Sevgi-1
6
Doymayı değil sevmeyi bilirsen,
kendini bulursun.

1
Kalb sesini duymalısın,
   ‘Sevdim seni.’ demelisin.

12
OMAR der ki:
“Sevmek, kulun gönlünün açık olduğunu gösterir.
Seven kulun dileğini, ALLAH’ıma açarız.”

15
Asmanın üzümü yenir,
güzelin yüzü süslenir,
sevenin gönlü yıkanır.

17
ALLAH’ım! ‘SANA şükürler’ deriz,
verdiğini çirkin de görsek severiz,
gözümüzün hatasına kızarız.
Gönül ile, her yaratılanda,
güzelden daha güzelini ararız.

18
 Vurmakla değil, sevmekle buldu.
Saygıyı bildi, sevgiden saydı.
Saymayı sevgiden bilen kutludur.
Sevenin saygısına karşı gelen mutludur.

6-1
Geldim buraya, vardım YÜCE’ye.
ALLAH’ımın kullarına SEVGİSİ’nin
derecesini ölçmek değil.
O kadar, meczupluk olur düşünmek.
Yalnız aciz varlığımla sığdıramadım,
kuluna SEVGİSİ’ne akıl erdiremedim.
O kadar sevgiyi dünyada düşünemedim.
Ne kadar aciz olduğumu orada anladım.

8
Seven sevdiğini bekler, sözünü gönüle ekler.

sevindirmeden sevinme.

6
Seven sevilir, yaratılan yaşatılır.
Sevginin, ALLAH’ıma ibadetle eş olduğunu bilseniz; sevgiyle taşarsınız, bir ömür yaşarsınız.
Ömür belli, yaşamak, ömür kadar.
Amma AŞK’la yaşanan ömür, ahirete götürür.
AŞK’ın yeri gönülde, gönlün yeri ALLAH’ta.
‘Yandım.’ desen yanamazsın, yaşamaktan bıkmazsın, ölümden hiç korkmazsın.
Olduğun gün bulursun, bulduğunu bilirsin,
NURU’nu görürsün.

1 mayıs
Çiçek sevilir, her cinsi.
VEREN’den YARATAN’dan gelir çünkü.
Çirkinini gördünüz mü?
Seven sevilir, insan kıymeti bilinir.
Yanılmayın, yalnız çiçek demedim, seven dedim.
Yaratılan her şey sevilir, seven sevilir.
Yüz güzelliği değil,
yaratılmasındaki hikmettir mühim olan.

10-2
‘Almam’ demek, vermeyi dilemekle olur.
Vermek için, almamayı göze almak gerek.
Sevgiyi.
Seversen, er veya geç sevilirsin.
Sevgi gösterisi beklemeyin;
sevmeyi kendinize vazife edinin,
‘ALLAH’ımın EMRİ’dir’ diye kaideye uyun.

12
 Sevmeyi dene;
iyide-kötüde, güzelde-çirkinde, temizde- piste.
Aldığın her nefeste sevmeyi kendine mal edersen;
kötüyü görmezsin, ‘Çirkindir’ diyemezsin,
gönlüne yumuşak yoldan başkasını koyamazsın.
 
13
İyilik sevmekle ölçülsün.
‘Kötü’ dediğin kul, gönlündeki dikendir.
Sevgi, dikeni ezer yerine gül diker.

24
‘Güzel olana kulun yapısı’ deme,
‘ALLAH’ımın VERGİSİ’ de.
Severek bak.
Kula arkanı dönme, kaşını çatma;
‘Kötü’ deme, güzellik ara.
Her kulun bir güzel yönü var.
Onun yönünde olmayı bilirsen, sevmeye alışırsın. Sevmekten maksat;
ALLAH’ımın VERGİSİ, YARATTI diye olmalı,
kulu kırmamaya çalışmalı.

25
Sevmeyi bilenler sevilir,
sevmekten kaçanlar unutulur.
Unutmak hata,
sevmeyi öğretmeli.

28
Sevişle dövüş sarmaşır, aynı neticeye ulaşır.
Seven sevilir, sevilen sevinir, el-ele verilir.

14
yumuşak kul, sevilendir.
Sevenin-sevilenin YARDIMCISI ALLAH’tır.
Sevmek; karıncayı bile güzeldir,
yere düşen kuru yaprağı bile,
tarladaki çatlak toprağı bile.
Sevmenin ölçüsünü;
geldim kaldım, döndüm vardım,
hâlâ bulamadım, bulmayı düşünmedim.

23
Sevmek nedir bilir misiniz?
Sevdiğim dediğine, canını feda edebilir misiniz?

24
kula dünyada sevmedik bir şey olmamalı.

