![]() Her kulun kaderi çizilir. Ne var ki, okumasını bilemez, kaderim budur diyemez. Hiçbir kul kaderini bilemez, VEREN olmadıkça. Yakınlık; doğmadan yazılır, kaderin o günden çizilir. ![]() ‘Ayağım dar gelmesin, pabucum sıkmasın’ dersen, dar gelen yazılmaz. OMAR ![]() Saz ile sözü bağlayan, ‘Kaderde oyun var’ diyen yanılmasın. Kaderin oynadığı oyun, kulun hayrınadır. Unutulmasın, ALLAH’ım her kulunun YARATICI’sıdır, GÖZETİCİ’sidir. Sana oyun gibi gelen, muhakkak lütfudur. ‘Lütfunda selamet görülür’ dersen, sonunu gör de, selamet olduğunu öyle bilesin. Çünkü her lütfun girişi, şer gibi gelir. ![]() Güzellik her çiçekte. Ne var ki çiçekte, her böcek olmaz, arıdan başka böceğe vermez. Almasa, kader yazılmasa; sözü edilemez. Kaderin dışına çıkılmaz. Kaderin kötüsü de olmaz. ‘Nasıl olmaz?’ derseniz; olaylar, su üstüne çıkan tafraya benzetilir. Tafra; lüzumsuz eşya, lüzumsuz tavır, lüzumsuz bilgi. ‘Güğüm dolsun, kalem yazsın, dil söylesin’ denir, her olayın gönle yatanı istenir; uymazsa, kadere söz edilir. Olayın iki yüzü olmasa; dünya düzenini bulmazdı, kul tadını almazdı. Çünkü kul dünyaya, temeli ile gelmez. Güvercin uçurdu isen; haberini bekle, beklemeye sabrını ekle. Kayıtta olan silinmez, olaylar kul niyeti ile bölünmez. ‘Her yazılan ALLAH’ımdandır’ deyip, hatalı yola gidilmez. Kaderi kul değiştiremez. ALLAH’ım en uygun olanı yazar. Kul dumanı, kendi gönlüne kendi koyar. ‘Olaylara üzülmemek mümkün müdür?’ denir. Eğer olaylar olmayacak ise, sabır ne için? Ağlanmayacak ise, gözyaşı ne için? Ağlamayı dahi O’nun için verirsek, O’nun ile karılmış olmaz mıyız? ![]() ‘Attan inmeyeyim’ diyen, nasibe uymayandır. Attan günün sordun mu, yükünü hafiflettin mi, onun da sana emanet olduğunu bildin mi? Meşeye su versen de, vermesen de değişmez. Çünkü senden beklemez. Olumsuzluk kaderin çizgisini bulmaz. Çünkü kader, kulun niyetine uymaz. Sen ona uy ki, olumsuzluğu silmiş olasın. Sudan geçenin alacağı nedir? Her kulun niyeti, gönlüne göre değişir. Kimi ‘Hasta olurum’ der, sudan geçmekten korkar; kimi ‘Düşer kalırım’ der, bedene zahmetten korkar. Korku nedendir? Kadere boyun eğmemekten. Çünkü hasta olacak isen, sudan geçmeden de olursun. Bahaneyi suya bulursun. Onun için derim, hatayı olaylarda değil, kendinizde arayınız. ![]() Kaderin yazısı; ne niyaz ile, ne heves ile değişir. Yoluna taş çıkıyor ise, YÜCE’nin lütfudur. ![]() Yazılan ne değişir, ne bozulur. ![]() Kulun kaderi bir defa yazılır. Sabır koruğa erdirir, kulu oldurur; deme öldürür. Daha önce dedim, kul kaderinden kaçamaz, ermemiş buğday biçemez; köprü yok ise, sudan geçemez. Kanuna karşı durulmaz. Kulun eline kaderinin yazısı verilmez. Verilse okumayı bilmez. Okusa çizmeye gücü yetmez. Olacaktan kaçılamaz. Ne kadar gayret olsa, çizgiden çıkılamaz. Kuytuya gideyim, ölümden korunayım diyen, yıldırımı düşünmez. ‘Olayın çözümü, sende bende olsa; el-ele verir, dünden çözerdik; kaderine