Vasıfları
1 mayıs
ALLAH;
“DANIŞAN KULUMA SÖYLEYİM ŞUNU;
YUMUŞAK GÖNÜLÜ YANMA,
‘KADERİM’ DEME.”
ALLAH'ın verdiğinden sakın şikayet etme.
ALLAH seni yaratmış.
Dünyanın derdinden kurtarır.

7
Danıştım (YÜCE’ye);
‘Niymetin verilişi kulların uygun işi,
neden uymaz gidişi?’
YÜCE’den aldım hitap,
dendi “VERDİM KİTAP.”
Daha sormak yetmez mi,
KUR’AN kulu eğitmez mi?

(Kadir gecesi)
ALLAH’ımın
“ALMAK-VERMEK, YM. OLMAK.”
DEDİĞİ gecedir.

OMAR der ki:
 “SELAM, ALLAH KELAMI....”

2
“SEYREYLE KULUM, YOL EYLE KULUM.”
der ALLAH’ım;
“YOLUNU YOLUMA UYDUR,
KÖKÜNÜ GÜLÜM’E UYDUR.
SANA DA YER AÇAYIM,
HAS BAHÇEME ALAYIM.”

25
ALLAH’ım, her kulunu gözetir.
Kiminin bedenini, kiminin RUH’unu donatır.
Nasip.

21
KUR’AN’ı okuyan hafız,
‘ALLAH’ımı andım.’ der;
ALLAH’ım, “OKUYAN-OKUMAYAN
KULUMUN GÖNLÜNÜ GÖRDÜM.” DER.

KUR’AN’ın dediği şudur;
‘ ‘Öldü.’ deyip yanan yakılan,
matemi gönlünü isyan ettiren.’

9 mayıs
ALLAH’ımın Sözcüsü,
zamanı vermiş, “Zamana uyulsun.” demiş.

22-1
“GÜZELLİKLER GÖRÜLSÜN,
NASİBE BOYUN EĞİLSİN.” denmiş,
gelecek her olay sır kalmış.

31
HAK’tan alacağı cevap,
“KANUNA UYMAYAN, CEZASINA UYSUN.” DER.
Şeriat, devlet kanununa riayeti emreder.

2
Hak olanı almak,
pak yolunu bulmak,
irfanını bilmek,
‘RAHİM.’ deyip uymak.
KEVSER suresinin özü budur.

15
YÜCE, geceyi günün olayına kapak diye örter.
Kula “SONDAN BİR EVVELKİ GÜNÜ UNUT.” DER.
YAHYA Hazretleri

29
‘Ah.’ demeyiz, ‘HAY!’ deriz.
Yumuşak yol dileyen, ‘HAY ALLAH’ım.’ diyendir.
‘Cezadan uzak tut ALLAH’ım.’ demektir.

5
Beden ile çıktı denilen;
dünya gününde ölmeden öldüğünü,
RUH ile vardığını bildirir.
Daha önce verdim; her kul anda gider-döner.
HAZRETİ MERYEM ile HAZRETİ İSA;
vardığını bilebilen,
perdenin dışında kalabilen oldukları için.
Bunu etraftan bilenler,
beden ile çıktıklarını zannedenlerdir.
Aslında beden çıkmaz elbet.
Onlarda beden o kadar hafif ki,
gözden dahi uzak kalabilir.

30
(FATİHA SURESİ’nin Türkçe anlamı)
Mücehhez dünyanın TEK KURUCU’su,
her kulun TEK VERİCİ’si,
sevenin-sevmeyenin,
bilenin-bilmeyenin KURTARICI’sı.
Yarattığı her varlığa,
kucak dolusu vergisi olan YÜCE ALLAH’ıma,
bağlantımı gönülden diledim.
Uymaya çalıştım,
her türlü şerre arkamı verdim.
Meyhanede şarabı AŞK diye gördüm.
Ancak içtikçe erdim.

5
(HIZIR-İLYAS)
Birine derya, öbürüne topraklar bahşedilmiş.
“Dileğince dolan, yardımınca gönülleri al.” denilmiş.
“Kul gönlüne sevgileri öyle koy.” diye izin verilmiş.

