Hata
4
Dünyada olan hatalı iş de kulu rahatsız eder.

Dünyadan geçilmez, acı söz edilmez,
kul hatası yüzüne vurulmaz.

8
kulun hatasını demesin.

14
hatayı almayanın da nasihate ihtiyacı olmaz,
kendi düşüncesine göre.
YUNUS

7
‘Hatam yok’ diyen yanılır.

8-1
ALLAH’ım kulunu yaratmış,
“HATASIZ OLMAZ!” demiş

18-1
Hata aranırsa, hatasız kul olmaz.
Ne var ki, aklı olan kötü hataya düşmez.

23
Yakından bakan, hatayı arayandır.
Güzellik arayan, yakından bakmaz, ihtiyaç duymaz.

4
Uyduğum SEN’sin ALLAH’ım, duyduğum SEN’sin.
Göç gününde de vardığım SEN olasın ALLAH’ım. Uyanların-duyanların arasında olayım,
onlarla SANA varayım ALLAH’ım.
Uymayanı uyandır, duymayanı dayandır,
bilmeyeni bildir, cümle ile KATIN’a vardır ALLAH’ım.
SANA kulluk etti isem, nerden bilirim;
hata etti isem, nerden çözerim?
BİLENSİN, GÖRENSİN, hatamı af edersin.
Hata işlemeye tövbe ederim.
Bilmeden işleyeceğim hataya, önceden tövbe edeyim. Ettiğim an inanırım ki, hatadan döndürülürüm.

23
Olgunluk; sevmede, hatayı dürmede,
yükseğe koymada, geçeni unutmada.
Hatasız kul olmaz, hataya düşülmeden doğrusu bulunmaz. Yanılan kul sana boynunu bükerse, üzüntü duyarsın.

7
Hata, işleyenle işletenin müşterek hatasıdır.
Hatasını bilen, affını imzalar.
OMAR

Hata işlenmedikçe, hata olduğu bilinmez.
Hatayı sen yavruna söylemezsen, nerden öğrensin?
YUNUS

15
Hatayı kim karşıda ararsa, hataya kendi düşer.

25
Hatasız kul olmaz. Hata işlemeyen ALLAH’ına yönelmez. Yerinmeyin hataya, güvenin YÜCE’ye.
Hatayı bilmeden işlemek, affa anında uğrar.
Hatayı bilerek üstüne gitmek, kulun görgüsünedir.

16
Bilenden korkulmaz, bilmeyene nasihat verilmez.
ULU da olsa, dolu da olsa;
hatasını bilmezse kulağı da çekilir, tokadı da vurulur.

29
Kul hatayı kendinde ararsa, tamiri mümkün olur.

12
hata olan affolunur’ dersen;
çok güzeldir, müstesna olaydır.
Müstesna olaya kulluk etmek istenmez mi?

Kuluna gülmedim hatası için,
yoluna düşmese gönlünü bozmasa hataya düşmezdi.
Onun için duacı olurdum, yoluna yardımcı giderdim,
dilese dilemese.


1 mart
Kul hatasız olmaz, hata olmadan doğru bulunmaz.
Kulu kula tanıtan sözü müdür? Asla.
Hatası veya atâsıdır.
Kulu sevmekle, hatasına yorgan örtmüş olursun.
Kulun hatasına yorgan örtersen, kendini kazanırsın.
Nasıl ki eline elma alsan, elmada çürük görsen atar mısın? Atarsan kaybedersin, elmadan yiyemezsin.
Sadece çürüğünü çıkarırsın, kalanı yersin,
kendin kazanırsın.

6 nisan
Kul kendinde hata bulmaz, karşısındakindekini görür.

14
Güzellik nerdedir bilir misiniz?
Yaratılmışı sevmekte, hatasını örtmekte.
Hata olmasa idi; güzellik bulunmazdı, doğrusu çözülmezdi. Atmayla değil, tutma iledir.
Gerektiği günde affa gitmektir.
Hatalı bildiğini unutmaya çalış ki,
senin de hatana söz düşmesin.

17
Kulun hatasına yüz çevirirsen,
gördüğünü ‘Görmedim’ dersen,
o ‘Kazandım’ der. Asla.
Kazanan sensin.
Sen manadan, o maddeden kazanır.
Sen sabır gösterdiğin için, manadan kazanırsın;
o ‘Sözümü geçirdim’ der, maddeden kazanır.

Dünyayı taramayın, suçlu kul aramayın.
Hatayı kendinizde arayın, hatalı olmasanız bile.
Hatayı atâlık örter.

