Dua
6 eylül
Duayı kitaptan okursun;
manasını düşündün mü,
kendini verebilesin, duanı edebilesin?
Okuduğun dilin değil, anladığın bilgin değil.
Okumak, ALLAH’ını bildiğince anmak gerek,
kendini verebilmek için;
ALLAH'tan niyaz gerek, O'na varabilmek için.
Günde yolunu olayın verdiği günde kurdun. Bekle.
Niyazını, hangi duayı okuyayım diye değil,
gönlünden geçtiği gibi yap.
ALLAH'ın niyazını anlayabilmesi için;
yumağın dilinden, kendi ağzından olan sözle dile.
Seni DUYAR.
Sözden bilir, dilini ayırmaz.
‘YA RAB!’ dedin mi, TEKTİR.
Dili ayrı değil, mezhebi ayrı değil, milleti ayrı değil.
O'na varabilmek için Arabi olmak gerek değil.

3 ekim
Duaları, yerinde okuyun.
Dualar gönülden, semalar kutuptan olsun.
Dönmek değil, varmak gerek.
Mümin olan koşsa da, ‘ALLAH’ deyip yalvarsa da; semadır. Oturmakla varılmaz mı, ALLAH gönülden anılmaz mı? ALLAH'a varmanın ölçüsü-duası yok.
‘Müminim’ demekten çok, gönül açmak gerekir.

15
Okumanın saati olsa, deyim.
Dileğine, gönülden uyduğuna göre okursun.

4
Çocuğun duası makbuldür.

13
Eliniz ALLAH’tan dünya niyeti için kalkmasın.
ALLAH’tan iman dileyin. Yoluna ferman dileyin.
 
ALLAH, hayır dileğinin hayır olanın verir.
Bedduanı alır, sana gönderir.

15
Duanın şartı olmaz, çerçeveye girmez.
Okunsun CAN’dan, gönülden dilensin

18
Aya yayan gidilmez, göç duasız varılmaz.

ocak
Duanın başına sonuna, PEYGAMBER’inin Şefaati'ne sığın. Sunduğum cümleye.
Şefaat, Ümmet-i MUHAMMED’e, zümreye değil.

2
Duana PEYGAMBER’ini de ekle

şubat
Duanın kula zararı mı olur?
Mezardan geçerken okunur,
RUHLAR etrafa toplanır, senin koruyucun olur.
Sudan geçerken oku, sana yol verir;
dağdan geçerken oku, oku kötüyü çevirir

23
ALLAH’ım kuluna boş dua ettirmez.
Kulunu kandırmaya değil,
gönülü yandırmaya edilen duadır makbul olanı.

  8
Ağamın aldığı dualar, ona katını hazırlar.

Ananın duasını al.

5
Duanız;
‘ALLAHÜMME SALLİALÂ
MUHAMMEDÜR RESULULLAH’

11
Duanın güzeli şudur.
‘ALLAH’ımın sevgili kulu olasın’

15
 Ömür, neşeli gün.
Duanı öyle gün yap

21
 Nasibin kadar ye, gönlünce duacı ol.

22
Duanın zararlısı görülmüş mü?
‘Yersiz’ dersen yanılırsın,
ALLAH’ına sığın, seni yanlıştan korur.

4 eylül
ALLAH’ım olmayacağın duasını ettirmez

8-1
Andığını beddua ile anarsın, bedduanı karşına verirsin. Unutma, dağın karşısına geçip ne bağırırsan,
o cevabı alırsın.

11
‘YA ALLAH YA MUHAMMED, ŞEFAAT YA RESULULLAH’ duaların en güzeli.

4
Yalnız vazife olarak değil,
gönülden gelerek yapılan duadır makbul olan.
‘ALLAH!’ desen, yüz defa zikretsen, bilemezsin ölçüsünü; gün gelir hatim olur, gönülden geldiğince ölçü alır. İbadetin yolunu ayırmak hatalıdır.

19
Asmaya gümüş ne gerek, duaya çerçeve ne gerek? Asmanın verdiği nedir? Şarap. Erginine bak.
Şarabı toprak testiden de içsen,
gümüş bardaktan da içsen değişmez.
Dualar çerçeveye girmez, bir ölçüde kalmaz.
Gün gelir kul duadan kendini alamaz,
gün gelir gönlünü bir yana çeviremez.
Peki nasıl çerçeve vurursun?
‘Dua zamanım’ diye hocanın mı önüne oturursun?
Açık derim.
‘Her gün vazifem, bu duayı şu duayı okurum’
dersiniz, neye çerçevelersiniz?

21
Olmayacak duaya ‘AMİN’ denir mi?

25
 Duaya yönelen, yöneldiği yönden alır.
Yolda giderken, rüzgar eserken;
saçını eteğini uçurursa, ne yaparsın?
Estiği yöne gidersin.
Dualar da olayı yönüne alır.

