![]() ‘ALLAH'ın verdiği ömür yumak düğümsüz olsa?’ dersiniz. Herkesin kaderine ne yumak düştü ise, onu sarar. Manayı düşünen bulur, maddeyi düşünen alır; ALLAH gönüle göre verir. ![]() Yumağını üzme. ![]() Demeyin ‘Yazılan bozulmaz’ Yazıyı sen bozamazsın, yeniden yazamazsın. Amma YAZAN, bozar da çizer de. Yeter ki, ALLAH’ına yönelesin, dilemesini bilesin. ![]() ALLAH’ımın bileceği ömür, kula bağlı değil. ![]() Kaderi değiştiremezsin amma ahlak sende. Değişir dedim, denmesin ‘Benim alın yazım bu’, asla! ALLAH’ım dünyaya gönderir. Ahlakını değil. Ahlakını sen alırsın. ‘Kaderim’ dersin. Yanlış yaptığın, yol münasip dediğin işini; ALLAH’ım mı yaptırır? Her işe başlarken, ALLAH’ımın ADI’yla başlarsan, yanlıştan dönersin. ![]() Okuyun düşünün, üzerinde konuşun. Defter doldurmaya kulu eylemeye gelmeyiz, eğitmektir vazifemiz. Eğitilen kişi, yalnız sözle değil, kendi başına da çalışmalı, yolunu öyle bulmalı. Sözü kolayına bağlamamalı. Aldın, vermeli, etrafı görmeli, kendini yontmalı. Marangoz alır eline, vurur beleni; yontar, keser, biçer, münasip şekle sokar. Kul da kendine gaye edinmeli, bir yol çizmeli, akıntıya kapılmamalı. Denmesin: ‘Kader, kul ne eder?’ Kul ne ederse kendine eder. ![]() Gayeni yumağına uydur. ![]() ALLAH’ım her şeye KADİR, her olay kader. ![]() Düğümsüz yumak olmaz; ne var ki yumağın bazısı az düğümlüdür, bazısı çok düğümlüdür; bu da kader. Düğümsüz olsa, sabır olmazdı, kul ölçüyü almazdı. ![]() Adlandırmak dilersen ‘ALLAH’ımın ADI’na’ de, ötesini düşünme. Neyi adlandırmak dersiniz; kaderi. Hiçbir kul kaderine ad koyamaz. Gafil kul, kaderim var veya yok der, ne ile ölçer? Kaderin ölçüsü kul elinde olsaydı ticareti yapılırdı. Konuşma, madde üzerine. Kaderin güzeli, mana üzerine olanıdır. Gerisi taş toprak. Kaderin dünyayı mı alır ölçüsüne? Almayı bildiniz, ‘Kazancım’ dediniz. ALLAH’ım gönderir, bol-bol verir; vermediği gün, isyan edilir. Vermediği nedir, aç mı kalınır? Asla. Amma kul ‘Kaderim’ der yakınır. Ne boş hayal. Ne olur, açlık yoksa ne gelir? Zavallı kul, ‘Gezmedim, giymedim, giydiremedim’ der yerinir. Yerinirken düşünür mü, kaderinin ona hazırladığını? ALLAH’ım, her kulunu bir yönden sınar, her kulu zayıf tarafından terbiye eder. Bu, kulun çok sevineceği kaderidir. Ne yazık ki yerinir. Sabır etse imtihanını verir, darlıktan bolluğa geçirir. Bolluk rahatlık mıdır? Bolluğa geçen çok kul, dar gününü arar. Sakın yerinmeyin, ‘Bolluk’ diye gerinmeyin, ‘Verse’ diye direnmeyin. Olana razı olun, kaderi o zaman görün. ![]() OMAR der ki: “ ‘Münasip midir?’ deme, kula sorma. Münasibi kul ne bilir? Alın yazını kim okur senin için? Kul kulun ne nasibini, ne geleceğini bilmez. ‘Bilirim’ diyene inanma.” ![]() ‘Kulun kaderi yazılı mıdır?’ denir, bizden sorulur. Planı çizilir, aradaki boşluğu kul doldurur. ALLAH’ım dünyayı yarattı, toprağı suyu verdi, yağmuru yağdırdı, rüzgârı sürdürdü. Bunlar plana dahil olaylar. Ne toprak bakılmazsa dilenen vergi olur, ne bağ budanmazsa istenen sergi olur. Kul toprağa bakar, geleceği toplar. Toprağın-suyunun verilişi, planın oluşudur. Bakımı, kulun bilişidir. Beden de öyle; ALLAH’ım bedeni bir plan dahilinde yaratır. Aradaki boşluğu kul, mantığı ile kapatır. ‘Kaderin değişmesi mümkün mü?’ dersiniz. Bir başkasının planını bozacak kader değişmez. Nasıl ki toprağın planını genişletmeğe çalışırsan; bir başkasının toprağına girmiş, hakkını yemiş olursun. ![]() Gerçeği bulmak, kulun özlemidir. Ne var ki, gerçeğin nerede başlayıp nerede bittiği malum değildir. Onun için, verilenin-derilenin ALLAH’ımdan olduğu bilindiği müddetçe; çözümden uzak kalırsın, öylece huzuru bulursun. Yumağına verilen, kaderinde görülen; ‘En iyisidir’ de, hakkına razı ol. ![]() Kader neden çizilir, neden kula mantık verilir? Anlatalım. Dendi daha önce; planı çizildi, doğum-ölüm yazıldı, bina kuruldu. Dendi ki, ‘Benim yaratılışım böyle’ Hata çatıda ise, dediğin doğru; hata katında ise, dediğin yanlış. Bina senin, beden senin değil mi? Binanın içinde; elinde keser gezersen, tahtasına vurursan, yakarsan-yıkarsan; elbet harap olur. Eğer güzel bakarsan, sakatlığını tamir edersen, güzel olur. Yeter ki, duvarı-çatısı-temeli sağlam olsun. İçine bakması sana kalsın. ![]() Suç, suçlunundur; ne işletenin, ne dişletenin. Suçun işlenmesi, zemine uymasıdır. Neden her bitki her toprağa ekilmez? Zemine uymaz da onun için. Denmesin, ‘ALLAH’ım öyle yaratmış’. Toprağı da YARATTI ama, kul yarattığı gibi bırakmadı. Su yolunu çevirdi, tarlasını suladı, ekime hazırladı. Kul için de öyledir. Yanılmayın. Elbet tarlanı deniz suyu ile sularsan, ekimden ne beklersin? ![]() Kaderin değişmesine yol açmak kulun elinde değil. Yalnız ALLAH’a candan edilen niyaz, YAZAN’a yönelince; yazı, ALLAH’ımın niyetine uydurur. Yazdığını silmek de ALLAH’ımın elinde. ‘Oldum, döndüm, uyandım, gördüm’ dersen, yazılan bozulur, niyetin verilir. ![]() Yaratıldık, yumak olduk sarıldık. ‘Ömre son geldi’ dedik, EMRİ’ne uyduk. ![]() Planın dahilinde olan çizgilerdir; doğum-ölüm-evlenmek. Kulun alacağı, ‘Kaderim bana verdi’ diyeceği, doğum-evlenme-ölüm haricinde. Kiminle evlenecek yazılıdır. Doğuşu yazılı dedim. Elbet yazılıdır, doğacak olan. İğne battığı yerden kan akar. Damarı kim diker? Elbet YARATAN. Yumağın ölçüsünü veren kim? Elbet YARATAN. ‘Ne demektir?’ dendi. İğne neden batar? Kaderin çizgisi değildir, kendi çizginin hatasıdır. Eğer ölüme sebep ise, o kadere bağlanır. Yumağın kopması şudur. ALLAH’ımın EMRİ hilafına, hayatına son vermek. SAHİB’imden su aldım, İZNİ ile verdim. Dönük kul, kadere girse sorgusu olmaz. ![]() Her kul, kendi hayatını çizer. Kimseninki öbürüne uymaz. ![]() Yumağına takılan, ne senden ne ondan; kendi mantığını kullanmadığından. Kaderi ALLAH’ım çizer, amma mantık sende. ![]() kaderi, ne sen ne ben