25
Almaktan çok vermek,
sevmek, sevilmek yolunu açar.
Sevilmekten çok sevmeyi öğrenin,
güzellik arayın, ‘Çirkin’ demeyin.
Hiçbir yaratılmış yoktur ki
müstesna bir güzelliğe sahip olmasın.

21
Sevmeyi bilen, sevilmeyi diler.
 
9
Yol, yürümekle; kul, sormakla;
ahiret, sevmekle bulunur.

Seven sevilir.
Sev seni seveni, sev adını diyeni,
sev kötü söyleyeni, sev ekmek vereni,
sev taş atanı.
Neden sevmeyeyim, kul olduğunu bilmeyim?
‘Yanılmak madem kula,
o da yanılmış ola’ derim.
Ben ona sarılırım, sevgimle yolumu veririm.
Sevdiğime sevinirim.
Sevmekten bıkmadım

Sev-sev-sev.
Yediğini, gördüğünü, düşman değdiğini sev.

14
Sevmek, MEVLÂNA’nın eseri değil.
Dünya kurulurken, ALLAH’ım sevgiyi de vermiş.
Ne var ki,
kulun gönül gücü ne kadarsa, onu verebilir.
MEVLÂNA, sevmeyi dünya bedenine sığdıramadı.
Gittim vardım, hala ucunu bulamadım.
‘Yalnız sen mi?’ demeyin.
MEVLÂNA, gönlü ne kadar ki söz etsin?

23
Sevmeyi ALLAH’ımdan gelenden öğren.
ALLAH’ımın EMRİ değil mi?
Sev, sev, sev.

28
CAN derler, sevmekten söz ederler;
sevmenin ölçüsünü buldular mı,
suni sevgi yaptılar mı?
Kulu kul eden hiç bir icat yapılamaz

8
Kulun kula sevgisi, ALLAH’ıma saygısı;
kulun kula saygısı, üstün terbiyesi.

15
Kim kimi severse, doğruya çeker.
Onun için derim, sevin.
Beklemeden sevin, almadan sevin,
yermeden sevin, ermeden sevin, görmeden sevin. ALLAH’ım ne verdi ise, sevin.

25
Gönülle sev kulunu.
Sevmese de seni, sevmesini öğretirsin.
Sevmeyi öğretirsen,
bir kul daha kazandırırsın.

30
‘Sevileyim’ demeyin, sevin.
Seven, sevilendir.
MEVLÂNA’yım!
Sevdim, sevginin sonunu bulamadım.
Sevildim, döndüm YUVA’ya geldim.
Yüzler yıl sonra,
gene noksansız sevildiğimi gördüm.

3
Sevginin ölçüsü yoktur.
‘AŞK’ dediğin, kulda aradığın; günlük olaydır.
Sonsuz AŞK ALLAH’adır.
Bulana değil, arayanadır;
sönene değil, yananadır.

7-1
Kul kulun sevgisine değil, şefkatine muhtaçtır.
Sevginin sonu yoktur,
şefkat ise mahduttur, sınırlıdır.

8
‘Kâinatı içinde aramak nedir?’ diyene deyim.
Sonsuz sevgi.

10
Geleceğe umutlu ol ki, dumanı silesin;
gönüle kainatı koy ki, sevmeyi bilesin;
almayı değil vermeye çalış ki, sendeki kaynasın.

16
Toprağı düşün.
‘Sevmezsen bilir mi?’ deme, elbet bilir.
Seversen bakarsın, o da sana bakar.
Sevmezsen o da sana döner.

17
Almayı beklediğine itina edersen;
hem veriminden, hem sevgisinden kazanırsın.
Sevgi, dünyayı ayağa serer.
Sevgi olmayan yerde, dünya zulümdür.

19
Sevmeyen kullar, uyuyanlardır.

23
Sevdiğim kadar sevildim.
Sevdiğin kadar sevilirsin, ölçü budur!
Alış-veriş değil, ALLAH’ım öyle nasip kılar.
Sevenin sevilmesi, ALLAH’ımın EMRİ’dir.
Sevmek karşılıklı değil.
Kuldan karşılık bulmazsan üzülme,
kul seni sevmezse yakınma.
Kuş sever, kedi sever, kuzu sever;
onlarla gönül avunur.
Manası açık; sen karşılık beklemeden sev,
karşılığından mahrum kalmazsın.

2 şubat
Sevin ki, sevilesin,
‘Has kuluyum’ diyesin, olgunluğa eresin.
Sevenlerle beraber olmayı severim,
yerenlerle değil.
Yerdiğin kul, yerinmeye müstahak değil.
Olsa bile, haddin değil.
Vursa bile, yolun değil.

