![]() Gönül haz ile nefsi mağlub eder. ![]() Yolunun gidişine, gönlünün erişine ayak uydur. ![]() Serden soran, yerden alır. Gönülden soran, halden alır. ![]() O’nun KAPISI, gönüldür tapusu. Ne kadar mamur eylersen, o kadar hamur bulursun. Fırında pişirirsen, olumlu gelirsin. Un beden, su iman. Vermezsen duman, gelişin yaman. ![]() Gönül öyle bir saraydır ki, tezyinatı NUR’dur. NUR’unu harcama ki, sarayın aynayı sende bulsun, kainata aksetsin. ![]() Gözün olduğu yerde, ÖZ’üm anılır. Gönlün olduğu yerde, HAKK’a varılır. YUNUS ![]() Ayağımız yerde, gönlümüz serde. Gönlümüz serde yanlış değil. Kulun gönlü serdedir. Yolunu buldukta, benliği sildikte; serden, O’na verilir, ‘Sende ALLAH’ım!’ denilir. ![]() “Yoldan aşan ile, koşan bir midir? Gönülden açan ile, açana uçan bir midir?” dedi, YUNUS’um ![]() Gönlünden geçenden, görgünü açandan ayrı durma. YUNUS Gözden almazsan, gönüle verebilir misin? Sözden uymazsan, yönünü bulabilir misin? ‘Gönülden olana söz edilmez’ dersen; yel ile gelen, sel ile gider derim. ‘Yanlış’ deme! Gönül HAKK’ın her kuluna açıktır. Ne var ki HAK, gönlün tek sahibidir. ![]() “HAK elde, HAK dilde, HAK gönülde oldukça; gayrısını selamete götür. Götür ki, elin-dilin-gönlün vazifesini yapmış olsun.” dedi, HAZRETİ OMAR ![]() “Gönüller bahçedir ekesiye, ektiğini biçesiye.” dedi, YUNUS’um Kulun alacağı; ne yer ile, ne yön ile, sadece gönlü iledir. ![]() Yumuşak olmaktan maksat, göze bakmaktır. Gözden almadığın, gönülden bulmadığındır. ![]() Madem sen aklınla geldin, mantığın ile buldun; gönlün ile bütünlüğe yürü. ![]() Yumuşak yoluna, adım atanlarda, huzuru tadanlarda; gönlünden tenine akseden, NUR’unu müşahede ettik. ![]() Dünyayı bildik, kayguyu sildik. Gönülleri saldık, diledik gönül çobanı olduk. ![]() ‘YA ALLAH!’ dedik, yükümüzü dünyada koyduk, gönülden sevgi ile dolduk. Doldukça genişledik, genişledikçe yükseldik. ‘Nerden geldim, nereye gideceğim?’ dersen, kendine mesnet bulmuş olursun. Bedeni dünyaya bağlarsın, RUH’unu bedende görürsün. ‘Gelişe uydum, gidişe aydım’ dersen, gönlünü kainata açarsın. ![]() DOST yolu dedik, yola gönül ile vardık ![]() Gönül sarayında, ne kadar kul barınırsa; zenginliği o kadar çoğalır. ![]() Oyun seyreden. Nasıl ki kimi en önde oturur, kimi en arkada; dünya hali de budur. Biletin erken alan, önden yer bulur. Denir ki ‘Manaya bilet mi alınır?’ Mananın bileti gönüldedir, sanmayın ömürdedir. Nasıl ki ateşin evveli kömürdedir. ![]() Ayna yüzünü gösterir, gönlünü yüzün gösterir. Şarkı diye söyleyen, şarkıyı özürlü bulursa; hata, çözümündedir. YAZAN, gönlüne uyanı verir. ‘Çözeyim’ diyenin gönlüne uymazsa; hata YAZAN’da değil, çözeyim diyendedir. Dönük söz, sönük ateşe benzer. Dilediğin kadar yaklaş, ısıtmaz. Gönül sende, gönül bende, AŞK cümlede. Neden ısınmayalım? ![]() ALLAH’ım gönül kapılarını kendine, pencereleri kulların birbirine açmış. Penceren açıksa, gönlün elbet aydınlıktır. ALLAH’ım görendendir, açık olanı bilendendir. Kulun kendi yapacağı; kapısını, penceresini açacağıdır. Kapayan kendine, açan yine kendine hizmettedir. Aman diyene el vermek, açık pencereden görmektir. Aman diyeni duymak için, onun da penceresinin açık olması gerekir. ALLAH’ım, penceresini açmak için de aman dedirtir. Öyle olanda, aman diyene ses verende, sevgi çokluğu görülür. ![]() Gönlünü aydın tutan, ömründe güzel günü arttırır. YUNUS ![]() OMAR der ki: "Dumanı dağıt, hem bedeni hem gönlünü eğit..." ![]() ALLAH'ım gerçeği gönüllere akıtsın. ![]() Gönül zenginliği, yeniye yol açar. Mutluluk, gönüldedir. ![]() Her kulun AŞK’ı gönlüncedir. Niyaz, AŞK’ın çokluğundandır; dilemek, gönül tokluğundandır. ‘Dilemek, istemek değil mi, isteyen tok sayılır mı?’ denir. Dilenen O’dur. OMAR ![]() Halden hale yürüdük, etek fistan sürüdük, gelenin gidenin yoluna durduk. Her geçene sorduk. ‘Gönül var, verelim mi?’ Her gülene soralım mı? Bilen bilmeyen gelsin, gönülden nasip alsın. Alsın, dilerse elden ele sunsun. Dünya yolu birdir. Sorana gönül boldur. ![]() Geldiğimiz bildiğimiz kadar değil, uyduğumuz kadardır. Gönül kainata söz atar, göz atar. Ne var ki, aldığınca tutar. Ayağımız yerde, gönlümüz GÜL'de olsun. ![]() Günümüz güzele, gönlümüz ne ezele ne ebede nokta koymasın. Her an bilinsin. OMAR Gemiye katıldınız, gönülden gülünüz. ![]() YAR ile BİR olalım, YAR'i her gönülde bulalım. YUNUS ![]() Görgüye düşen, yolunu gönlü ile aşandır. Sahip olduğun sadece gönlündür. ![]() Zenginlik gönüldedir. ![]() Donattım gönlümü, dikensiz gül aramadan; dağıttım dumanımı, her olayı taramadan. ![]() Gerçeğin aynası, kulun gönlüdür. ![]() gölgeyi silesin, gönlündeki NUR'dan ışık alasın. ![]() Her kulun gönlü alış kabıdır. Dolasıya alırsın, dağıttıkça genişlersin. ![]() Olumsuzluk, niyetinde değil halindedir, doğuştan değil oluştandır. Gönlüne uymayanı haline katarsın, her olayda kayguna kaygu katarsın. ![]() Damarda akan kanda, candan gelen görülür. Sevgi gönül ile örülür! (Gönülden ne anlamamız gerekir?) Gönül, aldığın sevginin verdiğinden ötesini kendine mal eden, kendi bünyesinde kendini besleyen, verdikçe büyüyen, dağıldıkça çoğalan. 'Bünyede nasıl var olur?' dersen, RUH'un yapısına mal edilmiştir. (Gönül) HAK'tan aldığın, halka verdiğin kadar genişler! 'Nasıl?' denildi: Verdiğin nedir? HAK'tan aldığın değil mi? (HAK'tan aldığımız nedir?) Sevgi. 'Aldığın seni yüceltir.' denilen odur! Daha önce verildi. 'NURU'nu harcama!' denildi. RUH'un sevgi ile beslenir. Sevgi ile beslenmeyen RUH, akim kalır. Öylece her yaratılan vardığı gün, olduğu yerde kendini bulur. 