16
Kula hata bulmakla yükünden sıyrılamazsın.
‘Sebep oldu’ demekle, günahını atamazsın.
Sebep oldu ise, o da günahını çeker’
Hatayı kendinde bulmaz, anayı babayı yükler,
çünkü ona öyle kolay gelir.
Kulun kula hatası olsa bile, görmezsen atâ olursun.
Çünkü eninde sonunda onun değerini bulursun.

Suç işleyenin de işletenin de suçu sabittir.
Ne var ki hatasını bilenin suçu sakıttır.
Karşımızda olanın hatasına bakıp, ‘Sebep oldu’ demek; senin suçunu hafifletmez, ağırlaştırır.
Çünkü suçuna ortak aranır.
Halbuki; ‘ALLAH’ım, hata benim.
YÜCELİĞİN’e sığındım, AFFIN’ı diledim’ dersen,
affa uğrayacağını bilesin.
Eğer ki, ‘ALLAH’ım hata ettim,
amma sebep olandan sor’ dersen,
iki defa hata etmiş olursun, hatta üç.
Bir, hatam;
iki, karşımdakine yük;
üç, ALLAH’ıma yol gösterme.
ALLAH’ım kim hatalı bilir.

20-2
AŞK’ım, hata görmeye, sermez kendini yere.
Hata gördüğüm an, AŞK’ım yere serilmiş sayılır.

17
Hata ne anılmalı, ne yorulmalı,
ne başka yumağa dolamalı.
Gücenmek, kula yaraşmaz.

7
Hatalıya hatasını bildirmek,
görgü boşluğunu yüzüne vurmaktır.

10-1
Cemiyetin hatası, bir kula yüklenmez.

Hata bildiğini yapma.
Ne var ki, kendini uzak tuttuğundan,
öbürünü uzak tutmaya mecbur edemezsin,
söz ile anlatırsın.
Yumağı bükmeye, doğruyu göstermeye vazifen;
söz kadardır.
Sözden ötesi, sana düşmez.
Hata ise, ALLAH’ım GÖRÜR.
Senin hata bildiğin, belki hata değildir.
Onun için, başkasına baskı, en büyük hatadır.
Her kul, kendini haklı bulur.
Hatayı bulmak için, karşındakini suçlarsan;
hata çözülmez, daha çok düğümlenir.

12
ALLAH korkusu olmayan, kuluna söz edendir.
Kusur görülse dahi, söylemekten uzak kalınmalı,
hatasını tamire çalışmalı.

Hata olmasa affa ne hacet kalırdı.
Hata da kulun, af da.

22-1
Kulun hatası kulu eğitir, eğitmeyen hata öğütür.

28
Hatayı kulda görmediğin zaman,
kötüden uzak kalmış olursun.

5
tatlı söz, atlı misali götürür, acı söz, yaya bırakır.
Pişman olursan güzel, ne var ki aynı hataya düştün mü, attan düşmüşe benzersin.
Attan düştü isen, kula çatma,
‘Ürküttün’ deme, hatayı kendinde ara.

19-1
Kulun hatası ne kadar büyük olsa,
ALLAH’ım kuluna o kadar sevda kapısı açar ki,
kulu görsün AFFI’na sığınsın, ‘ALLAH’ım’ desin.

22
Yolumuzu, ‘Yargılanacağız’ diye yürürsek,
hatalardan kaçınırız.
Hata işleyeni sen suçlama, ALLAH’ım görür.
ALLAH’ımın gördüğüne söz etmek,
O’na ortak koşmaktır.

31
Hataya uyma ki, hataya düşmeyesin.

4-1
Gönül yolunu arayan, olaya nokta koyandır.
Daha önce dedim, hatayı onda da bulsan,
görmekte hataya düşmeyesin.

4-2
her kula ölçü vurmaya çalışan, iyi veya kötü diyen gibi. Gün gelir yanılır, ‘Anlamamışım’ der.
Yanılmayan, yalnız ALLAH’ımdır.
Kuluna ‘İyi’ demişsen, hatasına bakmaman gerekir. Hataya düşmeyen kul, bahçeye oturtulan heykele benzer. Eğer karşındakine hata buluyorsan, o sana ders olmalı, aynı hatayı bünyenden uzak tutmalısın.
O zaman, onun hatası senin sevabın olur.
Onda hata görüp aynı hataya kendin düşersen,
o kulun da günahını yüklenmiş olursun.
Amacınız O'na varmak, kuluna ölçü vurmak değil.

