![]() ÖZ’ün, sözün, olumun ALLAH’ımın EMRİ’nde, iraden senin elinde. ![]() Geldim gönül bahçesini gezmeye, dikenini ezmeye. Sözünü demeden üç yut bir de, demeden bir daha düşün. Sözünün değeri gönüle uysun, altın değerinde olsun. ![]() Mutluluğu arayan; dünyayı taramasın, dünyanın saçı elinde kalmasın. El başta değil, YÜCE’ye olsun. Göz hatada değil, güzelde olsun. Dil yalnız aşta değil, tatlı söz de desin. Acı söz, seni de dediğini de yakar. Unutulmasın, zararı, değdiği yere dokunur. Acı sözün değdiği yer, kendi dilindir. Dilinden değil, gönlünden ibret alasın. ![]() Kulun ardından pencere açmak, ileri-geri söz etmek yersizdir. ![]() Sözü kırıcı vermeyin, ÖZ’ü söz ile harcamayın. Kırıcı söz, hem seni, hem kırılanı üzer. ![]() sözü değnek yerine kullanmayalım. ![]() Sözü, arı balınca deyin, arı dilince değil. ![]() Sözü diyen, yediği aş gibi pişirmeye çalışmalı, öyle demeli. ![]() MEVLÂNA’yım! Sözüm ÖZ’üme denktir. ![]() Saz kulağın pasını, söz gönlün pasını siler. ![]() Olgunluktan çıkılmaz, kuluna had bildirmek kuluna yaraşmaz. Gözle görmediğini, söze verme. Gözle gördüğün dahi, sende kalsın. Söz dilde, olay gözde olanda; yumağın dolandıkça, ayağına sarılandır. ![]() Dilden söylenen, gönülden geleni biler. Gönül ile dil arasında mutabakat olmalı, olduğu gibi görünmeli. ![]() Dilde yutak var mıdır? Dilin kökü ya. Sözün de yutaktan geçsin, dile öyle dökülsün. Akla geleni dile vermek, ya gönül kırar ya kafa. ![]() Meyveyi ham koparma, yabana gider. Sözü ölçmeden harcama, gönlü kırar. Kırık gönül yoluna toz olur, gözünü örter. Olumuna söz ettiğin her kulun, HAKK’ına el uzatmış olursun. ‘Ne demektir?’ denir. Daha önce verdim. Kulun ölçüsü ALLAH’ımdadır dedim. Sen o ölçüye söz edersen, ALLAH’ıma güç gelir. ![]() Men dilden uzak kalan, dünyayı düzde bulandır. ![]() GÜL’ün Sözü’nde, VEREN’in ÖZÜ vardır. Söz kainatta vardır, ÖZ dardır. Kainatın büyüklüğü dahi, ÖZ’e dar gelir. ![]() Çevreye uyanın sözü; kendinden gayrıdır, cümleden ayrıdır. Söz çevreye değil, gönülde olana göre söylenir. ![]() Minareden gelen seste, O’nu bilirsen; sesi değil, sözü alırsın. Çünkü sözde ÖZ’ü bulursun. ÖZ’ü buldukta, O’nun ile BİR olursun. BİRLİK’te sen varsın, BİRLİK’te ben varım. Öyle ise BİRLİK’te sadece biz varız. Biz oldukta, her hali kutlarız. Niye? Kendimizi bulduk diye. ![]() Ye yiyebildiğince, de diyebildiğince. Ne var ki ne yediğin bedenine, ne dediğin gönlüne yük olmasın. ![]() ‘Nerden geldim, nereye gideceğim?’ dersen, kendine mesnet bulmuş olursun. Bedeni dünyaya bağlarsın, RUH’unu bedende görürsün. ‘Gelişe uydum, gidişe aydım.’ dersen, gönlünü kainata açarsın. ‘Sözün özü bu mudur?’ dersen, söz yetmez, ÖZ bitmez. Olmak, olmamanın özüdür. Olmamak, dünyanın sözüdür. Sözü sildin mi, ÖZ’ü bulursun. Sözün bittiği yerde, ÖZ başlar. MİRAC’ın odur. ![]() Yersiz söz, yerli sükutu aratır. ![]() Yolumuzun oluşu değil, arayanın buluşudur. ‘Bulan ile bulmayan bir mi?’ derseniz; yol bir değil, vardığı yer birdir. Kulunun sözünden değil ÖZ’ünden alırız. Ne derse desin, isterse inkar etsin, yolunun sonu O’nadır. İnkar ettiği bedendir, ÖZ değil. ÖZ’ün inkarı asla olamaz. ![]() NİYAZİ (EL MISRİ) der ki: “El ile, övünülür de dövünülür de. Dil ile, övülür de sövülür de. Göz ile, görülür de örtülür de.” ![]() İlim kula buldurur, kulu oldurur, doğuşa götürür. Doğuş; kendini, ÖZ varlığını buluştur. ÖZ dendikte söze yer yok. Dünya sözdedir, dünya gözdedir, dünya bizde değil sizdedir. Biz ÖZ’de, siz