'Akım, sevgi yüklüdür.' denmişti. Sevgiyi veren, verdiğinin ötesinde yüklenir! Yalnız, sevgi ağırlık değil, RUH'u hafifletir. Her elini tuttuğumuz kuluna sevgi akımı verelim, öylece sevgiyi birbirimize aktaralım! MERYEM ![]() her kulu gönlünce saray kurar. "Kimse kimsenin sarayını yıkmasın, kimse kimsenin hatasına bakmasın!" dedi, MERYEM ![]() HAK YOLU buldurur, kulunun gönlünü doldurur. ![]() Kemik yapının temelidir, gönül bedenin tünelidir. İki alemi bağlar, kulunu HAK YOLU'nda eğler. ![]() 'Gönül yerini bulsa, doyum öylece oluşsa.' denir. Her kulun gönlü yerindedir, sadece gönlünü yöneten serindedir. (Serden maksat baş mı?) EYVALLAH! ![]() Aramayı bilen, sevmeye yönelendir. Çok aşı cümle ile paylaşan, kendini gönüllerde taşıtandır. Kul, kendinin nerde olduğunu sevenlerin gönlünden bilir, her sevenle, bir basamak yukarda olur. Değil orda oluş, burda buluş vardır. Kapının açık olduğu değil, gelenin çokluğu ile gönül genişler. YUNUS ![]() Genişlik gönüldedir MERYEM ![]() Konuk gelse, 'Yerim?' dese, ona de ki: Gönlündür. Kucak açsa, 'Yardım' dese, ona de ki: Himmet YÜCE'dendir. ![]() 'Derdim vardır' diyene, 'Gönlün dardır' dedin mi? bilmeyi değil, olmayı deneyelim; demde gönlümüze uyanı, her gönülde arayalım. ![]() "...Dostun alacağı vereceği, gönlünün eseridir." dedi, YUNUS ![]() Gönülden yandı isen, nehirde sönmezsin. ![]() "...Demde BİR'liği bulalım, demde sevgiyi yayalım, öylece niyaza duralım, öylece gönül miracımıza varalım." dedi, ALİ ![]() "Diyar-diyar gezerim, 'Dost, Dost' diye ararım. Kendim arar, kendime sorarım. Nerde seni bilenler, nerde seni bulanlar? Gönüldeki DOST der ki: 'Sen, seni buldun mu? Sen sende oldun mu?' Gönül diyarına göç, ötesini geç." dedi, YUNUS'um ![]() Denilir ki, 'Sarhoşun sohbetine nasıl gelinir?' Gözler açık ise görülür. Sarhoş kimdir, nerdedir? Demek ki, AŞK sarhoşluğu şarap sarhoşluğunu yener. Kulun gönlü nefsine HAK AŞKI'nı sunar. Geçmedik HAK'tan bir gün, içmedik HAK'sız bir gün. Düşmedik yere, taşmadık sura. YUNUS ![]() Akıl eğitir dost odur, gönül öğütür post odur. ![]() Gönüller alıcıdır, akıl hallacı. ![]() Gönül açıldıkça açılandır, geçildikçe seçilendir. ![]() gönül kapısı beden yapısını verir. ![]() HAZRETİ ALİ dedi ki: "Görgü perdesine niyaz edenler, her kulunu bir bilip elinden tutanlar, gönülden 'Kara bulutu' 'Rahmet' diye ananlar, 'Cami' diye gönüllere dalanlar; kayguyu siliniz, ahlak yerindedir biliniz. ![]() Nasibimiz gürdür, gönüllerimiz hürdür. ALİ ![]() 'HAY!' diyelim, gönlümüzü diri tutalım. 'Gönül ölür mü?' denildi: Demde yerini bilmiyen, uyuyandır. Gönlünü uyutana, 'Ölgün' denilir. YUNUS ![]() Diledim GÜL'ünden, çiçeğin solmasın; gönlüne güzelden başkası dolmasın. Dün, bu gün, yarın BİR'dir. 