daha güzel yazı yazardık’ desem yersiz. ALLAH’ım kulu için, en güzel yazıyı yazar. Yazıyı bozmak, ne sende ne bende; en güzeli, ‘ALLAH’ım YAZAR’ deyip uyanda. Taş taşa vurursa kırılır, vurula-vurula ufalanır, suda değerini bulur. Kaderin bağına söz etmek, örümceğe neden ağ örersin demeğe benzer. ![]() BEZM-İ EZEL’de kulun kaderi yazılıdır, AŞK’ı değil. ![]() ‘Kaydımız silinir mi, yoksa anı anına yazılır mı?’ derseniz; yazıda kayıtlı olanları, doğuştan verilenleri, daha önce yazdım. Kaderin etrafında dönen olaylar, kulun niyetince verilir. Ne var ki onu da YAZAN, TEK KALEM’dir. Kul onu ne yapsa, kimle anlaşsa bozamaz. ![]() Yürüdük kader diye, okuduk yazar diye, bekledik bozar diye. Dünya günümüzü boşa harcadık. Çünkü ALLAH’ım, yazdığını bozduğunu, kendisi bilir. Kuluna hayır olanı vermeden görür. ![]() her kulun kaderi, yolunca yazılır. Yanılan kuldur, YAZAN YANILMAZ. Ne yazıyı değiştirebilirsin, ne düğümü çözebilirsin; izin gelmedikçe. ![]() kaderin sen gelmeden yazılır. ![]() Yumağın sargısında hata var ise, bitişte yargıya düşer. ![]() Yasamız; olana uymayı öğretir, kaderi bilmeyi öğretir. ‘Kader bilinir mi?’ derseniz, YAZAN BİLİR. O’na uydukta, ‘Ne YAZDI ise, EYVALLAH’ denilir. Demek kader, EYVALLAH’tır. Bunu deyince, kaderi bilmiş olmaz mıyız? ![]() ‘Gelişe uydum, elimi verdim, kaderimi ÇİZEN’in ÇİZGİSİ’nden şüpheyi sildim’ de, duacı ol. Unutulmasın, YAZAN O’dur. Kul senin kaderini ne yazar, ne de bozar. ![]() Olan olacaktır, yazılan görülecektir, yanılan silinecektir. Çünkü silmekten aciz değildir. ‘Nasıl silinir?’ derseniz; olacağın önüne geçmek, su bendine adım atmaya benzer. Kaderin yazısı O’nda, uymak kuldadır. ALLAH’ım kulunu uydurur, ne var ki ‘Uymayım’ diyene, yolunu buldurur. ‘Nasıl buldurur?’ derseniz, türlü dersler verdirir. Uyandan olalım, dersin kolayını bulalım. ![]() Yakarsan-yakarmasan, ne YAZDI ise onu görürsün. Ne var ki her gün, bir sahife çevirirsin. Ancak geçen günü bilir, gelen günü umut ile beklersin. Hiçbir kitap okunmadıkça, sonu bilinmez; ama her safhası yazılmıştır. ![]() ‘Kaderim O’ndan mı, benden mi?’ dersen; kurulan bina O’ndandır, sen binanın içini dilediğin gibi tezyin et, dilediğin şekilde tanzim et. Varlığım O’nun, darlığın senin. ‘Varlıkta darlık’ dersen; tanzimini değiştir, pencere önünü dolapla örtme. ![]() Kaderinde incinmek varsa göreceksin. EVLİYA olsan da, o köprüden geçeceksin. İnci olsan kabuğunda kalsan, yazıldı ise delineceksin. Kulunun borcunda, HAKK’ın HUKUKU, gramı ile yazılıdır. Kumunun tanesini, kulunun hakkına ödetmez. Ne var ki, kulunu sevmese affetmez. AFFI; BÜYÜKLÜĞÜ’nden YÜCELİĞİ’nden olduğu kadar, sevgisindendir de. Delinmiş inciden maksat; gününü kayırmaktan uzak kalmış, kendini kendinden olanlara adamış demektir. (Kendinden olan kimdir?) Kendini O’dur dersen, O’ndan gelen her kul, kendinden olandır. Sıyrılmış; her nesnesi ile, her nefesi ile. Sadece beden kafesi