hazırlarız. HAZIRLAYAN’a nasıl hesap sorarız? Olgunluk gerek, yılgınlık değil. ‘SAHİBİ’nden’ dersen, kadere boyun eğersen; yumuşak yol bulursun. ![]() Kader sorulur. Gerekli olan, mantığın kadere hükmü. Mantık kadere nasıl hükmeder? Her gelenin ALLAH’tan olduğuna kayıtsız şartsız inandın mı, mantığın seni huzura vardırır. Hüküm mantıktan ancak bu kadardır, gerisi ALLAH’ımdandır. ![]() Maya un ile, su ile olur; her ikisini de ALLAH’ım verir, kulun yalnız eli işler. Kader şudur. ALLAH’ımın kuluna çizdiği yol. Kulun kaderdeki rolü şudur. Gündüz ile gece. Gündüzü ayır. Geceyi kaldıramazsın, ‘Olağan’ deyip karanlıkta duramazsın. Gündüzden ışık hazırlarsın, çevreni aydınlatırsın. Kader de böyledir, alnına yazılanı silemezsin. ![]() MEYDAN kulun durağı, kader kulun hamağı. ![]() Kader örümcek ağına benzemez, kale duvarına benzer. Topla- tüfekle gelinse yıkılmaz. ![]() Nasıl ki, kulun bilişi, kendi mantığı ise; kaderi çözüşü ALLAH’ımın EMRİ’dir. Kulun mantığı; kaderini çizmeye değil, günlük yaşantısını sürdürmeye yarar. ![]() Yaşamak zayıf kaldı, gönül bedeni terk etti. Yazılan, bedene aitti. Doğru yolun gidişi, ALLAH’ımın kaderi çizişi; kulun aklı ermez. ‘Olmaya’ demeyin, gençtir diye acımayın. Alnında yazılan değişmez, karışmayan erişmez. ![]() Kader, yazılandır; yazılan, olandır. Ne senden, ne ondan. Şah olsan; kaderini çizemez, en güzeli bulamaz, yazılanı bozamaz. ![]() Alış-veriş nasip işidir. Olmayan, kaderidir. ALLAH’ım kuluna kötü yazı yazmaz. Olan yazılandır, yazılan en güzeldir. Yazılanı, kul ne yapsa bozamaz. ![]() Kaderi, dünya malı ile ölçersen; en kadersiz kullar ERENLER’dendir. Çünkü onlar, aldığını verenlerdendir. ![]() Kader, çizgi diye çizilmez. (Taktir diye çizilir) Elbet. Kalemle yazılmaz, deftere konulmaz, kul için dürülmez. Doğuşun, kaderin ile; kaderin, yumağın ile sarılır, her açılış, kaderine yazılır. ‘Menşei?’ dediğin nedir? Kuruluştan YAZAR. ![]() Kulun kaderini ALLAH’ım çizer, her çizgiyi kul çiçekle süsler. Günün güzelliği oradadır. Kul vardır, duvarını karanlık boyar, duvara lüzumsuz tahtalar dayar. Kul vardır, duvarı çiçek ile süsler. Kulun kaderdeki rolü odur. ![]() ‘Uygundur’ dersen, ‘Uygundur’ derim. Uymaktır asıl olan. Yoksa ‘Olur’ denilen, zaten senin çok önce yazılan kaderindir. ![]() ALLAH’ımın VARLIĞI, darlığa misal alınsa; bunca kulu kim nasiplendirdi, hangi kuvvet ile yaşamayı başarırdı? Eğer bir YARATAN olmasa, sevgi ALLAH’ımı yaratsa idi; kainatta kurulan bu düzen görülmezdi, boş kalan yer doldurulmazdı, her boş kalan yerde çöküntü olur idi. Boşluğu dolduran kuvvet nerede? Adaletin tecellisi kimden gelir? Her kul bir düzende doğar, aynı düzende göçerdi. Halbuki ALLAH’ımın VARLIĞI’nın tek ispatı; her yaratılanın elbet mukadderatının ayrı-ayrı oluşu, değiştirmeye çalışanın hataya düşüşü, hataya düşenin cezasını alışıdır. ALLAH’ımdan canı gönülden dilediğin zaman, mucizesine