22
Dünya halinde O sende, göçünde sen O’nda.
‘Dünyayı sileyim mi, SANA geleyim mi?’ dersen;
“GÜNÜNÜ BEKLE,
GÖNLÜNE AŞKIN SONSUZUNU EKLE.” DER.

2
O YAZAR, O DÜZENLER,
O GÖRÜR, O GÖZETİR.

13 mayıs
VEREN O, SEREN O.

19
‘Dilenen yere beni getir Allah’ım!’
demekten maksat,
umduğunu bulmandır.

2 eylül
Zengini yaratan, fakirin gözeticisi değil mi?

24
ALLAH’ım GÖRÜCÜ’dür, her hali BİLİCİ’dir.

‘Vermez.’ diyene de ki;
‘VERGİSİ’nden zerreyi kesmez.’

30
Oluk-oluk akan suda,
kaderine bakan HÜDA.
Elbet güzellik var bunda.
OSMAN

12 ekim
YAZAN O, GÖZETEN O,
gönlünü GÜL ile bezeten O.

YARATAN, YAŞATAN, GÖZETEN ALLAH'ım.
 
14
ALLAH'ım DER ki 'CÜMLE BİZ'DENDİR.'
MERYEM

18
Dedi ki: ' Katreyi aldık, katrede böldük,
sözü son diye bağladık,
Selamımızı her DOST diyene ilettik.'

5
Dost kapısı vuralım sofrasına oturalım.
Diyelim ki: 'TANRI beraber diler,
kulu-kulu ile RAHMET'e erer'

14
BAĞIŞLAYAN ALLAH'ım ESİRGEMEZ!

22
Seni, beni, onu yaratan, gözeten BİR’dir.

7 mayıs
‘ALLAH’ım yardımcıları olsun’ dedi,
RESULÜ cümlenizi selamladı.

13
KORUYAN ALLAH’ım,
YOLU’na talip olanı BİLİR, BİLDİRİR.

13
YÜCE ALLAH, RESULÜ'ne
"ADIM İLE ANILASIN!" dedi,
MÜHRÜ'nü verdi.

27-1
Sizler adına RESULÜ’ne sorduk:
Olgularını sergiledik, hoşnut musunuz?
Denildi ki: ‘Sonsuzluk kadar.’

“Daha önce verdik.
Bilen zerreleri tek-tek ayıran,
 ‘Bütünle.’ denileni, bulan ile belledik,
sizler ile bekledik.” dedi,
SARI ANA yaprağa adını yazdı.

İman edelim ki;
O GÖRÜCÜ’dür, O VERİCİ’dir,
O hatalarımızı –af dilersek- silicidir.
YUNUS

19
“...Yağdan baldan söz alsak,
her dileyene versek,
BAĞIŞLAYAN ADI’na sofrayı kursak,
elimizi açsak ‘ALLAH’ım!’ desek;
kime hesap vereceğiz,
kimden sorgu açacağız?”
dedi, FATIMA

ESİRGEYEN, yolun taşından korur;
BAĞIŞLAYAN, sanma hataları yüzümüze vurur.

6
“...Ne DİLERSE olur,
kul O’nun DİLEDİĞİ’ni bulur!”
dedi, HACI BAYRAM

10
HAZRETİ ALİ selamladı,
RESULÜ’nün üç öğüdünü sizlere iletti:
1- Rehberiniz KUR’AN, gönlünüzde her an.
2-Yolunuz kumda, sildiğiniz kinde.
3-Ocağınız her birinizin açık,
gönülleriniz de açık kalsın,
öylece her gelen açık gelsin!

17
MİRAC’ında RESULÜ’ne,
hazırlığı hakkında sorulduğunda;
‘Gayretteyim ALLAH’ım!’ denilmiştir.
ALİ

28
MEVLÂNA adını aldığım günde,
cümlenizi sevdiğim anda;
HAK ile BİR’liği buldum,
HAK ADI’na vermeye geldim.
 Aldığım iznimde DENİLDİ ki:
“HER GÖNÜLLE ALIŞAMAZ,
HER BİLENLE BULUŞAMAZSIN!
YOLUMU ARAYANI ÇAĞIR!
AÇACAĞIZ, UYANLAR İLE GEÇİRECEĞİZ!”
İznimi aldım sevindim,
her DOST diyenin sofrasına anında katıldım.
Olayımız budur!

