Niyaz
11
Niyazını ALLAH'ına cümle kulları için eden;
bizlerin de, olumu olmamış,
hamuru yoğurulmamış olan kulları da ferahlatır.

7
Niyaz eden her kula,
ALLAH’ımın EMRİ ile giderim, yol veririm.

5
Niyazın mümin kula yol verdiği bilinir.
Yolun uygunu verilir.

6
niyetini ALLAH bilir, niyazını O duyar.

5
Yamayı fistana dikersen, örtersin açığını;
niyazı gönülden yaparsan, niyetini bulursun.

11
Adıyan soruyan ben yolun gelüyen
     Anugün olmuş gördüm günü olmaz duruyen
     Mümin yunus deniyem ben yuvada kalıyem
     Niyazıma uyuyem der el yüce’ye nıgünahın
YARATAN’ım niyazım uysun,
olmuşu YUNUS görsün.
YUNUS

17
yumuşak gönlün yumuşak niyazı olur.

23
Müsaade aldım geldim,
niyazı umman gibi gördüm,
‘Cümleye versin ALLAH’ım’ dedim.
‘Kulun niyazı günümden çok olmuş,
ALLAH’ım gününe göre vermiş’ dedim
YUNUS

6-2
Niyetler uygun niyaza yol açar,
yumağı münasip günü bekler.
Sözle değil, niyazla isteyin kurtuluşu.
ALLAH’ımın her işi, HESABI’na uygundur.

5
Mayanızın hamuru hak su ile yoğrulur,
yolunuzun miyarı yolumuzca ölçülür,
niyetiniz niyazınızla verilir.

18
Mümin kulun yoldaşı çok olur,
yumuşak kulun haldaşı çok olur,
olmuş kulun niyazı çok olur.
Ne var ki, olmuş kulun dileği,
kendi için değil, kefili olduğu kulları içindir.
Dilekleri, onun için makbuldür.
YUNUS

9-2
MEVLÂ’mın SIRRI’nı niyazımda buldum,
O'na varmaya duacı oldum.
Yuvamı huzurumla süsledim,
eşime ‘Sen’ demedim, ‘Biz’ dedim.

9
Niyazını ALLAH’ım için yapasın,
kulunu vasıta etmeyesin.
Niyazını ettiğinde; ZATI’nın ADINA değil,
ALLAH’ımın VARLIĞINA diyesin,
ALLAH’ımın ELİ’nden,
ULU’nun benliğine gönderesin.

16
Niyazlarla niyet yol bulur.

8-1
Temiz yol aramalı,
güzelliğe bakmalı, niyazını gönülle yapmalı

14
Mümin olmak, namazla değil niyazladır.
Niyaz; ALLAH’ımın ADI’na söz etmemektir,
SÖZÜ’nden çıkmamaktır.

17
Dersin, ‘Köprü kuralım, dağdan dağa aşalım’
Köprü, kulun yapısı; niyaz, ALLAH KAPISI.
Niyazın neticesi; köprü de kurulur, kanat da açılır.

18-2
Niyetinin oluşunu, niyazdan bilin.
Niyazın edilişi, gönülden. 

24
Niyazın; yolunu açar,
seni her gün bir adım öteye iter.
Ne var ki niyaz, gönülden geldiği gibi edilir.
Anda gönülden ne geçirirsen,
o duayı coşarak okursun.
‘ALLAH! ALLAH! ALLAH!,
şefaat YA RESULULLAH!’ diyesin,
ALLAH’ımın YÜCELİĞİ’ne niyaz ile varasın.

4
Niyazımı; ‘ALLAH’ım,
verdiğini bileyim, doğrudan şaşmayayım,
kulluk edebileyim, kullarını istisnasız sevebileyim’
diye ederdim.
Başka dualara vakit ayırmazdım,
ayırmayı düşünmeye vakit bulamazdım.

Unutmayın,
MERYEM namaz ile ALLAH’ıma varmadı.
Yalnız niyazı, bin namaza bedeldi.

16
Hep duacı oluruz, candan niyaz ederiz.

19
Niyazlarla avunmak olmaz.
Yumak yumuşak, niyaz da YÜCE için olursa;
avuntu değil, varmaya merdiven olur.

25
Niyazını niyetine uygun yapan,
neticeyi aydın görür.

29
Ömür, YUVA’nın kuvvetinden.
Niyaz, gönlünün kuvvetinden.
Ben yerimden değil, yolumdan buldum.