erişindir. Sakın yanılmayın, ‘Öyle mi, böyle mi?’ diye kuldan sormayın. O’na vardım, VARLIĞI’nı gördüm, sizlere O’ndan geldim. GARİB’in yazışı, ne sendendir ne benden, ALLAH’ımdandır. Gecenin sohbeti, ALLAH’ımı yaratmadı, ALLAH’ım gecenin sohbetini yarattı. ![]() Kader; kalemle yazılmaz, deftere çizilmez, nefesle üfürülmez. “OL!” diyenin olduğu, “DUR!” diyenin kaldırdığı, kainata cümle kulu uydurduğundan başka hakikat olmaz. Kul, kâinatta bulunmasına emredilenden başkasını bulamaz. Her bulan, kendi bulgusu değildir. Ne var ki, ALLAH’ımın o kuluna LÜTFU’dur. ![]() MERKEZ EFENDİ der ki: “Can-ı gönülden damla veren, desti ile alır; yerini bilen, kaderine razı olur.” ![]() Her kulun yazısı baştan yazılır, kaderine kazılır. Elbet olmayacağa ‘Olmaz’ denilir. Hiç olacağa ‘Olmaz’ denilir mi? Kulun elinden yazısını değiştirmek gelir mi? Olmuş-bitmiş, müsait gün gelmiş denilir. Korkuyu silesin, gönlünü açasın; dumanın dağılsın, kaderin görülsün. Güçlük ne kararda ne zararda, görülmeyen yazıya uymadadır. Asla ‘Yazılı olanı istemem’ diyemezsin. Yedeği olmayan makine, bozulanda bekletilir. Ne var ki kader, yazıldığı yerde kalır. Kul kaderine istese de, istemese de uyar. Güğüm yerini bilir, su onu doldurur, kaderini bildirir. VEREN’in VERDİĞİ, kulunun kaderine serdiğidir. kaderine yazıldığı gün göçülür. ![]() Yeşermeyen otun, kökü yerleşmez; kurulan düzen, kul niyazına bozulmaz; yaratılan hiçbir kuluna, kötü yazı yazılmaz. ‘Kaderim kötü’ diyen, aynaya arka yüzünden bakandır. Her kul, niyetine göre olayı yorumlar. Güzellik-çirkinlik, kulun yorumundadır. Aslında çirkinlik yoktur. ![]() Kulun elinde olan, sadece mantığı. Onu iyi de kötü de kullanabilir. Mantığı iyi kullanmak, her olanı ALLAH’ımdan bilip amade olmak. Kötü kullanmak, kaderini değiştirmeye çalışmak. Ne gayretle, ne hayretle kader değişmez. ![]() ‘Kaderim değişir mi?’ dersen, yazılan bozulmaz. Unutulmasın ki her kuluna, ALLAH’ım en güzelini YAZAR. Kul kaygu ile günün tadını bozar. ![]() Namaz ile değil, niyaz ile varılır; kem söz ile değil, açık gönülle bulunur. Kaderin verişine, yolunu bilişin çözüm olur. ![]() Eğer dünyada yoksulluk çekmek nasibin ise, çekeceksin. Sanma ki para biriktirirsen kurtulacaksın. Çekilecek olan; kayıtsız şartsız çekilir, görülür. Kulunun kaçtığını, ALLAH’ım önüne imtihan kapısı açar. ![]() Doğum ile ölümde, ‘YAZI’dan çıkılmaz’ dedik. ![]() Gezdiğin yolda, taş var ise kötüleme. ‘Kaderim kötü’ diye söz etme, kaderin kötüsü olmaz; kul VEREN’i bilse, hüznü gönle akıtmaz. ![]() Kader bozulmaz, çünkü ÇİZEN YANILMAZ. ‘YANILDIM ÇEVİREYİM’ DEMEZ. O’nda sadece BİRLİK vardır. BİRDİR; YARATTIĞI ile, YARATTIĞI’nı YAZDIĞI ile. YARATTIĞI’nın yazısını KENDİ YAZAR. Bozarsa BİRLİK’ten çıkar. O’na akıl veren yok ki hata yapsın, yaptığını bozsun. ![]() Senin kaderin, ALLAH’ımın elinde. ALLAH’ım kaderi kuluna bildirseydi, SEVGİLİ RESULÜ’ne