7
Eğer duası kabul oluyorsa, haklı olduğu için kabul olunur. Haklı olmayan dua, geri çevrilir.

12
Niyaz eden bulur.
Bedduadan mümin kul uzak durur

16
‘Dua öyle değil böyle’ dendi, ölçü verildi.
Dedim daha önce.
Ölçüye girmez, çerçeveye sığmaz.

12
Kolun uyuştu mu oku;
PEYGAMBERİMİZ’e ve cümle ümmetinin RUH’una.
Dua dileyen, gelip gönül kapısı açık olana işaret verir. Kolun uyuşması, başın ağrıması, kulak çınlaması;
hep bunların işaretidir. Göz seğirmesi.
İşaretini alan okusun, ‘ALLAH’ımın cümle kullarına’ desin. Dünyasını ve ahiretini aydınlatır.
Dünya kulu kadar, ahirette olanları da düşünürsen;
iki âlemin bayrağına bürünürsün,
PEYGAMBER’inin Ümmet’ine sığınırsın.

22
Nasıl ki rüzgâr bulutu yürütür, dualar da kulu yüceltir,
her nefes bir kat daha çıkarır.

1 mart
Sakın beddua etme, kula ‘Kötüdür’ deme.
Ne kulun kötüsü, ne yolun katısı olur.

9
Okumanın ne ölçüsü ne çerçevesi olur.

8
Gidene üzüntü edilmesin,
duacı olunsun, yeri dolsun.
Yerinin dolacağından şüpheniz olmasın.
Teşekkür, madde için olur.
Mana için, dua gereklidir.

14
‘Kötü’ deyip beddua edilmesin, ALLAH’ıma güç gelir.

Duaların kabulü, yürekten edilişindendir.
Çerçeveye konmuş gibi okur asarsan, duan duvarda kalır.

16-2
Beddua; kötüyü bekleyiş.
Kulun hatası değil, imanının kıtlığıdır

25
Dualar anında ALLAH’ıma,
ALLAH’ımdan ULU’nun makamına gider.

12
Çay-kahve değil, YASİN istenir;
dünya kulundan, dua beklenir.

16
Okuyun, alışın. YASİN okuyan;
dünya ve ahiretin selametini bulur,
yumağını AŞK ile doldurur,
kaideye oturur, yerini bulur.
Kaideye oturan, sarsılmaz.

21
Oltayı denize, balık alayım diye atarsın,
nasibin ne ise onu tutarsın.
Sahilde havayı düşünürsün.
Almış isen umudun olanı, ‘Duamın kabulü’ dersin. Unutulmasın, duanın kabulü, senin hayrına isedir.
Unutma ki, YARATAN’ın, seni senden çok düşünür.

24
Sanmayın çiçekler-yapraklar dua almazlar. Alırlar.

22-1
Kulun RUH’a, duadan başka ne vereceği olur?

5
Cümleye kutlu olsun, ömürleri mutlu geçsin.
Gelişimiz geç değil, deyişimiz güç değil.
Cümlemiz geldik, cümlenize duacı olduk.
Geç kalışımız, dualara yer verişimizdendir.
Cümlemiz, cümleniz için duacı olduk,
cümlemiz ‘AMİN’ dedik, sizler de ‘AMİN’ deyin.
Ellerimiz açılsın, önce ‘Cümleye AMİN’ denilsin.
‘AMİN’ dediğimiz, ne dünya fakiri, ne kulun hakiridir. ‘AMİN’ dediğimiz, ALLAH’ıma dönük olan,
O’ndan öksüz kalanlardır.
Kuldan öksüz kalmışsan, dert mi?
‘ALLAH’ım var’ dersin, dayanırsın.
ALLAH’ımdan öksüz kalan, kime dayansın?
Elbet, onlar için duacı olacağız.
ALLAH’ım, döneni affetsin, AMİN.
ALLAH’ım, unutana akıl versin, AMİN.
ALLAH’ım dünyayı ters görene fikir versin, AMİN.
Olmasını dilediğin dünya hali ise, onu da versin.
Yediğimiz lokmanın şükrünü unutturmasın,
unutturacak gaileye düşürmesin, AMİN.
Mübarek gecede el açtık,
sebebini halk ettin ALLAH’ım,
SANA şükürler olsun.
Cümle açamayanlara sebep halk etsin, AMİN.
Cümlemiz geldik, duacı olduk,
cümlesinden selamlar getirdik.
Gelmiş-geçmiş-göçmüş cümle kullarına dualar okunsun, AMİN. AMİN.

8-2
Dua kopya edilmez, gönülden geldiği gibi edilir.
Ancak öyle dua ALLAH’ımın kabulüdür.