30
Niyazın oluşu, yavrunun mama yiyişine benzer.
Açayım. Yavru mamayı yer, gelişir, büyür.
Niyaz da öyledir.

3
Mümin kulun niyazı;
serde olmaz kurur, yelde durmaz üfürür,
 yerde olmaz toprağa karışır.
Gönülden alınır, ALLAH’ıma iletilir.
Gelen EMİR de kula, madde ile gösterilir.

16
Niyaz, mektepte okumakla öğrenilmez.

24
Cemmal niyazla, cevval niyetle olunur.

26
Gamdan nasip almadık,
suya olta atmadık, olmayacak niyaza durmadık.

1 mart
ALLAH’ım esirgemez,
kulunun niyazına ‘Hayır’ demez.
Sebep halk eder, er veya geç oldurur,
bekleyen kuluna buldurur.
 ‘Nerden?’ dersen; ne senden sorar ne benden,
en ince hesabı ondan,
BÜYÜK GÜCÜ’nden.

25
Niyazın kendine değil cümleye olduğu an;
üzüntün yersiz.

16
Niyaz edilen olur

19
Niyazın, huzuru getirdiği bilinir.
YUNUS

7-3
Kul, niyetini niyaz ile dilesin,
zulüm ile değil.

21
ALLAH’ımı anmanın kitabı olmaz,
niyaz çerçeveye konmaz.
‘KUR’AN?’ dediniz.
KUR’AN; ALLAH’ımı anmanın kitabı değil,
kula yolunu vermenin kitabıdır.

4-2
Namazı, ‘Borcum’ diye kılarsın,
borcunu ödemiş olursun.
AŞK ile kılarsan, NURU’na varmış olursun.
Yalın dilin ne ise, gönül onu söylesin.
Namaz emredildiğince, KUR’AN’da yazıldığıncadır.
Niyaz, yalın dilincedir

10
Niyetinin oluşu, niyazının erişine bakar.

12
Kul niyet kurar, niyaz eder;
hayır olanı bulur

Niyaz ile niyetimizi, ALLAH’ımdan dileyelim.

Niyetin açıklığı, niyazın oluşuna delildir.

13
Dileğine çerçeve vermen yersiz.
Yalın dilinle niyaz et.

7
Ne kadar küçük olsak da,
niyazımız kadar O’na yaklaşırız.

3 ocak
HAZRETİ MUSA der ki:
“Niyaz; deryayı yol yapar, kulunu selamete atar.
Benim duam ile oldu ise de, benim için değil.
Benim ettiğim niyaz ile olduğunu,
ALLAH’ım kullarına gösterdi.
Çünkü beni onlara, rehber tayin etti.”

6
O’na niyaz eden kuluna,
ALLAH’ım koruyucu gönderir.

12
Yeşermeyen otun, kökü yerleşmez;
kurulan düzen, kul niyazına bozulmaz

2
Kuşun kanadına el koysan, ne uçar ne geçer.
Kul niyazını, KUR’AN’ından seçer.
ALLAH’ıma edilen niyazın;
ne ölçüsü olur, ne niyaz askıda kalır.

Duanı koşan için yaparsan, durdurur.
‘Duran, koşsun’ dersen,
sebepsiz niyaza varmış olursun.
Daha önce dedim; hayıra niyet, hayıra alamettir.
Niyazını yalın dilince de yapabilirsin.
Dayandığın ALLAH’ın;
senin duanı gönülden geçerken alır,
diline ne kalır?

4-1
Kulunun niyazını bekler ALLAH’ım.

16
Namaz ile değil, niyaz ile varılır

25
Gücün niyaza yetebildiğince,
cümleye duacı ol.

29
niyazın ölçüsüne girilmesin.
 Niyaza ölçü olmaz, kul ölçü ile varmaz.
Niyaz O’na bağlar.
Gönül vermeden edilen niyaz,
sepete su doldurmaya benzer.
AŞK ile edilen niyaz, deryaya denktir.
 ‘ALLAH!’ dediğinde; kainatı sarabiliyor musun,
gönlünü göçene kadar O’na bağlayabiliyor musun?

30
Kitap okur gibi edilen niyazın,
vergisi de kalıp misali olur.

12
OMAR der ki:
“Müsait olmayan, ‘Niyazdan uzak kaldım’ diyen;
gönle niyaz etsin.
Dilin varmadığı yerde;
gönül alır, aldığını iletir.
Niyaz, gönülde olduğu müddetçe,
değerini arttırır.”

