Kul-2
27-1
'Niyette ne var?' diyene sözüm.
Duyanın aldığı, 'O bende' dediğidir.
O bende diyeni hatalı bulma,
'sen O'ndasın' deme.
'O, bende' diyen, gönlünü dünyaya yayandır;
'Ben O'nda' diyen, dünyayı topa sayandır.
Sonsuz ne top ile ne toprak ile sayılır,
dünya kulu ile bilinir, kul dünya ile oluşur.
Güzellik;
oluşuma uymaktır, oluşarak bulmaktır.

7
Ne zengin, ne fakir, ne aç, ne sefil.
Hangi dinden olsa, yeter ki kulluğunu bilse.

11 mayıs
'Dört duvar yol vermez!' deme.
ALLAH'ım, dört duvarın içinde de kulu iledir.

24
Geçitten geçtik, güçlüğü aştık.
'İmtihan yok mu?' denir.
'Doğuştan uydur ALLAH'ım!' dedikte, hale uydukta; imtihanın yeri, yönün ötesinde kalır.
'Nasıl?' denildi.
Dersini çalışanın, imtihana ihtiyacı olur mu?
Duyulan uyulan nedir, verilen neden?
Güne kadar verdiğimiz,
'Uyunuz, ayınız!' dediğimiz, bundan değil mi?
'Alamayanın, günahı nedir?' derseniz;
dileyen her kul alır, hale uydukta görür.
Çünkü kulluğun yazısı bellidir.
Ol ki, bilesin göresin!
'Ne olayım?' denir.
Kul ol, kulluğunu bil!

18 eylül
 Kulu, sevgi ve hoşgörü tamamlar.
Amma, ne sevgi hoşgörüyü,
ne hoşgörü sevgiyi getirmez,
ayrı-ayrı meziyetlerdir.
Her ikisini bünyesine alan kul,
kulluğun kademelerine göz kırpan kuldur.
'Neden bakan değil?' denilir.
Çünkü, an gelir, hoşgörüyü gerektiren yerde
kul nadan olur.
Onun için göz kırpar dedik.
Doğrudan bakan ölmeden ölendir.

OMAR der ki:
"Kulun dört yönü vardır.
Dördün biri gönlüne, biri haline,
biri yoluna, biri de görüşüne açıktır."

12 ekim
Gerçek kulluk; olanı O'ndan bilmek,
gelene O'ndan diye uymak!

28
Sahib oldu isek SIFATI’na,
mutlu kuluyuz diyelim başı yere eğelim.

7
MEVLÂNA'yım söz ile, MEVLÂNA'yım ÖZ ile.
Geldim buldum, sevdim döndüm,
SAHİP OLAN'a uydum.

'Sezdiğim' dediğin her olayda güzellik vardır.
Neden? Kulun atmosferinin genişliğinden.
Genişledikçe akım çoğalır.
Akım çoğaldıkça alış elbet genişler.
Genişlik, verişe götürür, kulun sevabını arttırır.

10
Kulluk; olanı güzel gören, güzel diye ören,
'Severim' diye sergiye koyandır.

12 şubat
OMAR der ki:
"Güneşin verdiğini, gölgeyi sildiğini
görebiliyorsan, kulusun.
Gecenin örttüğünü,
güneşi arattığını bilebiliyorsan,
kulunun olmuşusun.
Güneşin verdiğini her kul görür.
Kulluğun olmuşu,
gecenin örttüğünü bilebilmededir..."

18
mahzen kuldur, şarap RUH.

18
Gelecek, vazifesini görecek dönecektir.
Her kul kainata bir zerre verecektir.

25
Her kulunun yeri vardır.
Denmesin, 'Kiminin yeri dardır'
Ne darda kaldım, ne kalırım diye korktum.
Yerini darda gören, gönül kapısını kainata açsın.
O zaman genişliği görecek.

18
her çiçek yerinde güzeldir.
Kul sevgisini verebiliyorsa özeldir.
YUNUS

28
Geminin dolusu, yerdeki halısı,
ne kadar cümlenin ise;
kulunun varlığı da, kainatın malıdır.

31
Her kulda kainatın benzeri çözülür
HACI BEKTAŞ

4
YARATAN’ın kullarında, yaratılış özelliği vardır.
Sabırda, özelliğin güzelliği vardır.

10-1
Kulluğunu bilmek;
O'ndan geleni ne olursa olsun,
kim olursa olsun, ister versin ister vermesin;
kulu diye sevmek, yaratılanı övmek.