Sevdi isen, hem güzeli hem keli;
sevdiysen, hem akıllı hem deli;
o zaman derim sana ‘VELİ’.
Sevilir, olmasa da güzel;
sevilir ağaçtan dökülen gazel;
sevilir, yerdeki çamur;
sevilir, eldeki hamur.
Yolunu almak için, merdiveni çıkmak için;
sevmek gerek.
Seveni de yereni de,
yolunu çevireni de seversen;
yüksüz gidersin.

3
Saygı güzeldir, sevgi güzeldir;
kaybedilmedikçe.

12
Mümin olan bilir.
‘Severse beni, ben de severim onu’ dersen,
güzel söylersin.
Amma, ‘Sevse de sevmese de,
verse de vermese de ALLAH’ımın kuludur,
hata olan affolunur’ dersen;
çok güzeldir, müstesna olaydır.
Müstesna olaya kulluk etmek istenmez mi?
Her verilen sevilmez mi?
Ne beklersin, kulun takdirini mi?
Kul mu sana mertebe verir,
kul mu seni yüceltir?
O seni sevse de sevmese de,
kendi boşluğunu doldurur.
Ancak senin sevgin
seni bir basamak daha yüceltir.
Sevenle sevmeyen bir olmaz,
seven duman görmez,
sevmeyen huzur bulmaz,
sevilen unutulmaz.
Düşünün, sevdiğim varlık kadar
güne gelinceye kadar anıldım sevildim.
Mümin olan bilir, ‘Sevildim’ diye sevinir.
Neden sevinmesin?
Sevilmek de ALLAH’ımın LÜTFU’dur.

Sevgi zorla olmaz

17
‘Gelsem mi?’ demedim, gelmeyi gönülle diledim.
‘Sevsem mi?’ demedim; sevdim, sevdim, sevdim.
Yumağın düğümünü, sevgimle çözdüm.

Sevmek-sevilmek,
ALLAH’ımın en sevdiği,
NURU’nu verdiği kullara nasiptir.

Sevdiğim kadar buldum, öyle mertebemi aldım.
Her kul sevdiği nispette yücelir.

24
Meyveyi her yiyen aynı tadı almaz,
sevgisine göredir.

27
Saydığım günde,
sevdiğim yolda ne gördüm bilir misin?
Sevginin bolluğunu.
Kulda, bitkide, hayvanda.

28
severim diyen, saymayı bilmeli.

1 mart
Almakla vermek birdir, bastığın yerdir,
vardığın YÜCE’dir.
Aldığını ver ki, yükün olmasın.
YÜCE’ye varmaya hafif olunsun.
Dedim yolda yük zor gelir.
Yanılmayın yükten maksat güğüm değil.
ALLAH’ım nasibi ne vermişse, kul ona sahip olur.
Dediğim yük, kulun dünyada üzerine aldığı,
sahip olduğu itiyatlarıdır.
Kul gönlü kırmak, kul hakkı yemek,
kula söz etmek, hatayı yüze vurmak,
ALLAH’ımın VARLIĞI’nı
cehennem ateşiyle gölgelemek.
Kul korkuyla değil, sevgiyle ALLAH’ıma varır.
Sevgi güzellikleri görmeyle ateşlenir.
‘Kula iyilik yapayım’ dersen,
yaratılanın güzelliğini anlat.
Daha önce de dedim, elmanın çürüğünü at.
Her yaratılanın, güzellik gibi bir kusuru da vardır.
Kusuru örtüp güzelliği değerlendirirsen,
sen de cümle de kazanmış olur.

9
Sev sevdiğince.
Kundak ile değil.
Kundak bebeğini her kul sever,
ne zararı var diye.
Sevdiğini, zararı olduğunu bile-bile seversen;
yol, odur.

21
ALLAH’ım dahi, kuluna kendini zorla sevdirmez.

8
Sevgiyi içine koydun mu, çöp bile güzel gelir.

12
Sevdiğim güne baktım, boş geçtiğine yandım.
Sevmeyi bir yere bağlayana, gönülden üzüldüm.
Sevgi bağlanmaz, kul önünde eğilmez.
Sevmek, ALLAH’ımın verdiği bir meziyettir.
Ne var ki bir yerde kalmasın, çok olan alınsın,
kâinata yer verilsin, kul kuldan üstün görülmesin.

17
Kula sevgi veriniz.
Acınacak durumda olan, sevmeyi bilmeyendir.
Sevmek, mantık yoludur.
Mantığı kullanmak, kulun kendi elindedir.

