Birlik
12
Davarın gidişinde ahenk görüldü ise birliktendir.
Çünkü davar, birliği bozmaz, bozanı affetmez.

25
YUNUS’umun sevgisinde, adımı da buldum.
Onun AŞK’ı benden az mı?
Yeterince denmeyen, külde kömür olmayandır.
Mangalı düşünün; odunu yaktınız, kömür ettiniz.
Kömürü mangala koyar ateşlersiniz.
Yanmazsa külde kalır, eline parça gelir.
Parça birliği bozar. Çünkü birlik, küldedir.
Zerre ol ki, elendiğinde BİRLİK’e erişesin.

31
Asmayı diken, kütüğe bakan başka;
suyunu sıkan, güneşe koyan başka.
Meyhanede satan başka,
içip sarhoş olan gene başka.
Asıl olan; el-ele verip birlikte kalmak,
asmadan geleni bilmek.
Oyunu kime versen, kazanan o olur.
Ayırım yapmazsan, kazanan sen olursun.
‘Asmayı dikendedir güç’ dersen,
üzümü sıkanı unutmuş olursun.
‘Üzümü sıkanda güç’ dersen,
meyhanede sunanı unutmuş olursun.
BİRLİK’i bulursan, dirliğe girersin,
kainatın düzenine ayak uydurursun.
BİRLİK’e uyarsan, dağılımdan uzak kalırsın.
ALLAH’ım toplamaktan aciz değildir.
Ne var ki kul, bünyesinde toplanmayı bilsin.
Unutulmasın; hakikat topluluktur, hakikat beraberliktir. ‘Karnım doydu şükür’ diyen, cümle için şükretmelidir.
‘Ben doydum, ya aç kalan?’ demeyin.
Madde doyurmaz.
Yaşadığın müddetçe yersin, yine doymazsın.
Her tok yattığın gecenin sabahı, aç kalkarsın.
Halbuki mana öyle değildir.
‘Manaya doyulur mu?’ derseniz, işte ayrılık odur.
Maddede doyarsın, manaya doyamazsın. Her an açsın. Açlığını bildiğin müddetçe, doymaya çalışırsın.
Bir an gelir, açlığını da unutursun.
YUNUS

16
Sabrımızı O’ndan aldık, sanmayın kendimizden verdik. Elbet O’ndan. O’ndan olmayan ne var ki?
O’nun bende olanına değil, cümlede olan varlığına uyulur. Onun için BİRLİK’te selamet bulunur.
Ayrılık, bölünmedir; bölünme, yanılmadır.
Sen-ben, ayrılığa niyettir.
Niyet, bedene diyettir.

10
Alayda görülen birliktir, birlikte görülen dirliktir;
birlik kuvveti geliştirir, darlık bölüştürür.
Yolcunun gözlediği varıştır, bekleyene barıştır.

7
El elden tutarsa, kalemi kağıdı atarsa,
her olayı 'Hayır' diye örterse;
namaza giden yobazın sorusunu dahi siler.
Alacağım, böleceğim, cümle ile göreceğim. Güneş misali. Ne zengin, ne fakir, ne aç, ne sefil.
Hangi dinden olsa, yeter ki kulluğunu bilse.
Geliş öyle olmalı, gidiş gelişe uymalı.
Çokluk bölünmeğe değil, BİR'liğe gitmeli.
BİR'dir, dirlik ile oluşur;
oluşan BİRLİK’e sevgi doluşur.
Binayı oluşturan nedir?
'Taş, toprak' denir. Elbet.
Ne var ki, beton onu pekiştirir.

24
"...'ALLAH'a yol aldık, yolumuz cümle ile' deyiniz,
cümle ile olunuz!
BİR'lik ERLİK’tir, ERLİK dirliktir."
dedi, YUNUS'um

20-2
Sabah, ikindi, gecenin ikinci yarısına geçiş.
'Üç vaktin, şeref nedir?' dendi.
Sabah, aydın gün; ikindi, olgun gün.
Gecenin ikinci yarısı;
siyah ile beyazın birliği, cümlenin bağlılığı,
kainatın BİR'liği, BİR'liğin dirliği,
uyuyanın uyanışı, HAK ADI'na dayanışı.
Selamını verenin, niyazı şu olsun üç vakitte:
'ALLAH'ım! BİR'liği bildim, zorluğu yendim.
Dirlik bulayım, bulduğum an olayım.'
VEYSEL

7
Uyunuz, bulunuz, birlikte görünüz.
Birlik, beraberlikten gelir

18
Ben sen değil, biz deyiniz, bizde birliği bulunuz.
Birlikte selamet vardır.
Bir oldukta kainatta keramet vardır.

7
Gezelim görelim, gördüklerimiz ile bir olalım,
birliği öyle kuralım.
YUNUS

'Geldik gördük' deyiniz, el ele veriniz,
bir olunuz, seviniz sevininiz

21
Yerden aldığım cümleye böldüğüm, YAR'dan gelendir. BİR'dir BİRLİĞİ'ne uyduk,
BİR'dir cümlenin sesini duyduk,
kainatta BİR'liği bulduk.
Hal ile olduk, hal ile dolduk.

22
'Dayandığımız, güçlüğü siler' diyelim,
bildiğimiz hale uyalım.
Yağan yağmurdan su sesini alalım.
Dereden gelen seste, topluluğun değerini bulalım. Şelaleden gelen seste, birliğin gürlüğünü görelim.