11-2
Her kulun yaratılış planı vardır.
Beden yapısı ile demeyiz.

Her yaratılanın bir yapısı vardır,
onun dışına çıkılamaz!

12-1
'Sizlerle yaşıyoruz' demekten maksat;
anılıyoruz.
Yaratılan her varlık,
aynı zamanda birbiri ile de yaşar.
'Sizler olmasanız...' derken,
yaratılmamış olmanız gereklidir.
Yaratılmış, yaratılmış ile yaşar,
HAK ADI'na koşar.
Gerçeği yeni'de bilen her kulu,
'Giden gelen' demez, 'Yaratılan' der.

12-2
Cümlede kendimizi, kendimizde cümleyi görelim!

14
'Ben kimim?' demek, ayrıya düşürür.

8
Nimet odur ki;
kendini bilesin, kulluğun ile övünesin.

23
ALLAH'ım sizlerle,
sizler de ALLAH'ım ile olun.
İSA

3 ocak
('Kendini bilen, RABB'ini bilir!'
Hadis-i Şerif’inin manası sorulur)

Ben beni bilirsem, TANRI'da bulursam;
kendime dönerim, öyle oldukta kendimi bilirim.
YAR sohbetin var mı, her ânı bana kâr mı?
Öyle ise, kendini bilen TANRI'yı bilir.
Bildiği, VARLIĞI'dır; sildiği yokluğu.
Hem varlık, hem yokluk nedir?
Var isen, sen yoksun!
VAR O'dur!
O'nun VARLIĞI'nı senin ile çözemezsin!
'Ne demek?' dendi:
Kendimizi bildiğimiz an beni sileriz,
O'nda oluruz.
VAR OLAN, O.
Kendini bilen, O'nu bulur.
Sözün özü budur!

13
Düzene uyalım, YAZAN'ı bilelim,
kul isek, kulluğun gereğine girelim.
MERYEM

17-2
Kul, YÜCE'den beklediği an yanılmaz.

21
Kul yanlışa sadece sevgi noksanlığından düşer.
Sevgi, SEVGİLİ'ye elbet.

5
Kainatta yaşantı bir bütündür,
birbirinden çözülemez.
İnsan, bitki, hayvan dahi birbirine bağlıdır.
Hayvan, kendine şifa verecek ilacı bilir.
Bitki şifasını topraktan alır.
Kul, ancak kendini bildiği günde gerçeği bulur.

13
Kul, kendinin nerde olduğunu
sevenlerin gönlünden bilir,
her sevenle, bir basamak yukarda olur.

7 eylül
Eşyanın dili, kulunun hali ile eşittir.
NUH

"...Halin yedeği olmaz,
kul olduğu gibi kalmaz."
dedi, YUNUS'um

29
Her hale uymak, kulluktur!
Her hali duymak, duyanla hemhal olmak;
dünyayı seve-seve silmek, ölmeden ölmektir.

30
"...Dönük sanılan kulda yanılan gine kuldur.
Her kul için dilenen, yoldur."
dedi, YUNUS'um

20
('YA HU, YA MENHU, YA MENLLA,
HUVEİLLAHU' dualarını açıklar mısınız?)

'Yerden gökten geleni, verdiğini bileni,
mahrum bırakma ALLAH'ım.
Yediğimi içtiğimi, dost diye seçtiğimi,
uzak bırakma ALLAH'ım.
Derman dilesem, SEN'den;
ferman istesem, SEN'den;
uzak kalmadım candan.
Yerden aldım, SEN'den bildim.
Yağmur geldi, SEN'den gördüm.'
Kendi kendimi O'ndan bildim.

27
Kainatın yapısı kul içindir,
kulun yapısı kainatın içindedir.
Dört-dört olsun.
Her olayda eşit ağırlık düşünülür.
Doğuşun verdiğini bilsek,
yapıyı değil gönüldeki kapıyı açardık,
öylece 'Dört dört' diye geçerdik.

