’ denende yol açılmaz,
çünkü şüphe ile huzur bir arada dolaşmaz.

13
Şüphe kulun cehennemi,
iman cenneti olacaktır.

27
Sildiğin her şüphe seni bir adım öne atar,
şüphesizlerin arasına katar.

3
Şüphe samana benzer,
ne örter, ne dürter,
ne de rahmet verir.

6
şüphesiz olalım.
Şüphe, verişi engeller.

8
Kulun yolu şüpheleri sile-sile açılır,
şüpheler doğruya katıksız götürür;
şüpheci kul en doğruyu bulur,
saplantıdan kurtulur.

12-1
Şüpheci insan, en doğruyu bulur.

20
Kapı açtım gelene,
gönül açtım sevene,
'Dostum!' dedim,
her gördüğüne gülene,
gerçeğin sofrasında tatlı aşı yiyene.
Aşayım dersen aşarsın,
bakayım dersen şaşarsın,
şüpheye düşersen
derdine dert katarsın.

1 şubat
Saymayı biliyor isek,
her günde her anda O’nun ile oluyor isek;
asla şüpheye düşmeyiz,
‘Nerden gelir? Nerden verir?’ demeyiz.
Şüphe, kulun kendi noksanıdır.
YUNUS

15
“Çalılar eğildikte, selama durdu.
Neden?
Bende olan O’nu gördüğünden…
‘YA RAB!’ dedim,
‘Her birimiz BİR olsak,
DOST bağında buluşsak;
şüpheleri siler miydik,
kayguları böler miydik?’
Ağaçlar söyleşti, dediler ki;
‘Şüpheler silinseydi, kaygu kalır mıydı?’
EYVALLAH dedim,
kaygudan uzak kaldım.”
dedi, KAYGUSUZ selamladı.