Huzur
5
Huzursuzluk, dönüklüktür.
Saman yansa, alev yapar, alevi kendini yakar.
Samanın alevi, etrafa yayılmaz.

11
Gününü yaşarken yarını düşünme.
‘ALLAH’ım BİLİR, doğrusunu verir;
O'na sığındım, kötüden ayırır’ dersen,
gününün huzurunu yaşarsın.

13
Dünya derdi bir yöne, kulun merdi bir yöne gelse;
yumak yolunda olur, kul da huzuru bulur.

17
Kul huzuru kendi yaratır ve yaşatır.

11
Huzuru bulan kulu, ALLAH’ım sever.
Çünkü isyan eden kulu;
yol münasip yönde, gülünün elinde olanın yolunu keser. Huzur, ALLAH’ına dayanan kulda olur.

Huzurun manası, hiçbir düğümün olmayışı mıdır?
YUNUS’a göre huzur; ALLAH’ına şüphesiz inanmaktır,
olan düğümü hayır diye çözmektir.
Elbet hayırdır.
Hayır olmasa, ALLAH’ım o düğümü oraya atmaz,
kulu derde katmaz.
Mümin kulun yaptığı;
ona hayır diye inanmak, sabırla çözmek.
Huzurun, dilediğin olunca gelecek mi?
Huzuru kul yaratır.
‘ULU kul’ dersin, ULU kulun düğümü yok mudur?

18
Mağmum yumağını sarar,
önüne gelene huzur sorar.
Huzuru kul, kendi bozar.

10
Yanlış düşünsen de, gine ALLAH’ını bulursun,
çünkü o yolda ararsın.
Gülün dikeni batar, kulun canını yakar.
‘Gül ne güzel çiçek’ dersin, dikenine gülersin.
Dedim, yolana batar.
ULU’ya söz edenin gözüne çöp kaçar, denilen budur. Gül’ün ULU olduğu bilinir, yolanın dönük olduğu da bilinir. Mineyi düşünün; dikeni olmaz,
kul onu yolmaz, çünkü eğilmez.
Kulun gözü yüksekte.
Dönük kulun.
Yere bakmaz, minenin güzelliğini görmez.
Otağı koysan bağa, üzüm versen şaha;
yemez, elde olana bakmaz.
‘Gelsin’ der; ıraktan gelende güzellik arar,
elde olanda değil.
Kul gönlü yatık olsa, elde olanın kıymetini bilse;
dünyanın huzurunu bulur, gönlünü dengeye vurur.
Uzaktan beklemek kulu yanıltır.
Elde var ise kuru fasulye yersin,
midenin sesini dindirirsin.
Beklersen gelsin ıraktan;
miden ses verir, ses dışarı yükselir,
kendine de etrafına da zarar verir.
Etrafına da, çünkü sesin yükselir.
Her olay böyledir.
Ekmek olsun, soğan kırsın,
tatlı yesin, ‘ALLAH’ımın NİMETİ bu da’ desin.
Aşını yiyen, başına yumuşak örtü alan, kuldur.
Güğümün dolusu da boşu da bir benim bildiğimce.
Dolu olsa mutlu musun?
Bir güğüm daha olsa demez misin?
Mutluluk hudutsuz.
Sağına soluna, önüne ardına kazık konmamış,
buraya kadar denmemiş.
Bir ucunu bulsan öbürünü ararsın,
‘Hepsi bir yerde olsa’ dersin.
Ona da, ne gücün ne ömrün yeter.
Ne var ki ‘Uçlarını değil ortasını bulayım,
orada huzura varayım’ dersen, tamamdır;
huzuru buldun sayılır.

7
Bir hayır yaptı isek, ‘Huzur orda’ diyelim.
Huzuru, yaptığımızda arayalım.
Huzursuzluk yaratmak değil.
‘Huzursuzum’ dediğin yerde,
hakikaten huzursuzluk vardır.

Huzur olan yerde, ‘Huzursuzum’ denmez.
Huzursuz olan yerde ‘Huzurum var’ denmez.
Havanın tesiri, olayın esiri.
Gaye huzuru aramaktır,
huzursuzlukta inat etmek değil.

19
Huzuru aramakla bulursunuz.
‘Bekleyim gelsin’ derseniz yanılırsınız.
Huzur ALLAH’a yönelmekle olur, çünkü verici O'dur.

huzuru, sağdan soldan aramak,
fani kulun ilk düşüncesidir.
En son ALLAH’ına yönelir

22
Huzur ne parada ne pulda,
ne halda ne malda, ne dünyadaki yolda.
Yalnız gönüldedir, gönüle koyandadır;
ALLAH’ına güvenende, güvenip sığınanda,
şüpheden uzak kalanda.

7
Huzurun olduğun yerde, deme ‘Daha ilerde’

9
Huzur sana gelmez, sen onu ara.

3
Olgunluk, elbet elde değil gönülde.
Ne var ki; eli-dili gönüle uydurursan, huzuru bulursun. Huzuru havada suda değil, kendinde ara.