Kulun nasibi kıt diye,
ALLAH’ımın SEVGİSİ’nden uzak sanılmasın.
ALLAH’ımın VERGİSİ ile SEVGİSİ ölçülmesin.


ALLAH’ımın YARATTIĞI’na ‘Kötü’ demek,
O'na karşı gelmektir.
Daha önce okunan, rakkase denen kul;
kulun tenkit ettiğidir, ALLAH’ımın SEVDİĞİ’dir.
SEVDİĞİ, YARATTIĞI’nı sevendir.
Ne olursa olsun, kim olursa olsun.
İster yerde sürünsün, ister ağzı burnu aksın,
ister gözü bir yana baksın.
ALLAH’ımın VERDİĞİ, her şeyi ile sevilsin.
ALLAH’ım, ne kötü yaratır, ne çirkin.
Kalıp sizi yanıltmasın.

25
sevmek, sevmek, sevmek.
TANRI’nın YARATTIĞI her şeyi sevmek,
sevgiyi bir ağaca bağlamamak.
Ağaçtan maksat, gözünü bir ağaca takmamak.
Çünkü ALLAH’ım, dünyaya bir ağaç vermedi

6
 NUMAN der ki:
“Dinde baskı olmaz.
Baskı ile sevgi verilmez.
 ‘Sev’ diye zorbalık edilmez.
Sevenle alay edilmez.
Yaralı kol bükülmez.”
NUMAN “Oldu.” der,
cümlenizi selamlar.

23
ALLAH’ımın kuluna SEVGİSİ,
görmeyen kulunun nankörlüğüdür.

25
ALLAH’ım VERİR, verişi bilinir;
kul verileni görür, gönüle gine de duman koyar.
Bu demek değildir, o kul mümin; niyeti kıt.
Ne var ki huzuru bulamaz,
dünyayı ne kadar güzel görse de sevemez.
Sevilmeyene, can-u gönülden hizmet edilemez.

4
Hangi çiçek güzeldir?
Elbet hepsi.
Güzeli güzele vuramazsın,
‘Sen daha güzelsin’ diyemezsin.
Sana, ‘Güzelsin’ diyene de ki;
‘Güzellik, YARATAN’ın, sevmeyi öğretenin.
Sevdiğim kadar güzelim’
Sevmeyenin sevilmemesi,
sevgiden nasip almamasındandır.

10-1
Sevgiyi bulmak için, güzeli görmek gerekir.

10-2
Hatır almak, kulu sevmek;
ALLAH’ımın LÜTFU’na ermektir.
Sevdiğin kadar sevilirsin.

2
Seversen beni, ‘ALLAH’ım YARATTI’ diye sev,
soyumdan diye değil, YARATTIĞI’nı sev.

7-3
Kuşun yüreciği küçük diye,
sevmesini bilmez mi,
fil kadar sevgisi olmaz mı?

22
ALLAH’ım, yarattığını, sevdiği için yaratır.
Sevdiği ile dünyayı paylaşmaz.

Seversen, bilirsin.
Seversen, görürsün.
Seversen, yerini verirsin.
Sevmeyi bilenle, yolunu bulan birdir.
ALLAH’ımdan geleni sevmezsen,
ALLAH’ımın verdiğini görmedin derim sana.
Yazımız sevilir, gönüle konulur.

Sevdiğin kadar sevilirsin.
Sevdiğin kadar anılırsın.

26-1
Fedakarlığın tarifi;
sevmeyeni sevdin mi,
sevgiden mahrum kaldın mı?

27
Seven şaşmaz, seven düşmez.
Tutanı, yol gösterin olur çünkü.
Seven sevilir, sevildikçe anılır

1 eylül
Sevginiz, ALLAH’ımın sizlere sunduğudur.
Her kapıyı açtırır, her sevileni buldurur.

8
Sohbet güzel, söylendikçe;
şarap güzel, içildikçe;
sarhoşluk güzel, dünyadan geçildikçe;
sevmek güzel, ‘ALLAH’ım!’ deyip seçildikçe.
Seç dedim güzeli, verilen her eli.
Gökte olan yıldızı, yerde duran her tozu sev ki;
verileni seçmiş olasın, imtihanı geçmiş olasın.

14
İnan, iman, sevgi ile bağlıdır.
Biri çözüldümü, öbürü işine yaramaz.
Sevgi de manaya olan sevgidir, maddeye değil.