ile dünyaya bağlı kalmış, nefesini dahi dileyene adamış. Ona nefes gerekmez, çünkü canından geçmiş. Canını, CANAN’a varsın diye göçürmüş. Som altın verseler, gülüp geçmiş. ‘Altını dileyene verin. Benim ile CANAN’ı derin’ demişlerin adıdır. ![]() ALLAH’ım, kulu için en hayırlısını bilir, yazısını öyle verir. Kulun buna katabileceği, hiç bir şeyi yoktur. Sadece ‘Uydum ALLAH’ım. Verdiğini SEN’den diye hayır bildim’ desin. ![]() Kader ile kadir ayrı olamaz, kulluğun ölçüsünde yazıyı okuyamaz. Okumak asıl değildir, yaşamak gerek. ![]() Kaygu; VEREN’in vergisinden şüphe edende olur. Dilendikte, şüpheyi tamamen siliniz. Hayır olmayan kuluna yazılmaz. Ekilmeyecek toprak kazılmaz. HATİCE ![]() Her kulun kaderi, çirkin örülmemiştir. Er yoldaş olur, hatun haldaş. Yuvanın yoluna baş koydukta; her hal silinir, kader bölünür, ikiden birliğe varılır, sende-ben aranır. Bende-sen, sende-ben. İkiye varılırsa, O unutulur. ![]() Seyredilen dünyada göreceğin; niyetine uyan değil, sadece yazılandır. Ayağına çarık giysen, tozlu olsa da yol benim desen; YAZAN’ı unutma derim. Her olanı, yazılandan biliniz. YAZAN yazdı ise, yolun gidişine uyunuz. Niyazın- namazın, niyetini çevirmez, niyetini yazılana uydurmaz. ![]() Kader, dilendiği zaman okunmaz. Okunsa dahi, görmeden çözülmez. ![]() Kulun kaderini değiştirmek, kulun elinde olsa; analar kalemi elinden bırakmazdı, evladının kaderini kimseye çevirtmezdi. ‘Hocam!’ dediğiniz, kaderi yazdığını sandığınız; kendine yazılanı bilir mi? Kaderinize asla nokta koyamaz, çünkü gücü yetmez. ![]() “Ayağında bulmadığın, elini sürmediğin; senin olmasa da, olan kulunundur.” NUH’un sözünde görülen, kaderine örülendir. Kaderi, kendisi ile olanlara bölünendir. ![]() Kadere yazılandan kaçılmaz. Unutulmasın, yazılan en güzelidir. Yemin, HAKK’ın YAZISI’na isyandır. Madem O en güzeli yazar, sanılmasın yazdığını bozar. ![]() kaderini asla kötü diye yorma. Hayır olmayanı vermez, kulunun önüne diken sermez. Serdi dersen, dikensiz gül olmaz. Kuluna en güzelini YAZAR. 'Güzel değil' diyen, gönlünü bozar. Dersem, ‘ALLAH’ım, dert diye edindiğim, olmazsa diye döndüğüm; kendi hatamdır. Bana verdiğin, gönlümü açıyorsa, mükafat olur’ Kul dert dediği ile, kendini bulur. Hazır olan, huzura varır. Yazılandan elbet kaçamazsın. Ne var ki, kaçayım diye gayret gösterirsin. her kul, kaderin yazısına katılır. Ne var ki, ‘Önleyim, durayım, kaderime düzen vereyim’ diyen, yanılır. EYVALLAH diyelim, huzuru, ‘ALLAH’ımın YAZISI’na uyduk’ diye bulalım. ![]() Olanı- olmayandan ayırın. ‘Olmayan, neden?’ demeyin. Olmayan, yazılmayandır. ![]() OMAR der ki: “Çizilenin görüldüğü, kaderin örüldüğü, adım gidildiği, nasıl inkar edilmezse; olayların kadere yazıldığı da, asla inkar edilemez. Madem yazılmış, niye her olana isyan edilmiş? Daha güzel yazan mı var? Yazılanı bozan mı var? Olanı olduğu yerde alalım, HAK en güzel yazar bilelim. ![]() Olumsuzluk YÜCE’den değildir, kaderin geceden değildir. EYVALLAH dedikçe, en güzeli olur; diyen kul, selameti bulur. ![]() "...Açıklık odur ki, YAZAN ne bugün, ne dün yazmadı. Kainatın kuruluşunda, her olay yazıldı. Her yaratılanın rolü verildi. Senin gelişinin değeri, verişindendir. ‘Ne veririm?’ dersen, ne alırsan..." dedi YUNUS’um ![]() yerini bilen yolunu şaşmaz, yolunu bilen kaderden kaçmaz. Olumsuz yumağın düğümü çok olur. Sabır, düğümün sayısını eksiltir. ![]() Güçlüğü yenemeyen, hiçliği bilemeyendir. Hiçliği bilemeyen, yazıya uyamayandır. ![]() Kaadir olan O’dur, kader ben. YUNUS ![]() ‘Kader’ deyip uyandan, YAR ile bağ kurandan, derdest olup dürenden söz edilmez. Kadere saygı duymazsan, YAZDIĞI’na uymazsan; gezer durur, arar sorarsın. Netice elbet değişmez. Uyan, huzura varır. Soran, ararsa bulur elbet. Ne var ki, ‘Güçlük’ der kadere küfreder. ![]() Kaderin yazdığını bozamazsın, yazıldı ise düremezsin. Aktığı gibi gider. Geçmeğe izin yok ise, köprü yıkılır. ![]() Gerçeği arayan defterde bulur, ne var ki günü geldikte okur. Her kul ömrünü kaderince dokur. Dokuduğu, okuduğu değil aldığıdır. ![]() Gelen günü bilsen, kaderine duvar mı öreceksin? Yoksa yolundaki taşı mı ayıklıyacaksın? Bilsen de bilmesen de, o yoldan geçeceksin. ![]() ALLAH'ım niyetimizi yazımıza uydursun, niyazımızı öyle bildirsin. Yazılmadı ise, dilesen de boğulamazsın. ![]() ‘Olan yazımdır’ deyiniz, olduğu gibi güzel bulunuz. ![]() 'Her yaprağı açtıkta göreceğimiz hayırdır' diyelim, gelecek yaprağı düşünmeyelim. (Kehanet üzerine) Gelecek yazılmıştır. Görmeyi dilemeyin. 'Öreceğiz, ördükçe göreceğiz.' deyiniz. ALLAH'ım kuluna yazdığını gününde bildirir, gününde sevdirir. ![]() Kadere uyarsan düz örülür. MERYEM, uydu diye sevilir. MERYEM ![]() Ak ile kara çeşitte, yazı ile düzen eşittedir. SÜLEYMAN ÇELEBİ ![]() Nokta koymadan söz bitmez, yaprak yazılmadan yere düşmez. YUNUS ![]() ALLAH'ım hayır olmayanı vermez! Kul, yazılmayanı dermez! 'Aradığım gelse idi, kaderimde olsa idi.' deme! Çünkü kulun yazısı değişmez! Değişenin elinde olacağını düşündü isen, hangi gün yolunu kendin çizdin? Her olayda plan kurdun, neticede aksini gördün; olanda kendi planını mı buldun? Cenk, kazanan için zaferdir. Her cenge giren kazanmak için girer, olmadık olay düzeni bozar. Demek plan kulun gücünde değil. Olaylar yazılıdır, kaderde kazılıdır. Ne durdurabilirsin, ne değiştirebilirsin. En güzeli, 'ALLAH'ım SANA havale ettim!' dediğinde görülür. ![]() Kulunun kaçınılmaz kaderi denilen yazısında MELEKLER'i yardımcı görevdedirler. Gördük ki umduğumuz değil, yazılanmış güzel. MERYEM ![]() beklenen değil, yazılan görülür. Ne var ki, beklenene değil, yazılana sevinilir. ![]() Düzen, O'nun bildiği, kader O'ndan geldiği için en güzeldir. ![]() Kimsenin kaderi, kimse ile çatışmaz. ![]() Her yazılı olan gün, gününde açılır. Günü gelmeyen sahife, ne açılır ne okunur. ![]() Her olayın düzeni vardır, her düzenin YAZAN'ı vardır. Günü-günü okursun, günleri sanma sen dokursun. Kendin alsan kendin bulsan, gine de yazılanı okursun. ![]() Olamayacak her olay, düzensizlikten değil, yazılmayandır. Dilenen değil, yazılan görülür. Dilersen, taşı kırarsın. Amma asla kumu taş yapamazsın. ![]() Sen yazdığını silersin, -kulsun- hataya düşersin. ALLAH’ım asla yazdığını silmez! Çünkü hataya düşmez! Silinen hatadandır. ‘Değişti kaderim!’ diyene de ki: YAZILAN’ı okudun mu, ömrünü yeniden dokudun mu? ![]() “ ‘Kaçmadım kaçamadım EMİR O’ndan geldiyse, tutmadım tutamadım niyeti O verdiyse, görmedim göremedim kaderime yazdıysa’ denilir. ALLAH’ım kulunun dileğinde, belleğinde, kaderinde, elindeki defterinde” dedi, MERYEM ![]() ‘Umut nedir?’ denildi. Verdiğini değil, vereceğini beklemek, vermezse kaderine küsmek. Vereceği değil verdiğidir güzel olan. Kaderinde vereceği yoktur, sadece verdiği vardır. ![]() ALLAH'ımdan hayırdan başka gelmez, hayır değil ise yazıya vermez. MERYEM ![]() ALLAH'ım her kuluna gözlediği defterini verir, ne var ki kul özlediğini diler, kaygu böylece başlar. OMAR ![]() TANRI kuluna en güzeli yazar! Kulu sadece yaşadığı günü çizer! YUNUS ![]() YAZILAN her kulunun kaderidir. Ararsan değiştirebilir misin, asla. Karar YÜCE’nindir, yarar kulunun, zarar asla konu değildir. Gördüğün güzele bakmak elindedir, görmek değil; aldığın elindedir, sermek değil; sevdiğin gönlündedir, çıkarmak değil. ALİ ![]() Her olay yazıldığı gibi oluşur, kader yazılan ile buluşur. ![]() Gelmiş, olmuş ve gelecek bilinir; çünkü yazılıdır. ![]() elbet yazılan yazıyı kulun gücü bozamaz, sayfaları dilediğince düzemez. ![]() Doğum, evlenme, ölüm, kaderin değişmeyen çizgisidir. Her satır noktası ile yazılıdır, bozmak kulun elinde değildir. Niyette ölçü vardır. (TANRI, yazdığını bozar mı? Yazının başında öyle anladık.) ‘Yazdığını bozar’ demedim. Sana, düz veya eğri gelebilir. ‘Eğriyi düzelt ALLAH’ım’ der niyaz edersin, düzeldiği zaman niyazından dolayı düzeldi sanırsın. ![]() “Bağladığın nefsini çözmeyesin! Emanetinde olanın kaderini çizmeyesin! Bilesin ki, bağladığın sana hizmette, beklediğin HAK’tan hikmette.” dedi, BEHLÜL’üm ![]() Kaderin, KUR’AN’ın içindedir. Kural; ne seni, ne beni ayırmaz. Yerin geldiğinde gelirsin, ve dönersin. EYYÜB ![]() "...Dosyaya, aklının erdiğini, gönlünün verdiğini koyarsın; gelen günde, dosyanı açtığında, yersiz olanı silersin. RABB’im öyle yazmış, bildiğini dosyalarımıza koymuş. Yanılmadığı için, elbet silecek değil! Dağların dosyasında akacağı dökeceği yazılıdır; ovaların dosyasında katacağı tutacağı yazılıdır. Masaya koyduysak dosyayı, ne YAZDI ise onu okuruz; her birimiz, kendi dosyamızı okur da öyle dokuruz." KAYGUSUZ ![]() "...kaydımıza yazdığını dosdoğru okuyalım." dedi, YESEVİ ![]() HAK SOFRASI bizimdir, ömrümüzde SÖZÜN’dür; geldik-bulduk güzeli, dedik ‘RABB’im YAZIN’dır’ ![]() Hayır olan her yazıda RESULÜ'nün Gönlü vardır |