10
Olmuşsa duaların, olandır; olan, yazılandır.
Etmiş isen duanı, bilesin nasibindir.
Olmayacağın duasını ALLAH’ım nasip etmez.
Duanın ölçüsünden çıkmazsan,
canı gönülden edilen duanın şüphesi olmaz.
Almakla vermenin, kaşığına gelenin duası, nasibi kadardır. Duanın yeri elbet olur.
Bozulmayan yazı, planın temelindedir.
Kulun ALLAH’ına dönüşü, hatası için af dileyişi;
kabulün içinde değil midir?
Temelin dışında olan dualar,
cümle kulların temeline zarar.
Duanın kabulüne duacıyız

16
Dualarınız, evvela PEYGAMBERİMİZ’e
sonra cümlesine, sonra ULU’na.

22
HAZRETİ OMAR der ki:
“ALLAH’ım öyle YÜCE ki, kulunun her duasına bakar.
Ne var ki ‘Alsın gitsin, ne hali varsa görsün’ demez,
kuluna hayır olanı verir.”

13
Her kulun gönlü, müstesna günlerde
hamur misali yoğurulmaya yatkındır,
duası da kabul olunur.

28
Yorgunluk bedenedir, bedensiz var olana değil.
Bedenden kurtulan, sanmayın örtülür.
Duamız, toprak altına girene değil,
bedensiz aramızda dolaşana olsun.

6
‘Anam’ dersin, duanı gönderirsin.
‘Alacak mı?’ diye şüpheye düşersin.
Ağızdan değil, gönülden geçirdiğin an;
seninle olduğunu unutma.
Bağlantı gönülle olur, dille değil.

2
Her dua ALLAH’ımın kabulüdür, kuluna hayır ise.
Kul kulun kahrını diliyorsa, duamın kabulü demek yersizdir.

Niyazını yalın dilince de yapabilirsin.
Dayandığın ALLAH’ın;
senin duanı gönülden geçerken alır, diline ne kalır?

17
Deryalarımız dualarınız ile genişler,
her geleni içine alır, sanmayın dışında kalan olur.

2 nisan
Selam olsun sizlere, dualar gelsin bizlere.

30
Kitap okur gibi edilen niyazın, vergisi de kalıp misali olur.
(FATİHA SURESİ’nin Türkçe anlamı)
Mücehhez dünyanın TEK KURUCU’su,
her kulun TEK VERİCİ’si,
sevenin-sevmeyenin,
bilenin-bilmeyenin KURTARICI’sı.
Yarattığı her varlığa,
kucak dolusu vergisi olan YÜCE ALLAH’ıma,
bağlantımı gönülden diledim.
Uymaya çalıştım,
her türlü şerre arkamı verdim.
Meyhanede şarabı AŞK diye gördüm.
Ancak içtikçe erdim.

1 mayıs
duanı gönder, mekanıma gelmesen de.

16-2
Gömülü olana duanı verirsin de,
neden dünya kulundan esirgersin?

4 ağustos
(LAİLAHEİLLALLAH)
YARATAN’a ortak asla olunmaz,
RESULÜ’nün önüne geçilemez.
LAİLAHE, YARATAN’ın BİRLİĞİ demektir.
İLLALLAH, BİRLİĞİ’ne sığınınız,
ALLAH’ımın BİRLİĞİ’nde kainatı görünüz

19
‘ELHAMDÜLİLLAHİ RABBİLALEMİN’ derken;
ALLAH’ım; alemlerin VERİCİSİ olduğunu biliriz,
her halde hamd ederiz demektir.

17
Kulunun aldığı O’nundur, kulunun verdiği O’nundur.
Sadece duaların senindir.
Duaların senin oldukça, yolun açıktır.

1 şubat
ALLAH’ım tarafından verilen ceza,
kuluna kendini buldurmak içindir.
Onun için, kulun beddua etmesi;
yersizdir, yolsuzdur.

8
HAZRETİ FATMA cümlenize selamını iletti.
Dedi ki:
“Her gece on bir defa ‘YA ALLAH!’ diyesiniz,
uykuya öyle girersiniz.
Her seher uyandıkta, on bir defa ‘HAY  ALLAH.’ diyesiniz, güne öyle giresiniz.
Her öğün, ‘ELHAMDÜLİLLAH.’ diyesiniz,
şükrünüzü YARATAN’a bildiresiniz…
Gün hayırlı başlar, gece aydın yürür,
kul her öğün şükrettikçe rahmetini bulur.”

10-1
Asla kaygu etmeyiniz, güğüme duman katmayınız,
sebebi ne olursa olsun beddua etmeyiniz!

12
“Okuyalım satır-satır, kim derse ki kulda hatır;
ALLAH ADI’na selam verelim,
selamın her harfine TEKBİR getirelim.
Dağlar yolumuzu açar,
dileyen zorlamadan geçer.”
dedi, LALELİ