4
Güzeli görmek başka, sevmek başkadır.

5
Senin öbürünü sevmen,
üstünlüğün değil, kulluğundur.
ALLAH’ım bunca SEVGİSİ’nden,
SEVGİLİSİ’nden ne alır?
Demek ki O’na verebileceğimiz,
yalnız sevgimiz var.
Onu esirgediğin an, kulluğun mu kalır?
‘Kulunuz’ diyelim, ALLAH’ım SANA dönelim;
elimizi açalım, şahitsiz SENİ bulalım.
Sevgimizi vermeye, ne kefil ister, ne şahit.
ALLAH’ına olan sevgiyi açıkça söylemek,
şahitle söylemek; açığa vurmaktır elbet.
Kefil, yeminle anlatmaktır.

Sevgi, sergiye konmaz, cümle kula gösterilmez.
Sen sev, sevebildikçe, gönülcüğün alabildikçe,
kainatı sarabildikçe.
Ağıza düşen AŞK, çiğnenen sakıza benzer;
sana güzel gelir, dinleyeni bıktırır.

8-2
Sevgin boş olmaz, kâinat sevmeyene dönmez,
sevmeyen verileni görmez,
görmeyen elbet ALLAH’ımın has kulu olmaz.

Ahiret; dileyenin, ALLAH’ımı sevenindir,
ALLAH’ımın VERDİĞİ’ni dünyada görenindir.
Görelim, sevelim, sevgimize sevgi ile aşı vuralım.

14
sevmek başka, AŞK başka.
Sevmek, gönlün alabildikçedir;
AŞK, CAN’ın verebildikçe.

27
‘Sevmez’ diyeni seviniz ki, sevmesini öğrensin.
Kulu ayırmak, sevileni kayırmak;
kulun bedeninin değil,
gönlüne düşen gölgenin hatasıdır.

seven kul olalım, sevilip göçelim.
YUNUS

5
YUNUS’um der ki:
“Sevmeyi bilen, görmeye çalışandır...”

22
Kul zikir ile de varır.
AŞK ile varmak, sonsuz sevmektir.
Sevgiyi karıncaya bile yöneltmek.
Arı, eğer iğneledi ise onu ezmek değil,
kendi hatanı sezmek gerek.

18 Aralık
Kanun neyi bekler?
İyi yetişmiş kulu.
İyi kulu kim yetiştirir?
Sevgiyi gönülden bilen.
Sevgiyi gönülden bilen,
yetişenlere de öğretir.

7
‘MEVLÂNA’yım’ diyene de ki;
‘Dumansız dünya tanıdın mı?
Her verilene uydun mu?
MEVLÂNA; ne güneşin batışına,
ne denizin dalgasına,
ne de suyun akışına rüzgarı neden göstermez.
Dünyayı olayları ile sever.
Olayları olmasa, dolayları bilinmez;
üzüntü tadılmasa, sevinç duyulmaz.

14
OSMAN der ki:
“Sevmesini bilenle, bilmeyen vardır.
Sevmeyen olmaz, olamaz.
ALLAH’ım yarattığından uzak kalmaz.
Şüphen mi var?
Elbet O’nun verişi diye severiz,
her yarattığında O’nu görürüz,
O’nun AŞKI ile ölmeden ölürüz,
göçtükte O’nu buluruz;
‘Biz SENİ, dünyadan da bilmiştik’ deriz.”

16-2
Bana olan sevginiz,
ALLAH’ımın TECELLİSİ’ne olan bağınızdır.
Sevgiyi ölçü veren, metreye vurmaz;
sevgi AŞK’a döndümü, sonu bulunmaz.

O’nun kuluna SEVGİSİ, o denli büyük ki;
VERDİĞİNE DOYMADI, “YETSİN ARTIK.” DEMEDİ.
‘Ver’ diyene VERDİ, ‘Verme’ diyeni SARDI.

19
Aşmadan varılmaz, taşmadan dürülmez,
dolmadan derilmez, görmeden bilinmez,
bilmeden sevilmez.
Görünce seveceksin,
sevmesen bile, sevmeyi öğreneceksin.
‘Sevmek nasıl öğrenilir?’ demek için;
gülün rengine baktın mı,
kedinin kulağını çektin mi?
Kulağını çekersen, tırnağına muhatap olursun.
Gene de seversen, sevincin büyük olsun.

21-2
Amade olduk, ‘ALLAH’ım YARATTI’ dedik,
karıncayı da sevdik.
Sevenin dostu çok olur.
Sevdiğin her kul, senin dostun olur.
Çünkü sevgin sana öyle gösterir.

4-1
Kuşun sesini sevmeyene,
sev deme, zorla sevdirmeye çalışma.
Varsın dinlemesin.