‘ALLAH’ıma sığındım,
geleni O’ndan bildim,
her olana uydum’ denir,
niyaza öyle yer verilir.
Uymadan-duymadan, niyaz edilmez.

16
ALLAH’ımın ADINA edilen her niyaz,
gönlün yaklaştığı nispette yerini bulur.
Topu eline alırsan,
her zaman aynı güçle atamazsın.
Uzağa gider, bileğinin gücüne göre.
Niyaz da öyledir,
gönlünün yaklaştığınca değerini bulur.

28
Unutulmasın, niyaz teraziye konmaz,
‘Ne ölçüde yapalım?’ denmez.
Gönlünü besledikçe, niyaza el açarsın.

Orucumuz yerini buldu,
kainat niyaza boyun eğdi.
Ağaçlarda ibadet görülse, kulun gönlü erirdi.
Kuşların niyazını duysaydı, bedeni kururdu.
Deryadaki balıkların çağrısını duysaydı;
AŞK’ından ölür, gene ölürdü.

11
kul düşünür, hayal eder,
‘Öyle güçlü olayım ki,
önüme geleni vurayım, döveyim’
Niyaza değil de, hırsa girer.

1 şubat
‘Niyazda hata oldukta,
ALLAH’ımın kabulü değildir’ dersen,
hataya sen düşmüş olursun.
Dilsiz kul ALLAH’ımı anamaz mı?
Dilinde hata olan, niyazını edemez mi?
Niyaz, gönülden geldiğincedir.
‘ALLAH’ım, SANA inandım,
SANA sığındım, SANA güvendim’ dediğinde;
ALLAH’ımın kabulü değil midir?

9 mart
Kul niyeti ile bulur.
Yumuşak olan her kulun okuması,
ALLAH’ımın EMRİ’dir.
Her yolu gidişe götüren, her kapıyı açan;
niyazdır, unutmayınız.

16
Mananın ücreti, niyazdır.

Niyazın; ne yeteri, ne biteri vardır;
ne az gelir, ne de çok gelir.
ALLAH’ım kuluna en hayır olanı verir.
Kulunun niyazı, sevabına yazılır.

13
Cümlenin içinde sen var isen,
niyazın cümle oldukta kendin de içindesin.
Önce cümle.
Sen cümle ile kaimsin.

22
Cümlenin dileğine uyan,
ALLAH’ımın ‘OL!’ dediğidir.
Kulun niyazına düşen,
ALLAH’ımın ‘BUL!’ dediğidir.

26
Kuvvetin olduğu yerde,
hürmetin durduğu yerde; kulun yolu açıktır.
Kaderin yazıldığı, niyazın edilişinden değil.
Niyazın; gönlünü nurlandırır, olayları hallendirir,
güzelliği dillendirir, yumuşak kulu yerine alır,
yönüne verir.

3
Mümin olanın niyazı cümleyedir.

8
Niyazımızı ben değil, biz diye edelim.
Bizde O’nu bulalım.

11
Gidenler niyaz ile anılır

27
Niyazın olduğu yer, kainatın durduğu yerdir.
Ne kilise ne de cami, gönül ile yöneldiğin yerdir.
Gönül ile yöneldiğin yer, HAKK’ın huzurudur.

7
yolunun gidişine uyalım, niyazı gönülden alalım.

19
Niyazın olduğu yerde, şüpheye yol olmaz.
Niyazını eden; ne olacağım demez,
namerde boyun eğmez, olayda mahzun kalmaz.

14
 Yaz yazı ile, çöz sözü ile, çal sazı ile.
Alacağın da, bulacağın da sadece O’dur.
Gönül yolun kapı ister, dünya halin niyet ister.
Niyetten niyaza geçer,
niyazın olduğu yerde kul HAKK’ı seçer.

11
 Niyaz ile, olacağı bulursun.
Hırs ile, olacağa uzaklaşırsın.

22
Seferde kim olur?
Niyazını HAKK’a eden.
Sefere çıkan ile bir ol.
Niyazını HAK için dile.

8
Niyaz olayı defetmez, seni dışına çıkarır.

10
Niyazın- namazın,
niyetini çevirmez, niyetini yazılana uydurmaz.
Sevmeyi deneyin dedim;
kainata varıncaya, dolayını sarıncaya kadar.
Seven ile bir olun.
Sevgi doldurur, gidene götürür.
Giden nedir? Duran var mı?
Sevgisiz niyaz, tuzsuz aşa benzer.