ağustos
“Komşuya el verildi ise,
bil ki YÜCE GÖREN’dendir,
sevdiğini sevdirendendir.”
dedi, FATIMA

14
Her anında ‘YA RAHİM! YA RAHMAN!’ diyesin,
dilinde de tesbih edesin!

29
RABB’im verdi güzeli,
DEDİ “AĞAÇ DÖKER GAZELİ.”
YUNUS

11
RESULÜ’nün üç öğüdü sizlere,
yol versin gören gözlere:
Alınız, aldığınız kadar veriniz!
Görünüz, gördüğünüz kadar seviniz!
Doyunuz, doyduğunuz kadar doyurunuz!
ALİ

4
YEMEN’de, cümlemiz selama durdu,
RESULÜ dört yönde niyaza vardı.
Dedi ki:
“Dağlar ezmesin, dalgalar gezmesin,
toprak dağılmasın,
kulu HAK’tan başka eğilmesin,
başına aldığını bedenine sormasın,
gelen tozu kötü diye yormasın,
ERENLER adına HAK’tan aldığına inansın!”
ALİ

9
Bal ile badem, nerdedir ADEM?
KORUYAN ALLAH’ım, verdiğini gözetir,
SEVER sevdirir.
MERKEZ

12
HAMZA DOST selam ile söze geldi:
“BAĞIŞLAYAN ALLAH’ım,
gölgesiz DOST’luk versin...”

Kulu düşündüğünde hür ise de,
niyetinin oluşunda bağımlıdır.
KORUYAN ALLAH’ımın SEVGİSİ’ndendir.
RABİA

2 şubat
Bir öğüt RESULÜ’nden:
“Aşamam demeyiniz, aşmaya niyet kurunuz.”

3
RESULÜ’nün sözünü tarayalım.
İlmi, nerde ararsan, orda bulacaksın.
HAMZA DOST

24
BAĞIŞLAYAN ALLAH’ıma,
her nefesim ulaşır
YUNUS

15
Her sözüne uyduk, üç sözü ile doyduk:
Saymayı, uymayı, sevmeyi katık etme,
asılda kullan.
ALİ

29
Denizler yosunlarla,
kulları YASİN’lerle beslenir

31
Gelene geçene sordum,
‘Sevginiz BİR midir?’ HAY dediler.
‘Gönlünüz gür müdür?’,
RAHMAN olan ile dediler,
KAYGUSUZ’a kayguyu sildirdiler.

ALİ RESULÜ’nün Selamı'nı cümlenize iletti.
“Selam benden benimle,
selam sizden benimle yerine ulaştı.”

21
“...ALLAH’ım cümleyi korur.”
dedi, SEYYİD OMAR

21
“...RABB’imiz korur.”
dedi, SİNA

2 ağustos
ALLAH’ım,
‘HER OLAYIN GERÇEĞİNİ AÇINIZ.’
diye görevlendirdi.

12
Korur kayırmaz, sever ayırmaz,
zoru verse de kolayı çevirmez.
İBNİ SİNA

17
seni beni eylemeyen,
günlük olayları peylemeyen,
güzeli çirkini paylamayan,
O ne GÜZEL’dir,
yarattığını seven,
O ne GÜZEL’dir,
seveni bilen,
O ne GÜZEL’dir,
her gönüle giren,
O ne GÜZEL’dir,
sebepleri kulunun önüne seren
ve O ne GÜZEL’dir
ne olursa olsun cümleyi saran

RESULÜ KUR’AN’ı yazdı
kaim oldu ve RUH’u bedenlendi.
Doğruyu bildiği,
gönülden her yönü açtığı, açıktır.
Ve okudu, ‘Sen de oku.’ diye belletti.

“...BİLGE olan,
yaratılmış binbir zerresini noktalamış olanlardır.
O zaman, HÜKME adım-adım uyarsın,
HÜKMEDEN’i duyarsın,
sırtını HÜKMEDEN’e dayarsın;
ne düşersin, ne şaşarsın, ne yok yere koşarsın.
‘ALLAH’ım! Binbir zerremize katılalım,
bilgimiz ile.’ diyelim, niyaza duralım.”
dedi, HAMZA DOST

12
BAĞIŞLAYAN,
her niyette yerden göğe gerçek olanı verir,
DOST BAHÇESİ’nde
cümle ile aynı gerçeği buldurur.

26
‘Yol bizimdir.’ derlerse,
HAKK’ın SESİ gelecek.
Diyecek ki, ‘BEN’DEN SANA YOL AÇIK.
SENDE, HANİ NİYET?’