27
Acı yemeden, tatlıyı bilemezsin;
karanlığı görmeden, güneşe bakmazsın;
acımayı bilmeden, sevmeyi öğrenemezsin.
VEYSEL

8
sevgi gönülde olur.
Ne kulun sevgisini ispata,
ne yoluna şahide lüzum yoktur.
Kul kulu seviyorsa gönlündedir.
Sergiye koyuyorsa dilindedir.

21
Yumuşak yol dileyen, dileyenle bir olur.
Sevdiğin yerde değil, duyduğun yerde ara.
‘Neyi?’ dersen benliğini.
Sevmek kulun beden yapısına göre değişir.
Kimi çiçeği, kimi böceği sever.
Sevdiğinde ayrıntı olmamalı.
‘ALLAH’ım yarattı kulunun yoluna serdi’ dersen,
ayrıntısız seversin.
Sevdiğim bende kaldı, göçte YÜCE’ye vardı.
Deryada arayan gemi misali,
AŞK’ıma geldi benle bir oldu.
Bende ALLAH’ımın tecellisini gördü.
ALLAH’ım! AŞK’ımı gemi yaptım,
her dileyen kulunu çağırdım;
‘Gel gidelim, AŞKI’na yelken açalım.
AŞK gemisi benden, yelkenleri sizden olsun;
derya ile rüzgarı O’ndan’

15
Kulun kula vereceği, sevgidir.

20
sevgide diken görülmez, görende hata bulunmaz.
Varsın görsün, kendi hatasını kendi bulsun,
hatasına sahip çıksın.

26
Sevenlerin güçlülüğü, kainatın varlığıdır.
Hasta gönüllerde sevgi olmaz,
pas tutan bakır gibidir.

8
Güzellikte ne aradık?
Hududunu ne ile çizdik?
Sevgi ölçülerimizle.
Her kul, sevdiği derecede,
güzelliğin hududunu çizer.
Her kul, gördüğü derecede, kainatı çözer.
Her kul, aldığı derecede, ölçüsünü arttırır.

12
Geçtiğin yolda iz arama,
sevdiğin kulda gözünü sorma.
‘Sevmediğim kul’ deme,
sevmesen de sözünü etme.
‘Sevmesem olur mu?’ demeyin, sevmeye çalışın.
Dünyada her olaya karışın.
Yanılmayın, ‘Karışın’ demekten maksat;
her olayı tabağa koyun, temizlenen pirinç misali,
iyi ile kötüyü, yenecek ile yenmeyeceği ayırın.

16-2
Masaya niye oturursun?
Aşımı yiyeyim, nasibimi alayım diye.
‘Sevmedim’ dersen, masadan kalkarsan;
elbet aç kalırsın.
Açlıkta, yediğinin ne olursa olsun tadını bulursun.
Ne var ki, ne olursa olsun yiyeyim
aç kalmayayım diye düşünmeyin.
Sevmiyorum dediğinizi sevmeye çalışın,
kainatta her olaya alışın.

16
 ‘Sevildiğim kadar seveyim’ demesin.
Sevilmese de sevsin.

19
‘Kaderine isyan edenin,
devası var mı?’ dersen;
ALLAH’ımın verdiğine itiraz eden,
neden ‘ALLAH’ım’ dediği günün döndüğünü görür?
Ne var ki dönüşe yine itiraz eder.
Çünkü sevmemeyi,
beğenmemeyi kendine mal etmiş.
Pamuk yetiştiren, toprağını eleştiren şikayetçi olur.
Ne var ki kazancı eline girdikte,
yorgunluğunu unutur.
Tekrar dikime kadar.

11-2
Yumuşak yol; dilemekle değil,
ALLAH’ım ADINA sevmekle bulunur.

12
Sevmekte bulduğunu, övmekte göremezsin.

15
Cümleye demez miyim, nasihat etmez miyim?
Seviniz, sakınmadan; seviniz, dokunmadan;
seviniz, beklemeden.

17
ALLAH’ım O’nu bilene verir,
O’nu bileni görür, O’nu seveni sever,
O’nun yarattığını seveni
kendini sevenden çok sever.
Çünkü en büyük ibadet sevmektir.
Namaz-oruç, O’nu sevenlerin borcudur.
Dolayısıyla kendi kendini sevenlerin ibadetidir.
Namaz ile oruç ile, cümleyi de seversen;
MELEKLERİ’ne eşit olursun.

29
‘Sevgi yeterli midir?’ dediğinde;
‘Yetmediği zaman, sevgin kıttır’ derim.

Müsait olan her olay, kuluna sevmeyi öğretir.