7 mart
'Cümle bizden' diyenin, gölgede işi olmaz.

18
Dünü günü bilelim, her olaya gülelim,
düzde yüzde kendimizi bulalım.
'Bizi her kulda değil, her kulu bizde bulalım.

17
ÖZ’ünüze sözünüze,
   Çam misali dalınıza,
   her hal ile cümlenize selam olsun.
(Soru: Çam dalına benzettiniz?)
Çam dalına elini sürersen, sivridir batar.
   Ne var ki asla birbirini incitmez,
   Çünkü birbirine dik gelmez.

22
Seni, beni, onu yaratan, gözeten BİR’dir.
BİR’liğe uyalım, BİR’dir diye her yarattığını sevelim.

17
Sana bana değil bize diyelim;
Her kuluna selam ile söze girelim;
HAK ADI’na hatırını soralım,
hizmetiniz gerekiyor ise el ele verelim;
Sadece salonlarda değil,
her halimizde BİR’likte olalım.
Öylece yağa bala el değer,
satır-satır okunursa DOST güler.
PİR SULTAN ABDAL

4 haziran
“Aydan yıldızdan gözüm alamam,
kainata gönül verdim asla silemem;
cümle BİR’de oluşacak,
sen ben diye bölemem.”
dedi, KAYGUSUZ

6
Koşuya gelen bilir, komşuda bulan sevinir.
Yerde gökte bir olan, BİR’likte güzeli bulan,
kaydını gönülden okur.

ağustos
Biz, seni beni sildik. O’ndan geldik,
O’nun ile olduk, O’nda O’nu bulduk.
Cümleniz için niyazımız:
BİR’de kalınız, seni beni siliniz!
BEHLÜL’üm ile PİR SULTAN ABDAL

9
"...Ben, senin ile bütünlüğü bulurum.
Ben, senin ile kayıtta olurum;
sevgimin verdiğinde, kainatı bilirim.
dedi, YUNUS’um

10
‘BİRLİK’ dedi ise,
inanın ki BİRLİK’e gerek görülmüştür,
kavgaya değil!

8
Sağda duran MELEK’in,
soldan veren MELEK’ten ayrısı yoktur.
Genişliğe yer verirsen,
kulun RABB’i ile BİR’likten asla geçmediği bilinir.
HACI BEKTAŞ

5 nisan-1
Diz üstüne oturdum, gönülde kayguyu bitirdim,
bilgimdeki gerçeği götürdüm,
her öğütte RESULÜ’nün sözüne ÖZ’ünden kattım.
BİR’liğe çağırdı, BİR oldum;
DOST’luğa çağırdı, cümle ile DOST kaldım.
Zerreler ile BİR’ledim, birlenmeyeni zorladım.
ALİ

5-2
“Bir-bir okuduk, tezgaha vurduk dokuduk,
GÜL’e geldik şakıdık;
‘Dert’ dediğimiz günde, DOST ADI’nı çağırdık.
Gelse gülse, bir söz, bir nasihat dese;
bir damla kaybolur, bin damla kalbolur…
‘BİR’leniniz’ dediğimiz, odur.”
dedi, VEYSEL’im

21
BİR’dir BİR’liğe dönen,
BİR’dir BİR’likte olan,
BİR’dir cümle ile kalan;
 dayandığı kapıda, sende olan gerçeği bulan.

18
Her bağda düğüm olur, her dalda yaprak verir,
BÜTÜN’de kul düğünü görür;
durmayan zaman içinde, kayıt cümle için çalışır.

4
“Her sözü BİR’den alır cümleye iletiriz,
deryadan yol soranı kum izine getiririz,
doğuyu batıyı birbirine bağlatırız.
ALLAH BİR’dir, BİR’liği kuranı sever;
ALLAH BİR’dir, BİR’likte olanı sever;
der, sözün ÖZ’ünü getiririz”
dedi, HAMZA DOST

2 ağustos
Kuşlara selam verdik, yapraklara hep sorduk,
adımızı bilenlere, yolumuzu görenlere selam ilettik; ‘Cümle, BİRLİK’e gelsin’ dedik, direttik.

24
“Bir olsa, birde kalsa, insan kendini bilmez;
çok olanı hep bulsa, kendinde olanı görmez.
(İkisi beraber mi olacak?) EYVALLAH!”
dedi, KAYGUSUZ

21
Aynı toprağa bastık, aynı pamuktan başımızdaki yastık; kimimiz sözü uzun tuttuk, kimimiz kısa kestik.
BİR’liğine, söz değil kainat şahit.
HACI BAYRAM

14
Her dileyenle BİR’lik oluruz, BİR’liği sevgisinde buluruz, ‘DOST olduk’ dersek öylece kalırız.”
dedi, RABİA
Sevmeyi bilmek, sevgide BÜTÜN’e gelmek,
kainatta BÜTÜN ile olmak;
dileğimizdir, dileğiniz olsun,
her yüzde Sevgili cümleye gülsün!

4 haziran
Gelenden-gidenden sorduk,
yıldızlardan bir demet sunduk,
yedi rengi birbirine bağladık,
değişmeyen gerçeğin güzelliğine ağladık.
Gözün yaşı sel olsa, aldığın nefes yel olsa,
uçan kuşlar semaya gelse,
BİRLİĞİ’nin gürlüğündendir.