Olmak
2
Oluşun gayesi;
BİR’den çoğa, çoktan BİR’e dönmektir.
Dönüşü dünyada gerçekleştiren,
göçünde yerini olduğu gibi alandır.

6 eylül
Olumun;
hamurun yoğrulman demektir.

11
Tarla buğday vermiş, un olmuş;
un ile su, hamur olmuş.
İş yufkaya kalmış, daha ne dilersin?
ALLAH’tan ne istersin?
Olsun diye dile.
Ham elin açılışına değil,
olgun elin açışını bekle.
Ham el harcar, olgun el yerini buldurur.

6
ALLAH'ım oldurur.

12
Oldurmak, döndürmek, günden çevirmek,
münasip yola döndürmek; ALLAH’ın İŞİ.

2
Güzel görmek,
olmaktır, ALLAH’ına varmaktır.

6
Olmak ermektir, ermek geçmektir.
Neden? Dünyadan.

22
Olmayan yok olacak, duaları yerini bulacak.

25
Olmayı dileyenler, asmayı budayanlardır.
Yaprağı feda eden, çiçeğe yol verir;
ağaç budanırsa, tazelenir.
Aymayan uyur, yolundan kalır.
Sunduğum meclise, ALLAH’ımın mümin kullarına.
Cemiyet bağa benzer, asmalar kula.

28
ÖZ’ün, sözün, olumun
ALLAH’ımın EMRİ’nde,
iraden senin elinde.

8
Olmuş olacağa bakar,
münasip yol gösterir.

17-1
Olmuşu oldurmaya sebep yok.
Hamı oldurmaya kulda mecal yok.

3
Olmak; kula yakışanı bulmaktır,
gününe HAK YOLU’nda uymaktır.

10-1
‘Sabır’ dedim bekledim, olanı gördüm.
Olmak, anda dilemekle değil beklemekle bilinir.

Olmuşun verişini ölçmeye ne hacet.
Olmuş, ölçüyü bilir,
yoluna göre yönüne göre hamuruna göre verir.

15
Olmaya değil, duymaya önem vermeli.

8
Niyeti olmaksa, duyguya önem vermesin,
mantığını kullansın.

9
Olmak, dilemekle olur.
Dilemek yetmez, yürümek gerek.

22
Olum, adım adımdır.
Yürüyüşe geçen, geri dönmez.
Bu yolda dönüş olmaz,
çünkü MEVLÂNA bırakmaz.

14-1
Olumun verdiğine uyanın, yardımcısıyız;
KADERİ YAZAN’ı bilenin, yoldaşıyız;
sohbeti O'nun ADINA dileyenin, haldaşıyız.

1 mayıs
Olumuna yol alan, gülü dikensiz bilendir.

28
Toprağı taşta bilmek.
Mümin olanın, olmadan evvelki halidir taş.
Yüce dağın ötesini merak eden, uçsam varsam der. Halbuki yürüsem varsam dese, izni hazırdır.

25
Yol alan geri dönmez, ateş alev aldı ise sönmez.

3 nisan
‘Olmazsam’ diyene sözüm.
Olmazsan niye geldin, geldinse neyi bildin?
Geldiğin O'ndan.
Ne var ki, bildiğin senin.

‘Olmadım’ dersen,
olduğunu bileni gördün mü?

13
‘Olmak güç mü?’ diyene sözüm;
bilirsen olursun.
Ne var ki, kolayı bulmak güç.
Aşılacak duvarlar, geçilecek yarlar senindir.
Geçecek kulun gönlü serindir.
Nasıl geçerim demez, yola çıkar sormaz,
zorlu deyip durmaz, gider gider.
Elbet giden varır,
ALLAH’ım her yönde korur.

27
KENDİNİ buldurur, aratır oldurur.

27-1
dünya kulu ile bilinir, kul dünya ile oluşur.
Güzellik; oluşuma uymaktır, oluşarak bulmaktır.

22
Oluş; VEREN’den alıştır, alışa uyuştur.

18
Kendini bulmak, her hali bilmekle olur.
 Bilmeden bulamazsın, bulmadan olamazsın,
olmadan sevemezsin.

25-1
ALLAH'ım kulunu hatalı hatasız sever,
olanı olmıyan ile dener.
Olmıyan olana hizmette,
sanılmasın yalnız olan kıymette.