4 mayıs
"Kar yolda iz almadan güzeldir,
kul halde söz almadan güzeldir."
dedi, YUNUS'um

11
Kulu, kendini bilendir.
Kulu, yolu bulandır.
Kulu, her varolanın halini sorandır.
Kulu, her yaratılanı sarandır.
Yermek, kendinde olan hatayı sermektir.
YUNUS

kul, perdelidir.
'Sır' denen, kainatta değil sendedir.
Aynayı aldığında, nasıl ki kendini görürsün,
kainatı da kendinde bulursun.
'Bulursun' demekten maksat,
perdeleri açarsın, yani çözersin.

19-1
Var edilen hizmettedir sana,
'Kul hizmette değil mi?' denildi.
Kul kendine hizmettedir, MELEKLER kullarına.

20
Çiçek dalda güzeldir, kulu halde güzeldir.

HAKK'ı bilen sadece kuludur.

5
Demde güzel oluşur,
her gün alan gelişir, kulu sadece kendine çalışır.

10
Kulluk bağımlılıktır, sevgiye dönüşünceye kadar.

9
her geçen gün, kulu için çalışır.
Kulu da günler içinde çalışmalı.

16
'Geldim, gördüm, kulluğumu bildim' dersen,
dünyan cennettir.
PİR SULTAN ABDAL

23
"...Arı balı çiçekten alışır, kul olana ne karışır?"
dedi, KAYGUSUZ

30
"Aldım geldim 'Düz' diye,
dağa baktım 'Toz' diye,
bilmeyene 'Yoz' diye.
Ben dünyayı bileydim,
'Dünya bende' diyeydim;
ne 'Toz' ne 'Yoz' demezdim,
kendime söz atmazdım.
Alacak, söz olsun."
dedi, KAYGUSUZ

Geldik, bildik ELHAMDÜLİLLAH.
Kayguyu sildik, ELHAMDÜLİLLAH.
Cümlemiz selama duralım,
HAK ADI'nı gönlümüzde cümle ile karalım.
Güzellik ordadır, kainat burda ise.
Güzellik sendedir, kainat BİR'de ise.
Sende kainatın sırları vardır.
Sende her varolan zerrenin sırrı vardır.
Bilinen olmasa da, 'Bulunan...'denmese de,
O'nun varlığı BİR'dir.
Bildiğin zaman, kendini sildiğin zaman;
yol düzenedir, gün YAZAN'adır.

4
‘HAY!’ diyelim, öyle sözü alalım.
‘HAY’ da, doğduğumuzu bilelim.
YUNUS

Gelişeni, günden güne bilmezsin.
Bilene gönülden açız, bedenli iken elbet kul aciz.
YUNUS

Dünya han ise,
sen hancı olma yolcuya düzen verme.
Yolcu yolunu bilir, dünyadaki yerini bulur.
YUNUS

"Çirkin yoktur olamaz, bilen kulu çirkin göremez!"
dedi, YUNUS’um

18
"Umduğumuz yoldur bizim, sardığımız kuldur bizim, sorduğumuz HAK’tır bizim.
‘Biz!’ dedik, dizi olduk, ‘Söz!’ dedik, dize geldik,
‘Selamet size’ dedik, her halde güzeli gördük."
dedi, HACI BEKTAŞ

30
Hal HALKEDEN’i bilende olur.
HALİK kendini kulunda verir.
Kul kulda hakikati bulur.
YUNUS

Ham meyveyi vermedik, kulda hamlık görmedik.

8-2
Yol akçesi kul akçesine benzemez
KAYGUSUZ

7 mart
Kulu boş yere gelmez.
Ağır gelen yük vermez.

11
kul severse, eğitir.
SARI ANA

20
Huzur her kulun dileğidir.
Her kul birbirinin eleğidir.

21
'Olmıyan kul bilmez!' denilmesin.
Her kul olacak, akan suya uyacak.

ALLAH'ım kullarını birbirinden ayırmaz.

26
Cümlenize selam olsun,
düzende her kul yerini bulsun.

‘Kapı kulu olayım, kapıda su göreyim’ diyene de ki.
Kulluk HAKK’adır. Gidenin yolu su.

2 mayıs
Elbet kul TANRI'nındır, TANRI da kulundur.

Aldığını bilmeyen, geldiğine uymayan;
dünyaya sığmayandır.