13 mayıs
Niyazın ilacına denktir,
her kulun ömrü cenktir.
LOKMAN

12
‘Niyazı niyetine uygun mudur?’ dersen,
niyaz HAK için oldukta,
yumuşak yol bulunur.
‘HAK için olmayan niyaz var mıdır?’ dersen;
HAK’tan istenen, niyaz değildir, niyettir.
Niyaz, ‘Kendimi bileyim,
kendimde SENİ bulayım’ denilendedir.

Niyaz odur ki;
kendini siler, cümle için el açarsın.

24
Huzurun olduğu yerde,
niyazının dolduğu görülür.

3 ocak
Niyaz; gönlün bedene verdiğine değil,
HAKK’ın gönle verdiğine edilir.
Olmayanı niyaz ile olduramazsın.
Sadece buldurursun,
olmayana ‘EYVALLAH’ dedirirsin.

16
Niyazın olduğu yerde,
yargıya düşülmez, olana şaşılmaz,
olacaktan kaçmaya çalışılmaz.

22
Elbet niyazımız defterimizi paklar.
YAHYA

27
Niyazın yerini niyaz doldurur,
kulunu niyeti oldurur.

19 eylül
Genişlik, niyazdandır.
Gönül genişliğe niyaz ile kavuşur,
cümleyi sevdi ise.
Gönülden aldığını gönle ver ki;
aldığın yayılsın, her dileyen katılsın.

3
Niyazın olduğu yerde, niyet silinir.

10
‘Niyazın ölçüsü, yerine-vergisine göre midir?’ denir.
Niyaz, sana huzur verdiği yere kadardır.

27-1
ALLAH'a niyaz ile, niyet ile varınız.

12 mart
Niyazın verdiği, kulun vardığıdır.
Vardırmayana.
Niyazda hata senindir.
Ödünç niyaz olmaz.
Niyaza dururken önce tamamen boşal.
Düşün, 'Sevgim her düşündüğüme yeter mi?
Yoksa araya kin katar mı?'
Öyle oldukta, bomboş niyaza durdukta,
elbet niyazın seni dilediğin yere vardırır.
Boşluktan maksat sevgisizlik değildir.
İyi kötü düşüncedir.

26
kuluna niyaz sevabı yazar.
YUNUS

4 nisan
Günün değeri niyazına uydurandadır.
Niyazın edilişi yazıya uyandandır.
Daha önce dedim,
ALLAH'ım niyetimizi yazımıza uydursun,
niyazımızı öyle bildirsin.

16
Uyduğumuz bilinir, adımıza MEVLÂNA denilir.
Selam olsun, gönderen yolumuzu bulsun.
Aldık, EYVALLAH dedik, cümlesine niyaza durduk.
(Niyaz orada da aynı mı?) EYVALLAH.

8 temmuz
Niyaz her an olur, düşündükte;
niyaz her an olur, andıkta.
OMAR

‘YA RAHİM, YA KERİM’ niyazını
dilinden düşürmesin
YAHYA

5 ağustos
Niyazın yeri boldur, güzel olan haldir.

16-1
Niyaz, AŞK’ın çokluğundandır;
dilemek, gönül tokluğundandır.
OMAR

20-1
Niyazın dört yönü şudur:
Dil ile, beden ile, gönül ile, AŞK ile niyaz.
Dil ile; kulunun gönlünü hoş etmedir.
Beden ile; namaz kılma,
beden ile kuluna yardımcı olma.
Gönül ile; sevme,
her kuluna her yarattığına aynı sevgiyi verebilme.
AŞK; her şeyin üzerinde,
ALLAH'ıma edilen niyazdır.
Üçünü bilmeden,
yerine bölmeden dört'e geçemezsin.

20-2
Selamını verenin, niyazı şu olsun üç vakitte:
'ALLAH'ım! BİR'liği bildim, zorluğu yendim.
Dirlik bulayım, bulduğum an olayım.'
VEYSEL

27
 ‘Niyazım ne olsun?’ der.
Niyazın çerçevesi olmaz.
Dilediğin gibi niyaz et.
‘YA ALLAH’ de, feryat et.
ALİ

‘Niyazım olmuyor, bana yetmiyor’ deme.
Niyazın için niyaza dur.
ALLAH’ım olmayacağın niyazını ettirmez.
Etti isem, olacağından şüpheye düşmem.
‘Aradığım nedir?’ deyiniz,
önce kendinize sorunuz.