8-1
Önce oluşa uyalım,
nasıl yarattı ise öyle kalalım

2-1
Aldığın, bildiğin, olduğun, sevdiğin;
olumun özetidir.

11
Oluşumunu;
önce evdeki düzende,
sonra mahalledeki düzende,
daha sonra semtteki düzende
gerçekleştirmen lazım ki,
zümreden cümleye çıkabilesin.
Önce görgü, sonra bilgi, sonra vergi.
Önce sevmen gereklidir, ne olursa olsun.
Kusur bulmadan, hatalı görmeden
düzene uyarsan, sevgin çoğalır.

11-2
 Oluşum, adım-adım gelişir.

7 eylül
Aslınız, resim ve musikide oluşur.
Sen kainatta oluşan resim değil misin?

2
Olumun açıklığı, kendini kainatta bulmaktır,
kendinde kainatı görmek değil.

3
Her var olanı görelim,
dünyaya gelişimizi bilelim.

28
'Gün güzel mi?' diye sorma.
Elbet güzele yönelir.
'Gelişen, bizler miyiz?' denir.
Oluşan sizlersiniz, çalışan iseniz.

16
'Çalışmak mı, alışmak mı gereklidir?' denir:
Oluşmak gereklidir.
Çalışırız, alışırız, oluşuruz

7 aralık
'Olumunu bilene söz gelmez' diyen,
söz edenden olmasın.

22
Her yaratılan bildiğince bölünür.
Bölünmeden maksat, zerrelerde oluşmak,
kainatta buluşmak, VAREDEN'e kavuşmak.

25
'YUNUS olsam' diyenlere, kuru pide yiyenlere,
yediğinle içtiğinle değil, seçtiğinle olursun dedik.
YUNUS

27-1
‘Aldık bildik, ne kadar olduk?’ diyelim.
‘Yukarda, en yukarda,
SAMANYOLU’nda olalım’ dersek;
olduğumuzu bildiğimizi,
nerde dolduğumuzu,
nerede bulduğumuzu bilelim.
Vardığımız yerde,
renklerin en güzeli ile olalım.

13
“...Gerçek değişmez,
bilmiyen alışmaz, olmayan çalışmaz.
Dünden güne gelişen, aldığı gibi oluşandır.”
dedi, OMAR

7 mayıs
Olmayı her dileyen gülmeyi bilmeli,
gülen ile beraber olmalı!
Ağlayana mendil değil, elini uzatmalı ki;
kendinde olanı nakletsin, DOST halini akletsin.
HAMZA

7
O’nun yarattığısın,
ne olursan ol gözettiğisin.
Sana KENDİNİ buldurur,
 seni zor ile oldurur.
Çünkü O’nun GÜCÜ her şeye kâdirdir.
Benim ile senin ile,
kimini bir dilim somun ile,
kimini zaman ile, kimini saman ile,
kimini kırbaç ile, kimini sırdaş ile.
Olanın oldurucusu O’dur!
‘Olmayandan!’ denilmesin.
Her kulu olacaktır, her kulu bulacaktır.

21
‘Ne aradım ne buldum’ diyene de ki:
‘Ne aradığını değil, nerde bulacağını düşün.'
Korkuyu silmeden, kayguyu bölmeden,
‘DOST!’ dediğine dönemeden;
yapıya dönemezsin, kapıyı asla bulamazsın.

13
Çiğ olan pişer, pişince şaşar.

26
“At aldım gitmeye, sürü aldım gütmeye,
nasib dedim satmaya.
Olan güzeli buldum,
güzel diye-diye oldum.”
dedi, YUNUS’um

3
“...Olmayı düşleyen,
her an nefsini haşlayandır.”
dedi, MERKEZ’im

5 nisan-1
‘Al sana, ver bana’ demeden olamazsın,
güzeli gayrıda göremezsen bulamazsın.
BEHLÜL

31
“Sağdan alıştım solda buluştum,
her niyazda kulu için çalıştım,
RESULÜ ile oluştum,
bir desti suda yorumsuz savaştım.”
dedi, HACI BAYRAM