22
Arı, eğer iğneledi ise onu ezmek değil,
kendi hatanı sezmek gerek.

21-2
Kaçınamayacağımız olayda sorumlu,
karşımızdakini tutmayalım, hata onda olsa bile.
Hatayı görmeye değil unutmaya çalışmak gereklidir.
Her gidenin yolu düz olsa, düşen olmazdı.
Kul düşmese, düzgün yürümeyi öğrenmezdi.
Hataya düştü isen, üzüntün bilmemekten olsun.
Hatanı bildi isen, sevinmen gerek.
Hataya düşmeyen, AFFI’na sığınmaz;
AFFI’na sığınan, üzüntüde kalmaz.

26
Hata sana kolay geliyorsa, devamı gerekmez.
Kolaylık, hatadan kaçana verilir.
Her hata, bir kuldan uzaklaşmana malolur.

6
Kula yol göstermek, tenkit ile olmaz.
Hatalı ameli yüzüne vurulmaz,
hatasını yüzüne vurursan, alacağın cevap seni üzer.

15
Hatayı çözeyim dersen, üzerine yürürsen;
karışık iplik misali, daha çok karışır, ayağına dolaşır. Kenara çekilirsen, ‘ALLAH’ım SANA havale edildi’ dersen; olayın çözülüşü, seni şaşırtmasın.

dünya kulu kuruntusuz kalmaz, gaflet onu bırakmaz.
Elbet hata olmasa, kul doğruyu bulamaz.
Onun için derim, kulda hata aramayın.
Kulda aradığın hata, seni geriye götürür.
Hatayı bilirsen, doğruyu ararsın.

10
Hata her kulun yanıltısıdır,
ne var ki mümin kulun yolunun dönüşüdür.
Hataya bakmayan, kendinde aramayan,
karşısında olana yüklemeye çalışan;
bilmeden karşısındakinin yolunu açmış olur.
Hataya suçlu arama.
Kendini hatalı gör ki;
karşındakine de, kendine de huzur vermiş olasın.

Yamayı nereye dikersin? Fistandaki açığa.
Açık olan yeri bilmek, hatayı görmektir.
Hatanı bilirsen, meziyet örtmektir.
Hatasına bilip de ‘Ben böyleyim’ diyen,
söküğünü büyütendir.
Gün gelir öyle büyür ki,
örtecek yama bulamazsın.

11
‘Hatalıyım’ dediğin an, sevabına sevap eklersin.
Hatalı gördüğün an, sevabını silmiş olursun.
Hele hata sende olduğunu bildiğin halde,
başkasına yüklediğin an;
‘ALLAH’ım seni AFFETSİN’ derim.
Suyun aktığı yerde hata aranmaz, kula üzüntü verilmez; bilmeden işlediğin hataya,
af dilemek seni küçük düşürmez.

22
Müstesna kul hatasız mı olur? Elbet olmaz.
Onun hatası, kul gönlü kırmaz.

Kulun dumanı var ise, hata kendindedir.

26-1
Her kul kendini haklı görür, hatasını saklar.
Karşısında hata gördüğünü sergiye koyar.

13
Kulda hata arayan, ‘Yolunda diken var’ diyen,
kendi yolunu şaşırandır.
Şaşırır, çünkü başkasının hatasına gözünü çeviren,
kendi yolunu göremez.

15
Duymayana gücenme, uymayana gocunma.
Hatayı paylaş. Hatalar paylaşıldığı zaman hafifler.

23 nisan
Hatada varit olana değil, hataya duçar olana acırım.
Hata vardır veya yoktur.
Var ise ona duçar olana acırım.
Çünkü hata gelip senin kucağına oturmaz.
Ancak sen ona sahip çıkarsın.

25
Yolda olanı geçtik, hataya yer aramadık,
raf bulalım demedik.
Çünkü görmemeyi, duymamayı öğrendik.
Öğrenmeyen; yolunu dilesin, dilediği gibi alsın.
Hataya günümüz kapalı.
Yumuşak kul olduk.
Taş olanı taş kırar, onu da ufalar.
ALLAH’ım ufalamaktan aciz değildir.
HATASIZLIK, ALLAH’ıma mahsustur.
Af dilemek kulluktur.
Hata olmasa, af dilemeyi KUR’AN yazmazdı.

Kul vardır kalabalıkta, hatalarıyla yoğrulur;
yoğrula-yoğrula doğruyu bulur.
Kalabalıkta doğruyu bulmak, elbet en makbulüdür.
Ne kadar kalabalık ise, o kadar hata çoktur.

‘Hata’ dendi. Hatayı PEYGAMBERLER dahi yaptı,
çünkü onlar da kul idi.