sözde. Ne var ki söz ÖZ’e getirir. ![]() YAR gönülde oldukta, seven yolu buldukta birlik yerini bulur. Her bulan bulmayanı arar. Arayan, aramayan sözünü HAKK'a bağlamayan, yine de bulur. Gün gelir ÖZ'e döner. ÖZ söz ile bir oldukta verenden olur. Yanılma yok. Söz ile uymayanın ÖZ'ünde hata aramayalım. Hata görgüde kalır. YUNUS ![]() Kulun kula vereceği sözüdür. Ne var ki, sözü ile vereceği ÖZ'üdür. ![]() Geçerli olan, söz ile ÖZ'ün birliği. ![]() Çağırana söz gerek, anlayana ÖZ gerek, elbet verdiği yürek. ![]() Gözümüz sözümüz, ÖZ'ümüz ile açılır, her olaya öylece geçilir. ![]() "Kar yolda iz almadan güzeldir, kul halde söz almadan güzeldir." dedi, YUNUS'um ![]() Ham meyveyi yemeden, ham söze yer vermeden yolumuzu bilelim ![]() Men dil, kul için yasaklanır. ![]() Söz sohbetin sazıdır. YUNUS ![]() Her kulun sözü, ÖZ'ünden çekirdektir; muhakkak diktiğini bulur, meyvesini günü geldiğinde alır. ![]() ÖZ'ün, sözün, gözün BİR olsun. ![]() ÖZ’ümüz O’ndandır asla eksilmeyen, sözümüz O’ndandır kıyamete kadar tükenmeyen. PİR SULTAN ABDAL YUNUS ![]() O’ndan gelen her söz ÖZ’edir. ![]() Her söz kulun ÖZ’ünü bildirir. Kimine kainatı buldurur, kimine dostunu böldürür, kiminde birliği öldürür. ![]() ÖZ’ünden geleni sözünde bulasın RABİA ![]() Ne orda ne burda kaldım, ne ceset ile RUH'u birbirine kardım. Biri söz, biri ÖZ, her adım göz; RUH ÖZ; beden söz. ![]() Gönlünde ÖZ’ü vardır, dilinde sözü HACI BAYRAM ![]() “...Elden üstün dilin var, dilden üstün gönlün var; sar sarabildiğini, sor bulabildiğini’ ” dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() “...Tatlı yersen ağzın tatlı kalır. Tatlı dersen, ÖZ’ün tatlı olur. ÖZ’de sözde, O vardır; sözde yaban olmasın. Sana yaban gelse de, sende tadını bulsun.” dedi, YUNUS’um ![]() Sözünü, ocakta susuz tencereye döktüğün su gibi söyleme, beklet öyle söyle! ‘Karşımdaki?..’ dersin; karşındaki kızgın tencere ise, ani su dökme! MERYEM SALTUK el-dil-gönül birliğine talib çıkarız. ![]() Her sözün yasası, gönlündeki kasasıdır SOMUNCU ![]() Sözümüz; her yaratılanın varlığı üzerinde RABB’imin SÖZÜ olduğudur, halinde gözü ile gördüğüdür. YUNUS ![]() Her söz diyene aittir, birbirine bağlarsan gereksiz ağlarsın. YUNUS ![]() Yayan gittim YEMEN’e, ‘Selam!’ dedim çimene. Çimen selam vermez mi, HAK dediyse görmez mi, demde oluşan sözü SAHİB’ine iletmez mi? ![]() Dilde olumsuz gelen, gönülde pişmeyendir. PİR SULTAN ABDAL ![]() Men dil; ÖZ’üne değil sözüne girer, gönülde gerçeği kurar. ![]() “Bağlamadım nefsimi, beklemedim kafesimi. Gönlümü egemen kıldım, kendi kendime kendi bilgimde kaldım. Ne aradım, ne buldum. Bağlamadım dediğim, nefsimi avucumda sakladım, her an onu yokladım. Almayı dileyen ile, bilmeyi deneyene üç öğüt söyledim: 1- Nefsinin avucuna girme, sen avucunda sakla. 2- Benliğini kimseye emanet etme, kapısında bekle. 3- ÖZ’ün sözünün gerçeğine uysun, sözün gerçek ÖZ’ünü versin.” dedi, RABİA cümlenizi selamladı. ![]() Kumda ayak izi var, kulda HAKK’ın SÖZÜ var. ![]() Geçit vermeyen yol bizden değildir, gerçeği söylemeyen dil sözden değildir YUNUS ![]() “Caymadık sözümüzden, kaçmadık ÖZ’ümüzden, bulduğumuz gözümüzden. Niyazda duyduk, namazda uyduk, sevgide doyduk; doğuştan aldığımıza, muhabbet dedik güldük.” dedi, HACI BAYRAM selamladı. ![]() MUHİDDİN-İ ARABİ; sözün ÖZ ile bağlaşmadığı bilgiden ALLAH’ıma sığınmanızı diledi, selamladı. ![]() HAK SOFRASI bizimdir, ömrümüzde SÖZÜN’dür; geldik-bulduk güzeli, dedik ‘RABB’im YAZIN’dır’ |