19
RESULÜ’nün, kulluğu tarifi şöyledir;
meyveyi aşsız yemeyen bilmez,
bulguru taşsız arayan bulmaz.
Kul ile kulluğunu bilirsin,
gönlünde olan ile gerçeğini bulursun.

29
Selamet SEN’den ALLAH’ım
MUHİDDİN ARABİ

Seni beni YARATAN,
 cümle yarattığını GÖZETEN,
SEN’sin ALLAH’ım.

3 aralık
RESULÜ selam verir,
     ‘Çıkmazlar.’ der ‘Sözümden.’

7
“...SÖZ RABB’imden ise,
GÖZLEYEN de RABB’imdir.
O’nun SÖZÜ’nü,
O’nun GÖZÜ ile attığımız her adımda,
ADI ile yürürüz.
‘DUR’ dediği anda,
yerden göğe inkar asla olamaz,
isyan kalamaz.”
dedi, YESEVİ

13
“LÂTİF ADI ile kendimi buldum,
kulluğuna öylece talib oldum,
gayrıda kalan her olaya
sebep sormadan güldüm.”
dedi, MERYEM

FAHRİ seyrana daldı,
seyirde BİR’liğe güldü.
(‘FAHRİ ALEM’, RESULÜ?)
EYVALLAH.
(BİR’liğin her an devamı?)
EYVALLAH!
“Ağlayandan gülenden,
dökülen yaprağı sevenden,
her yaşta, her başta olanı sayandan
ALLAH’ım RAZI olsun,
RIZASI cümlenizi bulsun!” dedi,
RESULÜ cümlenizi DOST KAPISI’na çağırdı.

25
Varolanın verdiğine,
VAREDEN’in gördüğüne,
RESULÜ’nün sevgisi ile ördüğüne
cümlemiz inandık,
günüm var diye kaydettiğine,
 gönülden katıldık.

3
“...RAHMAN olan ADI’na
bin bir niyaz ile sığınalım;
dağların karı inse,
RAHİM olan ALLAH’ımdan,
verdiği ile kalmayı dileyelim.”
dedi, RABİA

9
Selam HAK KELAMI’dır, selamete erelim.
YARATAN gözetir, kahrımızı silelim.
Bir lokmaya sahip isek, ‘Şükür ALLAH.’ diyelim.
Seni beni YARATAN’a,
cümlemizi GÖZETEN’e,
nazımıza naz katana,
gönlümüzü açalım.
RESULÜ’nün üç öğüdünden
ömrümüzün her anını nasiplendirelim:
1- Ne verdi ise, ‘EYVALLAH!’ deyiniz.
2- Ne sordu ise, tövbenizi bildiriniz.
3- Nerde gördü ise, şükrediniz-şükrediniz.
VEREN ALLAH,
SORAN ALLAH,
GÖREN ALLAH,
SEVEN ALLAH,
SEVDİREN ALLAH

17
‘Bildim SEN’i ALLAH’ım esirgemeyensin,
esirgeyene arttırmayansın.
SOMUNCU

18
HAZMA DOST sözü aldı:
“ ‘DUR!’ dediği gün bize;
hırkayı atacağız, Dost elini tutacağız...”

14
RABB’im KUR’AN’ı
“OKUYUN, ÖĞRENİN, ÖĞRETİN.”
diye verdi,
kainatı kulunun önüne serdi

15
Seçenden, seçilenden, SEÇTİREN’i görürüz

“...BAĞIŞLAYAN RABB’imin ADI ile,
her zerremizi birbirine DOST edelim!”
dedi, YUNUS’um

19
“Değdiğim her çalıda,
heybenin tozu kaldı;
yerden göğe baktım da,
aklımda RESULÜ’nün sözü kaldı.
Dileyin de RABB’inizden RAHMET’ini,
görürsünüz kaldırır üzerinden zahmetini.”
dedi, EYYÜB’üm