'Değil' dersen, gönlünde kirdir. Paklan düşünden, saklan taşından. OMAR ![]() AŞK, yel ile gelip sel ile gitmez! AŞK'ı, yıldırım gelse eritmez! Gönlü, AŞK'tan başka arıtan olmaz! ![]() Gönlümüze aklımızı bekçi kılalım, öylece doğru olanı bulalım. Benim gönlümün bekçisi sen olamazsın, yolun doğrusunu başka bekçi ile bulamazsın. Gerçek YÜCE'ye açıktır! Yatan, kalkan, yürüyen her kulu bilir. Ne var ki, gönlünü ayrı, aklını ayrı kapıya bağlar. Gönül ayrı kapıda, akıl ayrı kapıda oldu mu; bilene bilmeyene uyar, her olaya gönül koyar, yönünü bulamamış her kulu. YUNUS ![]() Dün, bu gün, yarın kainat değişmez. Kul, gönlünü açmazsa gelişmez. Göz, gönlün aynasıdır. Aldığını verir, verdiğini bilir. (Baş gözü mü, gönül gözü mü?) Baş gözü bakar, gönül gözü yakar. ![]() Akıl yönetir, gönül donatır, nefis yanıltır. ![]() Her perde gözde açar, gönülden geçer. ‘Her gönülden geçen, olumlu mudur?’ dersin. Elbet değil akıldan süzülmedikçe. Önce akıldan süzmeyi öğretiriz. Gönül; akılla RUH’un kapısıdır. ![]() dostu çok olanın gönlü daralmaz DOST; elinde olana bakan değil, gönlünde çerağ yakandır. Çevreye gönül veren, gününü aydın görendir Gamdan uzak kal, gönlüne yumuşak ol Aynayı almadan, kendini göremezsin, gönlünü açmadan gülemezsin. ![]() Kumun yerde olduğu, kulun gönül ile bulduğu bilinir. Zerreler madde ile verilir, mana ile beslenir. Gönlünü öyle aç ki, madde olan her zerren mana akımın da erisin. ALLAH’ım, her halde akım alamayan kullarını korusun. ![]() Konuk olma sahibisin gönül yapının. PİR SULTAN ABDAL Gönül kapısı açık olanın hane kapısı kapanmaz. PİR SULTAN ABDAL ![]() gönül her yerde birdir gönül her kulda gürdür ![]() "...kulun yapısına değil, kapısına bakınız. Anahtar arayınız kapıyı açmaya, gönlüne geçmeye." dedi, YUNUS'um ![]() kainata gönül gözü ile bakalım ![]() ‘ÖZ’üm SANA açıktır, bana da açılsın ALLAH’ım’ diyelim, kendimizde olan cevheri bulalım, bulmaktan maksat, gönlümüze dönüşü bilelim. ![]() RUH’un CAN süzgecinden geçmesi gereklidir. (Üzümün şarap olması için mi?) Gönlünü oluşturması için. MERYEM ![]() Gerçeğe ayna tuttum, aynayı cümle ile birbirine kattım, her DOST adına gönlümü eğittim. Dedim ki: ‘Ben BİR’deyim, BİR’de olalım, BİRLİĞİ ile kalalım’ ![]() Kuşak belde, söz dilde, kul halde sefere gider, gidişte gönülde olanı güder. ‘Kapı kapalı’ derlerse inanma. Senin kapını sen bilirsin. Gönül HAKK’a açıktır her kulunda. ![]() El yerden aldığı gibi, gönül HAK’tan bulduğu kadar yerini görür. YUNUS ![]() Akıl beslenirse gönül süslenir. ![]() ALLAH’ımdan başka kimse, gönül hanesini göremez. ![]() Maddeyi her kul kendince yorumlar; manayı ALLAH’ım dilediğince kurar. (Hacca gitmek bile parayla değil mi efendim?) Parayı, kul yorumlar. (Bir can ekler: ‘Hakikatte hacılık gönül hacılığıdır, orada paraya ihtiyaç yoktur’) EYVALLAH! ![]() Gün-gün