17
Niyaz; gönüllerde dolasıya,
cümle ile BİR olasıya kadar edilmeli.
Cümle ile BİR olmak, söylendi anlatıldı.
Sen beni, bende,
Ahmet’te, Mehmet’te görebiliyorsan.
 Sen seni, zengin ile fakir ile bir tutabiliyorsan;
cümle ile BİR olmuşsun derim.

28
Niyaz; dilendiği zaman başlar,
zamanı mekanı yoktur.

Niyaz; geçmişten geleceğe olsun,
cümleyi alsın, cümleye varsın.
YUNUS

7
niyaz oldurur aşk buldurur

12 şubat
Niyaz, beden ile ruh arasındaki perdeyi açar.
Ne var ki, O'na edilen niyaz.

24
Mümin yolunu bilir,
'Nereden yol alsam, nereye varsam?' demez.
Miyyar bilenin, niyaz duyanındır!

18
Niyaz suyun akışına yön vermez,
kulun bakışına yön verir, suyunu berrak gösterir,
taşını toprağını dile getirir, çöpünü bile sevdirir.

6 mayıs
Niyazımız var olanı görmeye,
VAREDEN'i bilmeye olsun.
'Var olan nedir?' denildi.
Var olan, kainatta yaratılan her zerre.
VAREDEN elbet YARATAN.
Var olanı görürsek, VAREDEN'i biliriz,
doğuşu öyle buluruz.

23
Niyazlarınızı, bekleyenler ile paylaşınız.

30
'Niyazın gecede sevabı çoktur.' denilen,
katıksız alınan akımdır.
'Katıksız nasıl?' denildi.
Yumuşak kulunun düzenine uymayan,
hali halini bulmayan;
yalnızlıkta uyar, uyduğu anda duyar.
Duymaktan maksat, güzellik gönlüne dolar.

17-2
Niyaz yek başına, sohbet çok yaşına olur.

6 aralık
'Geldik' diyelim, bildiğimize şükredelim,
niyazımızda O'nu analım!
Her anışın, elbet niyazdır!

2 temmuz
mutlu gecede her yaratılan için niyaza durunuz.
Çünkü zerreden sizin, sizden zerrenin alacağı vardır.
Asla alacaklı borçlu kalmayın birbirinize!
Her zerre niyaz bekler, sizlerin beklediği gibi!
Unutmayın, sizler de zerrelerden oluşursunuz,
her zerrenizde niyaz ile buluşursunuz.
Elbet kendi bedeniniz dahi sizden niyaz bekler,
niyaz ile kulunu birbirine iter.

13
Namaz yerde kılınır, niyaz gönülde anılır.

1
Niyazları O bilir.
Her niyaz O'nda kalır.

6 nisan
NUR olduk bedene girdik denilen,
her niyaza AMİN denilendir.

31
Niyazımız halk ile olan iledir.

28-1
Kucak dolusu sevgi ile geldik, niyazına güldük.
'HAK niyazına gülsün, dileğin olsun.' dedik.

25
Niyazlar HAK ADI'na edilir,
her andığına noksansız iletilir.
Nasıl ki susayana su verirsin,
niyaz bekleyenleri öylece beslersin.
Elbet ruhlarını aydınlattığını görürler,
hep birden gelirler nasiplerini alırlar.
Küçük büyük denilmeden,
azı çoğu yenilmeden,
söze sözün katılmadan;
umar ve alırlar.
Elbet huzura varırlar.
Her zerre sizlere, her damla onlara.

15
Sildiğimiz her hatada bölünen nefis vardır.
'Derman SEN'den ALLAH'ım!' diyelim,
her niyazda sevgimizi sunalım.

27
Niyaz, altın yol aracıdır

13
Cümlesine niyaza görevliyiz, görevlisiniz!
OMAR

18
'ALLAH'ımdan dilerim,
yardımcı gelsin, kendini bulsun.' deyiniz,
sadece niyaz ile yardımcı olunuz

30
Namazdan da
Niyazdan da
Kendini bilmeden
Alacağın olmaz

19-1
Niyaz; gönülden geldiğince olur,
dilden döküldüğünce kalır,
kulu gönlünü açtığı kadar alır.