1 ekim-1
Olgunluk, aramaktan öteye bulmaktır.
Aradığını değil, gördüğünü sev.

13
Sevginiz gönüllerinizde kalsın,
sergiye konulmasın.
‘Neden?’ derseniz açalım.
‘Güzel’ dediğiniz, sevgi ile haykırdığınız;
sizden başkasına güzel görünmeyebilir,
onda huzursuzluk yaratılmış olur.
‘Sen sevdin beğendin, ben niye görmedim,
aynı aşkla sevmedim’ der, mahzun olur.
Çiçeği sev, sevginle kal;
ağacı sev, gölgesinde kal;
kainatı sev, yolunu al.
Unutma, arının iğnesi olsa da, verdiği bal.
Her kulun gördüğü hal.
Sende olan sende kalsın,
kainat sevgine şahit olsun.

19
Dünyayı sevdi isen,
SIFATI’na AŞK ile bağlan.
Daha önce dedim, sevgi ayrı aşk ayrı.
Sevgi gönlün alabildiğince,
AŞK CAN’ın verebildiğincedir.

29
Sevmeyi deneyen, sevilmeyi düşünmemeli.

Aymayı bildikse, hatayı bulduğumuzdan;
sevmeyi bildikse, YARATAN’ı bildiğimizden.
LOKMAN

7
Sevmekten uzak kalan;
gün gelir yalnızlık acısına düşer,
sevgiye o zaman düşer.
Yediğini yemediğini sev,
gördüğünü bulmadığını sev,
duyduğunu almadığını sev,
senin olanı benim olanı sev,
senin olmayanı benden gelmeyeni sev.
Cümleye.
Sev ki, sevgide selamete eresin;
sev ki CANAN’da CAN’ını bulursun.
‘Ben O’yum!’ demek için,
O’ndan OLAN’ı sevmen gerekir.
VEFA

22
Demeyin kulunu ayırır,
sevdiği kulunu kayırır.
O’nun kayırdığı yoktur.
O’nu sadece, seven görür.

2 ocak
ALLAH’ımın YOLU’nda, zorbalık yoktur,
sevmesini öğretelim.

8
Anlatılmayan tek şey, sevgidir.
Mümin kulun gönlünde, sevgi vardır.
Sevgiyi tarif etmek,
çöldeki kumları tek-tek saymaktır.
CAN’lar BİR oldukta, AŞK’ı bulurlar.
Çirkini-kötüyü sildikte, YAR’e varırlar.

19
YUNUS’um sevdi ise, topyekun sevdi.
Sevgide AŞK’ı buldu.
Çünkü sevgi, AŞK’ın tomurcuğudur.
Yoksa sevgi de aşk da, aynı kökten beslenir.
Kök; gönlün, bahçene ekilen GÜL fidanıdır.
Ne kadar bol su verirsen, verimi güzel olur.
Ne var ki, aşırı su da, fidanı çürütür.
Yumuşak toprağın, fidanı da yumuşak olur.
Suyunu karar ile alır.

3
Dünyanın eşitsizliği olmasa;
çeşitsizliğinden yakınırdınız,
olmayandan sakınırdınız.
Dünyanın zevkini; ne yemede, ne giymede,
sadece sevmededir bilesiniz.

22
sevmek-sevilmek, YÜCE’nin EMRİ’dir.

 Madem YUNUS’ta da O, MEVLÂNA’da da O,
cümlede de O;
sevgi çember olur, cümleyi sarar.

23
Sevgi, kainattır.
Sevginin bittiği yerde, AŞK başlar.

9 mart
Sevgiyi her kul diler, ‘Seveyim cümleyi’ der.
Ne var ki sevgi, zincir misalidir, zorlamaya gelmez.
Kendi haline bıraktıkta, sevginin sonu olmaz.
Eklenmekten değil, zinciri zorlarsan ne olur?
Birbirinden ayrılır.
Kuvvetli olan zincir, kuvveti kadar dayanır.
Yüklenirsen kopar.
Sevdim, sevileyim dersen, sevene hürmet edersen; sevginiz sonsuz olur, ölümde hudut bulur.

4
Sevgi sonsuzdur elbet.
Ne var ki hududu, gene de çizilmiştir.
Sevginin dönüştüğü yerde, AŞK başlar.
Sevgi ölesiye kadardır, AŞK varasıya.

2 mayıs
Gör neyi dilersen, sev neyi görürsen.
Sevgide dileyiş vardır.