okuyalım, her gün bilgimiz ile gönlümüzü dokuyalım. ![]() Ne ‘Yaya kaldım’ diyen kalır, ne ‘Çoktan buldum’ diyen varır. Kulunun gönlünü sadece ALLAH’ım bilir. ![]() Kapılar asla kapanmaz, ‘DOST!’ diyebiliyor isen; gönüller kapanmaz, güzele çirkine yer ayırabiliyor isen. ![]() Yaprağı açmadan okuyamazsın, gönlünü açmadan halini dokuyamazsın. YUNUS ![]() "...Sözüne uyana değil, KUR’AN’ı gönlünde duyana uyalım." dedi, YUNUS’um ![]() Vardım durdum, ehline sordum: ‘Elma ile balı karsın’ dediler, yemesini söylediler. Gönül bulanıklığı. YUNUS ![]() Her varolan alışır, alıştığı ile oluşur, gönlünde ÖZ’ü ile buluşur. YUNUS ![]() Zeytin yaprağı yazar, gönlünde olanı kaygu bozar. Gönüle GÜL ile girilir. YUNUS ![]() "...Gönlünden atamadığın her konuyu, sergiye koy sat." dedi, HACI BAYRAM ![]() kendimi görevli sayarsam, ayağımı kazmaya öyle koyarsam; elbet alacağım gür gelir, gönlüm hizmet ile hür kalır. ![]() akıldan nakil edilen, mantık ile savrulursa, gönülde sentezini bulur. YUNUS ![]() "...Gönlümüzü cümleye açtıkta, ne esen rüzgar ne akan sel kaygu vermez. Her fidan rüzgar ile dalgalanır, ağaç oldukta, fırtınaya sadece selam verir." dedi, YUNUS’um ![]() Her varlık, darlığı geçer. Her darlık, zorluğu seçer. Gölgeler silindikçe, gönüldeki sevgi bölündükçe; ne darlık üzer, ne zorluk süzer. YUNUS ![]() "...Ben gönlüm ile savaştayım, DOST ile değil; yerden göğe barıştayım, post için değil!" dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() DOST deyip gülersen her gelene, DOST deyip ararsan her yaratılanı, gölgeyi kesin silersen, elinde olana şüphesiz inanırsan, aldığın her gerçeği O’ndan bilirsen; kimseden sorma; gönlüne danış, gönlün ile aracısız konuş. KAYGUSUZ ![]() "...Ay ile oluştuğun, Güneş ile buluştuğun günde, alış veriş gönüldedir." dedi, HAMZA DOST ![]() “Gam, yolumuz değil! Dert ağacı olaydı, yaprağı kara olurdu. Her ağacın yaprağı yeşil olduğuna göre, her olay güzele gidecektir; her kulu, gönlünü HAK ADI’na güdecektir!” dedi, RABİA ![]() Lambayı yaktı isen, gecedendir; gönlünü açtı isen, YÜCE’dendir. PİR SULTAN ABDAL Gönlünde ÖZ’ü vardır, dilinde sözü, cümlede bildi isen kozu ![]() "...Elden üstün dilin var, dilden üstün gönlün var; sar sarabildiğini, sor bulabildiğini’ " dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() Gölgeyi bilmezsen, Güneş’ten alacağını ayıramazsın; sevgi bilmezsen, önce kendi gönlünü doyuramazsın! ![]() Yayık aldık ağaçtan, ayran içtik bakraçtan. Kucak açarız, kaygudan kaçarız, el dil gönül birliğine talib çıkarız. YUNUS ![]() Her sözün yasası, gönlündeki kasasıdır SOMUNCU ![]() Gönüller, verdiğin ile beslenir. Ömrün, gönlün ile süslenir. HAMZA DOST ![]() Mayayı yoğurdun mu, ununu kavurdun mu, dayandığın gerçeğe gönlünü uydurdun mu? Dilde olumsuz gelen, gönülde