12
Görgüden uzak kalan, yaratılana hata arayandır.
Aslında hata, hatayı arayandadır.
OMAR

20
sevgide diken görülmez, görende hata bulunmaz.
Varsın görsün, kendi hatasını kendi bulsun,
hatasına sahip çıksın.

30
Hatadan dönüş, mutluluğun ta kendisidir.

8
Hata ne kulda, ne yolda; hatayı kula yamayandadır.

Geçmediğin köprüyü yıkma, kulda hata görsen bile bakma. Hatada suçlu arama.
Unutma ki, hataya sen düşürmüş olabilirsin.
Sen düşürdü isen, ona nasıl yük vurabilirsin?
‘Ben hata yapmam, doğrudan çıkmam’ diyen,
hududu neyle çizer?

27
Hata beden yapısına değil, kulun görgüsüne verilir.

1 eylül
Unutmayın; hatalar doğrunun kapısıdır.
Hata olmadıkça, doğrudan emin olunmaz.
Hata döndürür, doğruyu buldurur.

5
'Hatayı kendim yaptım' deme, yaptıranı bil
LOKMAN

17
doğru, yüze tokat atarcasına söylenmez.
MEVLÂNA, yolunu severek buldu,
dileyene hatasını süsleyerek söyledi.

20
Kulun hatası, hatasızlık istemesindedir.
Çünkü hatasızlık, YÜCE’ye mahsustur.
 ‘Yol ehli’ dersiniz; yaşantısına göz atar,
‘Örnek alayım’ dersiniz.
Hata buradadır.
Elbet, ÖZ’dedir.

26
Bedende olan her hata, dünyaya verilen notadır.

1-2
Biri hata etmese, öbürünün hatasızlığı bilinmez;
iyi ile kötü ayrılmaz.
Biri hata edecek, öbürü görecek.
Görmeyen, hak kuldan sayılacak.

29
Aymayı bildikse, hatayı bulduğumuzdan;
sevmeyi bildikse, YARATAN’ı bildiğimizden.
LOKMAN

16
Hatasızlık, sadece ALLAH’ıma mahsustur.
Kul oldukta, hatayı bedene mal etmemek gereklidir.
Yani ‘Ben yaptım, ALLAH’ım öyle istedi’ değil.
ALLAH’ım senin hata yapmanı istemez.
Sana doğruyu göstermek için, hatayı yapmaya izin verir.

7
hiçbir olayda hatalı arama.
Çünkü olayları kul değil ALLAH’ım hazırlar.

11
Aşmadığımız geçit kalmadı, kuluna hatalı yol verilmedi. Çünkü bildik-verdik, gördük-serdik, bulduk-sardık. Hatadan, göçtüğümüz gün sıyrıldık.
Göç günümüz bayram oldu, hakikate seyran oldu,
yanan gönle ayran sundu.
Hayran olduğun her olay,
hatadan sıyrıldığın anda kulun gözünde güzelliğini bulur.

19
Bir harfi küçümsemek, bir kitabı düzeninden ayırmaktır. Sen-ben, bizde hata olur.
Ne var ki, O’nun adına yazılan hatasız kalır.
Gayrette hata olmaz, hata sadece niyettedir.

21
kul, hataları ile doğruyu bulur.
Hiçbir zaman, kul kulun hatasının önüne geçemez.
Çünkü o olacaktır, hataları ile kendini bulacaktır.
Amade olduk, her olayı ‘HAK’tandır’ dedik.
Kimi hatalı bulalım?

31
OMAR der ki:
“Örülmüş duvarda hata ararsan, duvarı indirmen gerekir. Eğer indirmeyeceksen, hatayı unut.”

1 şubat
Alamadığım yemişi ‘Çürük’ dersem,
alana söz etmiş olurum.

Bilmediğin hatadan, sorumlu olur musun?

14
Yeşeren dallarla, açılan güllerle, kainatı güzel dersek, yağan rahmetin çamurundan şikayet edersek;
hata bizde mi, düzeni kuranda mı?
Elbet bizde.
DÜZENİ KURAN, hatayı kainattan silendir.
‘Nasıl siler?’ derseniz, kula hatasını buldurarak.

18
 Dünyayı bina bilen, Kendini ona bağlayandır.
Bağımsız kal ki, kendini bulasın, hatalarını göresin.
Çünkü dünya haline sarılan, hatalara perde örtendir. Başka kulun hatasını gören, kendi hatasını unutandır.