23
Duygu, vergiye bağlıdır; sevgi, çapını genişletir.
Sevgi, vergiden elbet.
Ne var ki kul, gönül mayası ile onu yoğurur.
Mayası geçmişse, hamurun değeri nerde kalır?
‘Mayanın ekşimesi nedir?’ derseniz,
dünyayı mekan bilme ile.

26
Dünya sana ne verdi?
Elbet hizmetinin karşılığını.
Sen ona ne verdin?
Sadece sevgini.
Sev de çalış, sev de gör;
O’ndan gelen her
varlığı, aynı yakınlıkta sar.
YUNUS

28
Yaratılanı severek, YARATAN bulunur;
o kuluna ‘Aşık’ denilir.

6
YARATAN’ı gördün mü?
Yarattığını çok gördüm, sevdim,
YARATAN’ı öyle buldum.
YUNUS

11
İbadet borcundur, sevgi harcındır.
Sevgin bol olsun, borcun HAKK’a ödensin.
Sevgisiz borç, mezat malına benzer.

‘Mümin oldum’ diyen,
andığı her kulun gönlünü hoş edendir.
Maddeyi dünyaya vermiş, manayı gönle koymuş.
Kainat senin olsa, kullarına nasip dağıtamazsın.
Halbuki sevgin, kainatı defalarca sarabilir.

25
Saygı, sevgiyi besler.
Saymasını bilen kul,
sevilmekten mahrum kalmaz.

6
Sadece bilmek, bildiğince görmek,
gördüğünce sevmekle varılır.

Adım-adım gidelim, görelim de bilelim,
görelim sevelim, sevgisinde eriyelim,
ermiş meyveyi toplayalım.
YUNUS

8
Her hayır sevgili kullarına.
Beni SEVEN’i, ben nasıl sevmem?
Beni YARATAN’a, ben nasıl gönül vermem?

14
MERKEZ’im der ki:
“Meyveyi olmuşundan,
sevmeyi ermişinden öğren.
Ham meyve yerken, tadını alamazsın;
cahil kulunun sevgisinde,
aradığını bulamazsın...”

15
HAZRETİ OSMAN der ki:
“Dost cömert olandır,
gönlünü seninle paylaşandır.
Maddeyi herkes paylaşır.
Sevgini paylaşabiliyor musun,
‘Al canım’ diyebiliyor musun;
sen O’ndansın.”

17
Gezdik çizme ile, çözdük sevme ile.
Gördük-bildik-sevdik.

24
Vergiye inandık, sergide gördük, sevgide bulduk;
sevenin gönlünde, gölgenin silindiğini gördük.

27
Görgü; kulun soyundan değil, suyundandır.
Sevgi; kulun yanında değil, huyundadır.

19
‘Yaşamak güzel’ diyene, ‘EYVALLAH’ diyelim,
yaşamanın özünü verelim.
Sevenin var ise, seven kadar yaşarsın.
Sevenin yok ise...

2 kasım
Senin kainattan, sadece alacağın-vereceğin;
sevgindir.
Gerisi nasibindir.

9
Varlığın vergisinde,
insanlığın sevgisi namütenahi mevcuttur.
 
10
Şer gönülden silindikte, serilen çiçekler görülür.
Seven sevdiği kadar sevilir,
çünkü gönül sevdikçe açılır.
Gönle darlık gelmez;
‘Dar olan’ dersen, öyle kul sevmeyi bilmez.

17
‘Seveni SEVER’ dersiniz,
ALLAH’ım ADI’na hüküm koyarsınız.
O seveni de sevmeyeni de sever.
Seven, sevdiği için O’nu yakın bilir.
Sevmeyen, kendi O’ndan uzak kalır.
SEVGİSİ’nden kayguya düşülmesin.

1 aralık
Sunduğun kadar alırsın, sevdiğin kadar bulursun.
‘Buldum’ dediğin an, kendine dönmüş olursun.
‘Sevdiğim beni sevsin’ dersen, yanılırsın.
Sen sev, sevmese de; sen sev, görmese de.
Seven ALLAH’ım olsun, bilen-gören ALLAH’ım olsun.
Varsın kulu taş ile arkamdan kovsun.
Kovuşta keramet vardır.
YUNUS

14
‘Sevdim’ dediğin anda, sevilene uyulur

‘MEVLÂNA’yı sevendenim’ diyenlere sözüm.
MEVLÂNA’yı sevenden isen, sevdiğini sev yeter. MEVLÂNA’nın sevdiği kimdir?
Çöldeki kumdur, göldeki balık, sazdaki tel,
daldaki kuru yaprak, yerdeki çatlak toprak,
yoldaki garip yolcu, seldeki çerçöp,
dağdaki sert kaya.
Yeter ki sırtını YARATAN’a daya.