pişmeyendir. PİR SULTAN ABDAL BİR’liğe inananlardanım, gönlüme güvenenlerdenim ![]() “Bayram, günü değerlendirenedir. Bayram, günü gönlü ile renklendirenedir. Yönümüz nerde ise, gönlümüzde ordadır.” dedi, YAHYA EFENDİ Kendini bağışladı isen, BAĞIŞLAYAN’a iman et. Gönlünü kırdı isen, gönülden dostuna kırıldı isen; geçersiz olan her olay gibi, silici ol. ‘Gönül kırılırsa tamir olmaz’ denilmesin. Gönül öyle yaratılmıştır ki; kırgınlığı sildiğin an beslenir, en güzel çiçek ile süslenir. BEHLÜL’üm göz ile gönülü birlemenizi diledi Ayağınız gittiği yere değil, gönlünüzün güttüğü yöne gidiniz. O yön, sizi RESULÜ’ne götürür ![]() “Sergiye koydum sazı, gönülde buldum hazzı, aşına verdim tuzu.” dedi, SOMUNCU ![]() Gönülden gönüle köprü kurulur “Bağlardan geçeceğim, üzüm aldım suyunu içeceğim, gönülden bilmeyenden kaçacağım.” dedi, BEHLÜL’üm Sevgimiz kement oldu, AŞK’ımız gönülde kaldı PİR SULTAN ABDAL ![]() Sakiyi bulduk, şakiyi sildik, her hal üzere RESULÜ’ne uyduk, gönlümüzü duyduk, yeryüzü dedik seyre daldık, ‘Güzel, güzel, daha güzel’ diye sergimize koyduk. ![]() Gayrete düşen bilir, hayrete düşen bulur, her kulu gönlünde olan ile olur. HAMZA DOST ![]() Başımı bağladılar, Güneşten yanmasın diye; gönlümü eğlediler, çirkine kanmasın diye. MERYEM ![]() "...Dar geçit bize vermez, bilmeyen dize gelmez; her gönül hazinedir, asla kem söze gelmez.” dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() ‘DOST KAPISI neresidir?’ denilir. Gönüller birlendikte, nefisler körlendikte buluştuğunuz yapıdır; tek-tek girdiğiniz kapıdır. ![]() YUNUS’a sorduk günü, dedi; “HAK’tandır yönü. Yumuşak olursa gönlü, SAHİB’ini bilir, kaygusunu yerden göğe siler, her anında gerçeği bilgisinde böler.” ![]() DOST KAPISI’na akıl ile mi gönül ile mi girdik? Alacağımız cevap, HAKK’ın EMRETTİĞİ hal ile olacak. “Yaprak yaprağa uymaz, ‘Yol vereyim’ desen, dilemeyen duymaz. Seyran, gönlünü açan ile güzeldir, seyrettiğine doymaz.” dedi, HACI BAYRAM "...Sevgimiz BÜTÜN’dedir, gönlümüz KATINDA’dır, yolumuz sonsuza açık." dedi, HACI BAYRAM ![]() her gönülde açan çiçekler RESULÜ’nün bahçesini doldursun. AMİN. ![]() Ak iplik aldı isen eline, ak düğme geçir. Gönlün ile aklını denkle demektir ![]() "...Mantığımdan süzer, gönlüm ile sezerim; öylece, alanda bilge ile gezerim." dedi, VEYSEL Bağlamadım nefsimi, beklemedim kafesimi. Gönlümü egemen kıldım, kendi kendime kendi bilgimde kaldım. RABİA Sevdiğim her insan yerden göğe belirdi; sevmesem dedim, gönlüm delirdi. BEHLÜL ![]() "...Her olayı temaşa ile değerlendirir, doyumunu öyle ararsın; akıl mantık gönül uyumunu sağlarsın." dedi, VEYSEL ![]() ‘Varız ALLAH’ım SEN’den geldik, her anımızda SEN’i yanımızda bildik, gönlümüzde bulduk, yaratılmışlığımız ile övündük, YARATAN’a dayandık, şükürler