Huzur veya huzursuzluk, kulun kendindedir.
Kul vardır; gül bahçesine girer, dikeni bahane eder.
Kul vardır; çitli yoldan gider, yeşilliğine gönlünü katar.

8
Dünya kulun her dileğine uymaz,
kul dünyaya uyarsa huzuru bulur.

Kul der ki ‘Zenginlik güzel’
Zenginliği bulan da eksiklenir.
RUH’unun zenginlikte olmadığını görür.
Aslında huzur; ne zenginlikte ne fakirlikte,
ne gençlikte ne yaşlılıkta.
Olsa-olsa gönüldedir.
Onu da kul, kendi yaratır, yaşatır.

27
Menfaat kaktığı gün, elbet huzur gelir.
Amma kulun iradesi sağlam olmalıdır.

2
Yağmur yağar sel ile, bulut gider yel ile.
Varsın yağsın, rüzgar essin.
Yağar ki sonunda güneş görünsün.
Unutulmasın, bulut devamlı değildir.
Huzuru bulan kul, bulutun üstüne varan kuldur.
Bulutu gine görür, ne var ki, ayağının altına alır.

25
Çarşı dolaştım, pazarda gezdim, her sergide aradım. Huzur satılırsa göreyim, dileyene ‘Koş al’ deyim. Göremedim. ‘ALLAH’ım’ dedim, duacı oldum.
‘Arayan kuluna buldur, dileği güğüm ise doldur.
Hummalı olandan hummayı kaldır ki,
VERDİĞİN’i görsün,
huzurun SEN’in VERDİĞİN’den olduğunu bilsin’

20-1
Huzurun yolunu soran, gönlünü duman sarandır;
yumuşak yol bulan, dumandan sıyrılandır.
Dünya budur, kulun imtihanıdır.
‘Olan hayırdır’ diyen, huzura kavuşandır.

19
Nimet, verilendir.
Mümin olan, her verilene ‘Şükür’ der,
daha az alanı düşünür.
Daha çok alana baktın mı, huzurun kaçar.
Huzursuzluk, olmayanı aramaktır.
Olana şükret ki, çevresi genişlesin.

10-2
MESNEVİ; AŞK’ın salatasıdır, iştahını açar.
Huzur; bedenin salatasıdır, dağılmasını önler

Huzur aldığın gibi, kula da vermeyi bil.
Almaktan çok vermeyi bilen, huzuru aldığı kadar aldırır da. Ne var ki; ‘Ben alayım, senden bekleyim’ diyen yanılır, beklediğine yük olur.
Yükün verdiği ağırlık, belki o kula hafifletilir;
sana vereceği ağırlığa dayanabilirsen

7-4
Huzuru aradığın yerde değil,
gönüle koyduğun yerde bulursun.
 
17
Huzur arayan, suyunu yerinden uzak görendir.
Huzur, aranmaz. 

21
Huzur uymakta, görmekte değil.
Dünyaya gelen hiçbir kul, tam uymayı bulamamıştır.

25
 Huzur madde ile olsaydı, krallar dünyanın en huzurlu kulları olurdu.

28
Huzura el konduğunda, bedene mal edildiğinde;
dünyanın güzelliği görülür.

29-2
Huzurun elinde oldukça, dumana rüzgar eser.
ALLAH’ım rüzgar verir, dumanı götürür.

1 Ekim-1
Huzurun olduğu yerde sükunet vardır.

7
Hoş olan, kuluna huzur verendir.
Huzur aldığın yer, bağ da olur dağ da.
Gönlünü huzur ile besleyen, yolunu çiçek ile süsleyendir. Geçtiğim yola değil gideceğim yola bakarım.
Gömülü olanla değil, adını gönüle yazanla bir olunuz.

21
Yuvanın huzursuzluğu kulun ömrünü karartır.

7
Huzur yuvanın değil, gönlünün verimidir.

10
Eğer dünyanın huzuru dersen,
önce etrafındakilere huzur ver ki, sana da huzur gelsin.

31
Huzur, gönle ekilen çiçek gibidir.
Gönle çiçek tohumu ekersen, onu biçersin.
Diken ekersen, tutmaktan sakınırsın.

14
huzur sana gelmez, sen huzuru gönlüne koyarsın.
Koymadı isen, dünyada cehennemi yaşarsın.
Kuzuyu neden seversiniz, huzursuzluk vermez diye; keçiden neden kaçarsınız, huzurunuz bozulur diye.
Onun için gönüle huzur koyun.
Hem kendinize, hem etrafınıza huzur dağıtınız.
En büyük sevap, kulunu huzur ile aramak.
YUVA’mız huzur yuvasıdır.
Gelen de alan da, dileyen de soran da mahrum kalmaz. Huzura yol dileyen, gönlünü önce dünyadan temizlesin.