5
Her niyazda, uyuyan zerreler, uyanana katılır.
(RUH’un zerreleri değil mi?) EYVALLAH!
RUH’un zerreleri; bedendeki her zerreyi döllendirir, bildiğince yollandırır, yandığınca küllendirir.
ALİ

22
HAK KAPISI’nın kilidi, niyazındır;
ne var ki, gönül ile, hal ile uyduğun niyaz.
YUNUS

5 şubat
“Yeşil renge büründüm, dalda yaprak göründüm,
çiçeği ile sarındım, gölgesinde barındım,
HAK niyazı ile korundum.”
dedi, BEHLÜL

18
“...Her niyazın, ALLAH’ımın İZNİ ile başlar,
izin ile devrini tamamlar.” dedi,
ALİ getirdiği cümle niyazı, her birinize iletti.

28
niyaz kaygudan kurtarır.

14
her niyaz HAK KATI’nda buluşur

29
her niyaz, gönülden iletilendir.
SEYYİT AHMET  RABİA

5 nisan
‘Ağaç altında tefekkür ediniz!’ dedik.
Niyazımız, yapraklara tabedilir.
Sela vakti niyaz ediniz dediğimiz o idi.
Hepimiz ayakta olur, yaprakları alırız;
yani, niyazlarınızı toplarız.
KAYGUSUZ

12
RABİA SULTAN sözü aldı:
“ ‘YAR!’ diye-diye açtığın,
gözünün gördüğü her eşikten geçtiğin,
İZNİNİ alıp ALLAH’ım diye
niyaza düştüğün her an;
zerreler alımlıdır...”

6
Kapılar HAKK’adır,
gönüller açık,
durduğun gölgeden niyaz et de çık!
HACI BAYRAM

17
Cümlenize selam olsun,
hayır denen her günde
RESULÜ sizlerle niyazını beslesin.
DOST olduk DOST’a geldik,
her satırda saygıda kaldık;
O’nun ile O’na, niyaz ile vardık.

21
Deryaya her öğün selamın ilet!
‘Kum tanesi kadar niyazım olsun,
her niyazım zerrelere dolsun!’ diyesin.
RABİA

ağustos
Cümleniz için niyazımız:
BİR’de kalınız, seni beni siliniz!
BEHLÜL  PİR SULTAN ABDAL

Eylem, niyazın eklemidir
MERYEM

18
ÖZ’de sözde duracağız,
bir tek günde göreceğiz, el ele verip saracağız.
Olumlu gelen her anda, selama sizle varacağız.
Dört ayda, dört günde YASİN okuduk;
her kuluna, gelsin diye hayır dokuduk.
Sizler ile aldık verdik,
iletilmiş niyazlara ‘Çiçek bahçesi’ dedik.
Öyle bir bahçe ki; gelen aldı, gülen buldu,
her alan sizler ile niyaza durdu.
Selamladılar HAK ADI’na dediler
‘ALLAH AŞKI’na düşenlerden’;
bekledik, beklediğimiz kadar aldık,
DOST bağını kuranlardan;
ALLAH’ım RAZI olsun, okunan KUR’AN’lar;
diyelim: ‘Her noktası ile aldık alıyoruz,
ALLAH’ımın ADI ile BİR’liyoruz!’
DOST bağına girenlerle RESULÜ yolu versin,
açalım kapıları, geçelim yapıları.
Bir günde, cümlemiz aynı yerde toplanıyoruz.
Niyazlarınız; o günde birleyiniz!
O gün, gönülden gürleyiniz!

ALLAH’ıma  emanet olunuz,
dört ay niyaz ayı biliniz.
Tek gün, cümle ile BİR’liğe varılır.
ALLAH’ıma emanet olunuz.
KADİR.

24
“Sabah akşam geçerlidir,
niyaz her kulunda yeterlidir,
bildiği niyet ile tutarlıdır.”
dedi, HÜSEYİN

29
Değirmen un beklerse,
tezgahlar bez beklerse,
aşımız tuz beklerse;
gönlümüz niyaz bekler,
niyaz her konuyu birbirine ekler.