olsun ALLAH’ım’ diyelim, DOST SOFRASI’nda niyaza duralım. ![]() "...Akıl, var olana, mana bilgisinin arayıcısı olmasını, mantığına uymayanı uzak tutmasını bildirir. Sevmek akıl ile değil, gönül iledir. Gönlünde sevgin var ise VAREDEN’i ararsın, aklına sorarsın, mantığın ile yorarsın; öylece, gerçek seni ÖZ’ünde buluşturur." dedi, YUNUS’um ![]() "...Bilgisini açmayana, gönül kapı olamaz; ‘ALLAH! ALLAH!’ demeyene, hizmet yolu bilmeyene, kapının anahtarı verilmez." dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() Aklın gönlüne mantığını süzgeç yapabiliyor ise; gönlünden gelen ile her zerreni birbirinin hizmetine verebiliyor ise; dilenen anda, her bilgi sana açıktır. (Aracı yok mudur?) ‘SIR?’ dediğiniz her olay açık apaçıktır. Gönülleriniz örtüdedir, aklınız dürtüdedir. MUHİDDİN ARABİ ![]() “Her basamak, bir öncekinden daha yakındır. Kul ne kadar basamak çıktı ise, o kadar sakindir. Ayağın bitirdiği değil, gönlünün götürdüğü yer güzeldir.” dedi, HAMZA DOST “ ‘Gökyüzünde pencere açılsa, bir-bir öteye geçilse…’ denilir. Pencere gökyüzünde değil, gönüllerde açılır, açıldıkça perde-perde geçilir.” dedi, KAYGUSUZ "...Gönlünde elediğin bilgiyi duyurma; eledikten sonra sergile; elemezsen, önce kendini yargıla." dedi, OMAR ![]() "Gönlüm GÜL bahçesidir, cümlenizin bohçasıdır. Sevginizi atın, bohçayı öyle kapatın." dedi, HACI BAYRAM "Gönül senin yapındır, bilgin gönlünde kapındır. Sevgin, kapını açar, yapına geçer." dedi, KAYGUSUZ ![]() Her gönülde fırtınayı görürsün, her ömürde iniş çıkış bilirsin. Bilinmeyen tek şey, gönüllerin bilinç ölçüsüdür. HACI BAYRAM ![]() "Madde denilen, para ile pul değil, bedenindir; aklın, gönlünü güdenindir. Aynı ölçüye alırsan aklın ile gönlünü, dünyada kıyamete kadar sürdürürsün ömrünü." dedi HAMZA DOST ![]() Gerçek, sende olandır; gerçeği bilen, gönlüne uyandır. YAHYA "...Gönlünü, sevdiğin renk ile, bildiğin ahenk ile besle ki; senden sana gelişen, O’ndan sende buluşan sevgini, EMRİ ile dağıtasın." dedi, HAMZA DOST ![]() "Sevgi yayılır bölünmez, değirmene versen öğütülmez, asla pazarda satılmaz. Öğrenci kul ise, öğreten gerçeğin bekçisidir. Bağımsız olan, her gönülden yayılan, sevginin HAKÇA’sıdır." dedi, YAHYA EFENDİ ![]() “Gönlümüzün sesini alalım, dünya hevesini HAK YOLU’nda bulalım.” dedi, YUNUS’um ![]() Doğruyu eğriyi akıl bildirir; aklı gönül, gönlümü mantığım yönlendirir. YUNUS ![]() Bir gönül, öbür gönüle ağırlığını sorsa, gülenden oluruz. Gönül dolu ise, ölçüsü kainattır. Altın ile gümüş ile değil, sevgi ile doluşur. YUNUS ![]() "...Görgünü eğitirsen, gönlünü büyütürsün." dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() aklım ile koyduğum düzeni, gönlüm ile sezdim YUNUS Değirmen döne-döne su alır, gönüller yana-yana gerçeği bulur. SOMUNCU ![]() Kervan olduk yollarda yorgunluk bilmeden, yeşil renge kavuştuk kayguya hiç düşmeden, gölgesiz gönül bulduk olayları deşmeden. ![]() "...gönlümü sakındım, dumandaki koyudan." dedi, YAHYA EFENDİ ![]() Her yaşın bilgisini görgüsü açar, gönüldeki gerçeğe bilenler şaşar. YUNUS "...Aç gönlünü can Dostum, gönlünde senin gerçeğin mevcut! Ona buna yönelme, ‘Kimden alayım?’ diye bunalma; bağladığın düğümde, olumsuzluğa gönül koyma!" dedi, BEHLÜL’üm ![]() “Düğün dernek bir günde, gönül vermek bir ömürde… Selam ile buluşursan, gönlün ile gülüşürsen, cümle senden hoşnut olur.” dedi, HAMZA DOST ![]() “Odunu topladık geldik, soğukta ocağı yaktık, gönlümüzü pakladık bulduk, bilgisi ile dolduk, niyazlarımız ile gerçeğe gönül açtık.” dedi, HACI BEKTAŞ ![]() ‘Daha önce varayım, MEYDAN’da yer alayım’ diyenler, ayak ile gidenler; kainatı temaşada, gönüllerini, akıllarını, mantıklarını eğitenlerdir. KAYGUSUZ ![]() "...Gönülden gönüle sadece sevgi aktarılır. Sevgiyi sildi isen, benim adıma değil, kendi adına kayguya düş." dedi, BEHLÜL’üm Akıl sende, mantık sende, gönül sende, bir AŞK’ı var bende. HACI BAYRAM "...MEYDAN, insan için kurulur; gönül, insan için var olur; varlığa söz edene, nefesi dar gelir." dedi, HACI BAYRAM ![]() Her kuyu, içindeki su kadar derindedir; her kulu, gönlünden geleni bilgisine aktardığı kadar serindedir. YUNUS ![]() Her kulunun sevgisine, gönül karar verir. RABİA ![]() YESEVİ dedi ki: “Yerden aldığını yerde bırak, bilmeyen olur çırak; arayıp sormayanın, bileyim demeyenin gönlü çorak ![]() “KEVSER ŞARABI dersen, doymayı bilmelisin, her zerreni AŞK ateşinde görmelisin; akıl mantık gönül birliğini, komşu ile, arkadaş ile, dost ile, post ile kurmalısın!” dedi, YUNUS’um ![]() "...sevginin olduğu yerde gönül paslanmaz." dedi, PİR SULTAN ABDAL ![]() Doymak, gayretin tükendiği yerdedir. Her kulunun gayreti bir değildir. Ayağımız, yolu buldukça götürür; aklımız, dilediği yerde bitirir; gönlümüz, ‘Yeterli değil’ der ittirir PİR SULTAN ABDAL ![]() Demir tava geldiyse, yerden göğe hizmettedir; gönül tava geldi ise, kainatta hizmettedir. İBRAHİM ![]() akıldan üstünlük, gönülden BÜTÜN’lük, mantık ile tamamladık Komşuya yol sorsan, gittiği yolu tarif eder; DOST’una yol sorsan, güttüğünü tarif eder; gönlüne yol sorsan, ‘RABB’im!’ der yazılana güler. ![]() Gönül-akıl-mantık sende de, bende de var; ne var ki, kiminde sınırsız, kiminde dar KAYGUSUZ ![]() "...KEREM, RABB’imin SESİ; KERİM, her bilende nefesi; saydığımız, gönüllerde yarattığı sevgisi." dedi, BEHLÜL’üm ![]() Gönül senle dostluğa girdik, senin ile en güzeli gördük, her anımızda RABB'imizi sardık, yaratılmış cümle ile DOST'luğu kurduk. Dileyelim dağılmasın, AŞK'ından başkasına eğilmesin. ![]() Gözün dinlendiği yerde, gönül beslenir. |