12
‘Ümmetim ile paylaşayım,
sunduğum her damlada onlarla halleşeyim.’
dedi de RESULÜ,
aldığı KEVSER ŞARABI’nı
onun ile olanlara payladı,
‘Daha gelene.’ dedi, peyledi.
YUNUS

BAĞIŞLAYAN,
RAHMET’i bol OLAN,
AYIRMAYAN,
ADİL OLAN ALLAH’ım
YUNUS

RESULÜ’nün Yolu’na,
cümlemiz girdik koluna.
Sorduk; ‘Müslüm olan ile misin,
müslümü bilen ile mi?’
“Meyus olma ya ALİ.” dedi.
“Gelmiş geçmiş gelecek,
cümlesi ümmetimdir;
gönlümde olan sevgim,
Güneş misali ziynetimdir.
Nasıl Güneş,
her yaratılmış ile oluşur buluşur;
YA ALİ, O GÜN’de oluşacak
her zerre ile buluşacağız."

4
MEYDAN her kulunu çağırır, dileyen gelir.
Cümlenize selam olsun,
her adımda DOST ADI anılsın.
(‘DOST’tan murad;
RABB’imiz mi, PEYGAMBER’imiz mi?)
‘ADI’M İLE YAZDIM ADI’NI’
dediğinde ayıramazsın;
kimden gelirse gelsin,
selamını asla çeviremezsin.

10
BAĞIŞLAYAN RABB’im,
RAHMAN ADI’nı bildirdi,
cümlesine buldurdu.
EYYÜB

 MERKEZ’im dedi ki:
‘Doğmayan doğurulmayan,
silmeyen silinmeyen,
bölmeyen bölünmeyen BİRLİK’e talib olduk,
sevgimiz ile galip geldik,
verdiğin bilgin ile ALLAH’ım SEN’i bulduk.

24
 BAĞIŞLAYAN ADI’nı dilimden düşürmedim
ADEM

5 aralık
O GÖREN’dir,
O BİLEN’dir,
O bileni gönderendir!
VEYSEL    YESEVİ

Kulak verdik YAZAN’a,
DEDİ ‘UYMA YOZANA.
MERKEZ

12
‘BAĞIŞLAYAN’ın, RAHMETİ’ne;
BAĞIŞLAYAN’ın, hizmetime armağanı.’
SARI ANA

VEREN’den şüpheye düşmedim
YESEVİ

26
Seni sana bulduran,
seni sen ile olduran RABB’im,
yarattığı ile dostluğunu kuran RABB’im;
beklemeden verendir,
saklamadan görendir,
gördüğünü gözetendir.
YESEVİ

10
HAKİM olan ALLAH’ım;
verdiğini bilendir,
yarattığı her kulunu görendir,
açtığı her kapıyı talib olana gösterendir.
ALİ

27
Aç oku KİTAB’ını,
gör RABB’in HİTABI’nı:
“BEN YARATTIM KULUMU,
BEN VERİRİM YOLUNU!...”
BEHLÜL

6 mart
Dilediğince yarattın RABB’im,
Sevgiliye gerçeği yaşattın
VELED

18
 Sahip olmak,
kendinden her zerreye hükmetmektir!
Hüküm sahibi, sadece RABB’imdir!

28-2
MUHİDDİN,
affı büyük RABB’imden
cümleniz için niyaza durdu, selamladı.

17
‘Gel!’ denilen her ana,
‘Gör!’ denilen her yana selam verdik.

22
YESEVİ.
“BAĞIŞLAYAN ALLAH’ımın
bağışlayıcı kulu olmalısın...”

4 haziran
“OL” DEDİĞİ anda,
“BİL” DEDİĞİNE yazdırdığı,
“GÜL!” DEDİĞİ ile
her zerreyi GÜL’lediği o gece;
her zerre hücresi ile bağımlılığını düzenler,
eksik geleni tamamlar.
‘Her yaratılmış mı?’ denir.
EYVALLAH.
YUNUS

RESULÜ dedi ki;
“Her kuş, kendi gerçeğini uygular.”

Aldığım hizmet ile cümlenizi saracağım,
bekleyen her yaratılmışa soracağım;
“Adı’m ile geldin mi,
duyduğun güne güldün mü?” dedi,
RESULÜ cümlenizin varlığına
Şefaatçi olduğunu bildirdi,
AKDEVE’ye ak yükü sardırdı.