15
Huydan değil verişimiz, huzur dileyendendir.
YOLUNU ÇİZEN’e uyarsan, ‘Yazılan O’ndandır’ dersen; huzur seninle olur.
Ne gidende ne kalanda sayılmaz;
huzur gönülde olmazsa, gül bahçesine girilmez.
Günün olayları, gül bahçesinde olmuşu gösterir.
Ne var ki kul, dikeninden şikayetçi olur.
Dikenini yolayım deme, başa çıkamazsın,
kaideyi bozamazsın.
Unutma ki gül, dikeni ile sevilir.
Dikeni olmasa, hoyratça yolunur.
Kök yeşil olarak beğenilmese de, güle can verir.
Olay ne senin, ne kalanın hatasıdır.
Kurulan düzenin çizgisidir.
Kurulanı bozmak, elde olmaz; kul yazılanı bilmez.
Kayguyu gönülden atmadıkça, huzur sana gelmez.
Her günün gecesi, olayların örtüsüdür.

10
Güzellik uymadadır, olanı silmededir.
Geçeni silmek; gelene gülmektir,
huzuru bulmaktır, doğruyu bilmektir.

12
Mekanda huzur, gönüldeki güneşle olur.

27
Huzurun yok ise, güneş dahi seni aydınlatamaz.
Her şey huzura bağlı ise de,
huzuru yaratan, kulun kendisidir.

2 kasım
 Huzur vereni bilirsen, O’ndan beklersen; huzur senin olur. Aşmadığın duvarın ötesi, senin merakına yol açar.
Meraka yer vermezsen, huzur senin olur.
Gönlünde olanla, gününe dolanla dost olursan;
huzur senin olur.

21
Mideyi yiyeceğe göre değil,
yiyeceği mideye göre hazırlamak gerektir.
‘Güğüm dolu olsa’ deme.
Dolsa-dolmasa, kula huzur verecek;
sadece kendi niyetidir.

29
güzellikte huzur vardır

25
Huzurdan yol alan, gönlünü olana uydurandır.

9 mart
Hoş gördüm, her olayda huzuru buldum.
MEVLÂNA huzuru, kendinde aradı, cümleye sundu.
Kendin huzuru bilmiş isen, cümleye vermiş olursun,
kainatı yaşanmış bilirsin.
Yaşamaktan maksat, her olayı yapımına bağlamaktır.

16
Vazifenin verdiği huzur, kulunun gününü hayır eder.

8
Huzur nerde başlar, nerde biter, der misiniz bana?
Huzur ne başlar ne biter, çünkü hudut çizilmemiştir.
Huzur kulun kendi gönlündedir.
‘Niyetim olsa, nasibim dolsa’ diyen, nasibini kıt gören;
nasıl huzurda olur?’ derseniz,
VEREN’in vergisinden şüphe etmiş olursunuz.
‘Takdire uydum;
CAN’ımın bedende olduğu müddetçe,
bekçisi olduğumu bildim’ dersen,
her olanı O’ndan bilirsen; huzur, sendedir.
Nasibin dağıtılışında, adaletsizlik var denirse hatadır.
Her nasibi bol olan huzurda mıdır?
Huzuru sen gönlüne al.
‘Çiçeğin en güzelini koparayım,
hayvanın en güzelini besleyeyim,
aşın en güzelini yiyeyim’ dersen,
bedenine hizmet edersin.
Halbuki beslenecek olan RUH’undur.
Seni ebedi yaşatacak, sadece odur.
Beden gelip geçici, az da yese çok da yese göçücü.

6
"...Hayra inanan kulun, huzuru eksik olmaz.
Huyun yozu her hale uymuyor diye bakandır."
dedi, YUNUS’um

29
‘Huzuru aramayan var mıdır?’ derseniz;
‘Olaylar, O’ndandır’ derseniz, huzura sahip olursunuz.

Huzuru, güne başlarken gönlüne koy.
Geleceğin üzüntüsü senin neyine?
Bırak onu ALLAH’ım düşünsün.
Gölge düşmesin gönlüne.
Günün geleni aydın olur.

1 aralık
‘ALLAH’ım’ diyen huzuru bilsin.
Bulsun demedim, çünkü huzur,
aranma ile değil, bilinme iledir.

14
‘Olmazsa’ denende yol açılmaz,
çünkü şüphe ile huzur bir arada dolaşmaz.
YUNUS

14
Huzurun yol aldığı, gönülde döl verdiği bilinsin.

24
Her gelen alsın, huzuru bilsin.
Bulsun demedim.
Huzur bilmektir, huzur ölmektir, bedeni silmektir.

24
Cehennem, huzur arayandadır.
‘Huzur arayanda cehennem neden?’ demeyin.
Aramak bilmemektir, aramak duymamaktır,
aramak görmemektir.
Bilmeyen, duymayan, görmeyen uyamaz.
Uymayan huzuru bilemez.
Arar durur, her olayda başını vurur.

19
Günah işleyen ile işlemeyen kulun
huzuru elbet bir olmaz.