2 mayıs
Kulun düştüğü kayguda, hatasını aramayın.
Her kul, kendi hatasını kendisi bulsun.
ALLAH’ımdan af dilesin.
Zaten ayağa takılan taş;
kula doğrusunu buldurur

28
Olmuşu yermek hatadır,
olacağı dürmek ondan büyük hata.
Dürmek nedir?
Kalıplayıp çevirmek, olacağı bilmeyi dilemek.

11
Öyle sevaplar vardır ki, cümle hataların affını getirir.
Öyle hatalar vardır ki, cümle sevabı götürür.

3 eylül
Hata değil, meziyet aransın.

21
asla hata aramayın.
Çünkü yol ehli, kul gönlüne yatanın değil,
HAK EMRİ’ne uyanın peşindedir.
HAKK’ın EMRİ nedir?
“YARATTIM GÖZETTİM,
HER HALİNİ BEN HALKETTİM,
HATASI DA BENDEN, ATASI DA;
SÖZ NİYE SENDEN?
KUL HAKKINDA KARAR,
KULA DÜŞMEZ!”

21
YUNUS’un YUNUS olduğu nerden bilinir?
Düştüğü hatalara yandığından.
YUNUS

15
Yol bilen; yolunda olan taştan şikayetçi olmaz,
karanlıkta dahi geçse taşa vurmaz.
Vurursa, hata taşta mıdır?
Bilmeyen vurursa, taşı oraya koyandadır.
Bilen vurursa, elbet vurandadır.
Taş asla hatalı değildir.
Ne gelendir, ne getiren, sadece getirilendir.

22
eli elden ayırma, kulu kuldan kayırma, hatalı bulduğunu öbürüne duyurma.
2 ekim
Hata işleyenin hatasını yüzüne vurma. 
‘Vuramazsam düzeltmez’ deme.
Her kulun YARATAN’ı BİR’dir.
Gören Odur, düzeltecek olan da O.

24
Olumda hata görülmez, sadece yorumdadır hata.
‘Ya beden hatası nedir?’ denirse, ‘Güzelliğe denktir’ derim. ‘Olamaz’ diyene de ki: Bedende hata gören sensin. Gönüldeki âtayı görsene, çiçeği bahçene sersene,
güzelliği görene versene.

21-!
Bilenin hatası geçicidir.

2 kasım
'Hata kimde?' denilirse;
hatalar bölüşüldük te çözüme girer.
Hataya talib olmıyan, her hal ile huzurdan uzak kalır. Sahifeler okuna-okuna bellenir,
ancak öyle aynı hatadan uzak kalınır.
Şekilde değil hata, ruhtadır.
YUNUS

6 aralık
Kemer dar gelse, 'Belim geniş.' demezsin,
hatayı kemerde ararsın.
Hata; ne halde, ne kemerdedir, kemeri dar alandadır!

14
"Kimse kimsenin sarayını yıkmasın,
kimse kimsenin hatasına bakmasın!"
dedi, MERYEM

6
Hata dünya halidir, kulun nefis yoludur.

16
Her seven, 'Sevdim' diye sevinsin,
'Sevdim' diye övünsün, hata kusur ararsa dövünsün.
YUNUS

7 aralık
Doğuşta hata olmaz.

30
Her halden her hatadan AFFI'nı dileyelim.
Diyelim ki: 'YARATAN bilir, yaratılan affetsin.'
Çünkü hatamız yaratılanadır, YARATAN'a değil.

21
Çevrene bak göreceksin,
yakınında olanlar ile kendini bulacaksın.
Gördüğün hataları önce kendinden silecek,
sonra her olayın yerini zerre dahi olsa
asla değiştirilemeyecek halde göreceksin.

14
Kulunun hatası kulunu bezdirmesin,
hatasını görse bile kimseye sezdirmesin.
RABİA

19
"...ESİRGEYEN, yolun taşından korur;
BAĞIŞLAYAN, sanma hataları yüzümüze vurur.
Sen seni bildiğin an, yargın da kendindedir!"
dedi, FATMA

9
“Güneş güzeldir yakmazsa,
ağaç güzeldir yaprağını dökmezse,
güller güzeldir dikeni batmazsa,
güzel güzeldir hatası aranmazsa.”
dedi, HAMZA DOST

29
Bir hata, bağlı olan binbir hatayı çözer
YESEVİ

21
“Yaptığım hataya suçlu aramadım,
tarağı ele aldım kendimden başkasının saçını taramadım, aradığım gerçeği bulduğumda asla kendime saklamadım!” dedi, HACI BEKTAŞ

15
"...RABB'im AŞK'ımızı bilendir,
RABB'im pasımızı silendir;
hatalar bizden gelir,
O sadece gülendir."
dedi, DURGUT