bildirirdi. RESULÜMÜZ kaderini bileydi, çevirmeye gücü yeteydi; SEVGİLİ FATMA’sına, ‘Evlat edinme, derdine yanma’ derdi. ![]() Yazıya başladığın zaman, sonuna kadar okursun. Noktayı gördüğün yerde kalırsın. İşte o nokta; kula aydın olan kaderini, kaderindeki hayrını gösterir. Kaderini yolda değil, kulda gör. ![]() Daha önce verdim, her olay karşıtı iledir. İyi-kötü, beyaz-siyah, cennet-cehennem. Senin seçme hakkın vardır. İki yol olur her kulun önünde. HAK YOLU ve onun karşıtı. Kulun kaderi, her iki yolda yazılıdır. Seçim senin hakkındır. ‘Şeytana uydum’ denen odur. ALLAH’ım binlerce MELEK’ini, her kuluna doğruyu göstersin diye gönderir. Gene de hatayı kendine vazife edinen, yolunu seçmiş olur. Kaide bozulmaz, dışına çıkılmaz. Yolların görüntüsü, kulların akıbeti ile gösterilir. Doğru yolu seçen kul, huzuru bulur. Yolun eğrisine giden, daima huzursuz olur. Görüntü ise, tam aksidir. Birçok meşakkat içinde, huzura varmış olan kul; doğruyu bulmuş olan kuldur. Her türlü dünya nimetinin içinde, huzursuz olan kul; eğri yola giren kuldur. Onun için, içinde olduğun hale şükret ki; HAK YOLU’nda olasın, kainatta cennete varasın. ![]() kaderi YAZAN BİLİR, gönle alan görür. ![]() ‘YA ALLAH! Kaderimi hayır yazdın, tez göster’ Yazılandan çıkılmaz, niyet ile bozulmaz. Meyveyi yemeden, tadını bilemezsin; güneşte olmadan, balını alamazsın. ![]() "...Kaderin çizilişi hatasızdır. Kul yanılır, ‘Kötü kaderin kuluyum’ der. Dünyada harcamadığın, unutma ki seninle gider." OMAR ![]() ALLAH’ım her kulunun yolunu açar, düzenini kurar. Kulun gayreti, boştan boş. ![]() ‘Kaderine isyan edenin, devası var mı?’ dersen; ALLAH’ımın verdiğine itiraz eden, neden ‘ALLAH’ım’ dediği günün döndüğünü görür? Ne var ki dönüşe yine itiraz eder. Çünkü sevmemeyi, beğenmemeyi kendine mal etmiş. Pamuk yetiştiren, toprağını eleştiren şikayetçi olur. Ne var ki kazancı eline girdikte, yorgunluğunu unutur. Tekrar dikime kadar. ![]() cümlemiz, O’nun YAZISI’nın içindeyiz. O’nun YAZISI içinde oldukça; niye dert edelim, ‘Olmaz’ diye kahrolalım? ![]() Gözden NUR’u silmedik, olmuşta kadere uymayı hayır bildik. YAZAN yazılanı bilir, kulunun heybesinde olanı görür. Hangi gözünü yükledi ise, onun ile yürür. ![]() kulun kaderi kendi eli ile çizilmez. Çizilen O’ndan, görülen O’ndan diyelim, en güzelini öyle bilelim. ![]() Kaderin sözü edilse, diyeceğim şudur. YAZAN’ın YAZDIĞI’nı bozamam, öyle bir düğüm ki çözemem. Olayları böyle bildikte; sorguya yer kalmaz, düğüm çözmeye gayret edilmez. ![]() VEREN O ise, ALAN da O olur. Çünkü her şeyin SAHİB’i O’dur. Senin kaderinin dahi SAHİB’i olduğunu unutma. Ona dahi sahip çıkma. Kaydına yazılmayan, kaderine kazılmayan; senden değildir. ![]() ALLAH’ım yazdığını bozmaz, hayır olmayanı kuluna yazmaz. YUNUS ![]() O, o kadar BÜYÜK ki. Senin değil karıncanın dahi, hatta mikrop dediğin görülmedik YARATTIĞI’nın dahi kaderini çizer. |