2
Kafes var ise sende, niyazın olsun her zerrende;
doğuşa öyle gelirsin, kendini ÖZ’de bulursun.
YUNUS

8
'Dirlikte olmayana,
RESULÜ’nün niyazı olmaz mı?' denilir.
RESULÜ’nün niyazı her kulunadır;
dirlikte olan duyar, duyan uyar.
Şarkı söyleyeni, dinlersen duyarsın;
gürültü edersen duyabilir misin,
güzelliğini bulabilir misin?
HAMZA DOST

22
her niyazda ALLAH’ımın İZNİ görülür.

Her niyaz RABB’imedir
SEYYİT OMAR

10
Namaz niyaz, kuluna,
gönülden aldığı güzele inandı ise gölgeyi siler
HACI BEKTAŞ

14
Namaz niyaz satılık eşya değildir, serası olsun

27
Yaprak nasıl dalı günü geldiğinde boş bırakıyorsa,
niyazın da dalı süsleyen yaprak misali
gün-gün okunur, kaderin ile dokunur.

27
“...‘RABB’ime en büyük niyaz;
kulu ile kulluğunu paylaştığındır,
yolluğunu paylaştığındır,
sevgini paylaştığındır,
lokmanı paylaştığındır.
Paylaşan, asla kaybetmez.
Ne nefesinde, ne kesesinde,
ne hevesinde, ne kafesinde
asla eksilen görülmemiştir’ ”
dedi, BEHLÜL’üm

28
Varolanı buldu isek,
VAREDEN’e niyaza duralım.

4 ekim
‘Niyet ile mi, niyaz ile mi buluruz?’
Hem niyet hem niyaz, kula gerçeği buldurur.
Niyet, kulun gerçeğini;
niyaz, VEREN’in GERÇEĞİ’ni bildirir.
Dayandığımız gerçeğin niyazını ediyorsak,
elbet niyetimiz olgundur.
HAMZA DOST

28-1
AŞK’ı ile bezendiğim RESULÜ’nden gelir bana,
RABB’im niyazımı ettirir bana.

24
Olumsuzdan sıyrılan her kuluna;
RABB’im niyette hürlük nasib eder,
yani olacağı niyaz ettirir

18
‘Niyaz ettim, sözümü tuttum mu?
Niyet ettim, ahdimi yerine getirdim mi?
Sevmeyi denedim, her varolanı sevdim mi?’
Öyle ise, gemideyim.

11
Ağaç buldum yaprak çok,
kökü dedim toprak çok,
oluşanı gelişeni bilen yok,
‘Gel niyaza’ dedim de ‘Hani cami?’ diyen yok.
BEHLÜL

12
Yerden göğe niyaz ettik,
her niyaza RESULÜ’nün adını kattık.

4 nisan
niyaz ile kul dilediği sofraya ulaşır.
YUNUS

13
“Her basamak dilendiği yere götürür,
adımını attıysan;
her niyaz beklendiği yerde bitirir,
gönlünü sonsuza açtıysan,
yerden göğe RABB’imin RIZA’sını seçtiysen.”
dedi, HACI BAYRAM

6
Adanan, ödenir.
Niyaz adadıysan, öde.

4
“...AKDEVE’yi besledim,
RESULÜ için süsledim,
niyazıma niyaz kattım,
ALLAH’ımın EMRİ’ne
niyazımın denk geldiğini
şükür ile gördüm;
‘Varasın’ dediği yerde,
başımı verdim.”
dedi, EYYÜB’üm

19
KAYGUSUZ sözü aldı:
“Aldığım her taneyi tesbih edip bağladım,
RABB’im ile niyaz ettim RAHMETİ’ne ağladım...”

9
“Niyaz; gönülden-dile düşmeli,
nehir misali taşmalı.
Hal öyle güzel olmalı ki,
her gören şaşmalı.”
dedi, NİYAZİ

27
HAMZA DOST sözü aldı:
"Meyveyi ağacı ile sevdim,
sevene kabuğunu soydum;
her niyaz edeni,
‘RESULÜ’nün Ümmeti’ dedim saydım..."

10
Akkoyun karakoyun aynı sürünün malıdır,
iyi-kötü bilenle-bilmeyenin halidir.
Bilen ile olalım, bilmeyeni-bilenlere katalım;
gömlek giydi isek, evde olanı giyemeyene satalım.
Miras, soyludan aldığın olsun.
Her verdiğinin karşılığı, muhakkak vardır.
‘Gömlek satılır mı?’ denilmesin.
Verdiğin gömleğe niyaz aldı isen, fiyatı odur.

25
niyaz gerçeğin kapısıdır,
gireyim diyen çalışır.
MERKEZ