13
Yaratılan YARATAN'ın malıdır.
Kulunun himmeti olmaz, asla zimmetinde kalmaz.

27
Ademler gelir gider, her adem ömrünü güder.

Akmayan çeşme kulu çağırmaz.
Akmayan çeşmenin önünde kulu eğilmez.
ALİ

11
ALLAH'ım her kulunu bir sever, her kulu da bir sevsin. Kendini aynada, cümleyi aynıda bulsun!
Baktığın yerde, 'Kainat budur!' desin.

13
Örümcek ağı eleştirilemez!
Çünkü o halde, hiç bir kulu çalıştırılamaz.
YUNUS

Kuluyuz BİLİR bizi!
Kuluyuz KORUR bizi!
Kuluyuz SEVER bizi!
TABDUK

5 eylül
Aldık verelim diye,
verdik varalım diye, sevdik yapalım diye.
Yandık kül olduk, bildik kul olduk.
Kulluğu bilendensen, yolluk senindir,
güzellik sonundur.
HAKK'ın sözü kanundur.

5 eylül
Kapı kulu olmadık, kulu köle bilmedik

7
Kum DOST YOLU'dur, kul DOST halidir.

Kulluk, bil ki haldir.
AKŞEMSETTİN

21
Dün, bu gün, yarın kainat değişmez.
Kul, gönlünü açmazsa gelişmez.
YUNUS

Olsa olmasa, bilse bilmese, kul düzene uyacaktır

13
Döne-döne buldum SENİ,
'Kandım!' diye bildim SENİ.
AŞK ile yanmadan,
yanıp kül olmadan,
kul olunmazmış
VELED

DOST KAPISI aşınırsa, kulu kulunu düşünürse,
ERENLER huzur alır, huzur kuluna kalır.
Gelenlere selam olsun, kulluğa nasip alsın.

16-2
Hamd yalnız ALLAH’a!
   Bulut-bulut üstüne gelse,
   birbirini ezmez!
   Kul kulluğunu bilse,
   kendini üzmez.
   Demeyin, ‘Bilmiyen YARATAN’ı sezmez.’;
   Anda bulur, sonda olur.

13
Kulluğu bilmemekten korkarım.
YUNUS

Kulu kendini bilirse, haldedir.
Hal dilde değil, gönüldedir.

27
Her yoldan her kula söz verilir,
düz olan her kuluna dilenen şarkı söyletilir.

Her kulu, kendini bir yönde hatalı bulursa,
elbet her şey daha kolay olur.

Herkes kendi şarkısını söyler.

Konuşana söz verir söyleyene saz.

17
RESULÜ’ne uyana
RABB’im,
  ‘KULUMSUN!’ dedi...
   Kuluyuz, kulluğumuz kadar,
   Kuluyuz, cümleyi sevdiğimiz kadar.

7 mayıs
"...ALLAH’ım kulunun dileğinde,
belleğinde, kaderinde, elindeki defterinde."
dedi, MERYEM

13
Baş kırmak kuluna yaraşmaz!
Sadece ALLAH’ıma baş kırılır!
Kulu, kulları sevilir, sayılır.

26
‘GÜZEL, ne güzel verdiğin.
GÜZEL, ne güzel gösterdiğin.
GÜZEL, ne güzel bana yazdığın’ dedik,
HAK YOLU’nda kendimizi bulduk

5
"...kulunun yanında yönünde HAK vardır bildim,
kayguyu öylece sildim."
dedi, YUNUS’um

17
Kendinde olan, HAK NURU’dur.
Hiç bir kulunun, ne az ne çok ayrısı yoktur

Bilirsen kulusun, bilmezsen hatalısın.
Kendini bilmeye bulmaya mecbursun!

20
Kendine değil, kendinde olana bak!
Kendinde olanı bilenin Güneş’i gönlündedir.

27
Kul kulun ölçüsü olur amma, ölçü veremez.
Defterde yazılanı dilediğince silemez.
Hatalı görse bile kapısını çeviremez.

6 eylül
O senin ile senden değil,
sen O'nun ile O'ndansın.

18
Kulu O'ndan dönerse,
kulu kendine yanarsa, kavuşma günü gecikir.

Kendine kendin döneceksin,
kendini kendinde bulacaksın

27
Kul sadece kendini
ne kadar bilirse bilsin yetersiz bulur.
Kulun ölçüsü odur.
'Bilirim' diyen, hiç bir şey bilmiyendir.
ALİ

Kainat kuluna hizmette.

29-2
Kul kulun hizmetinde, kendine;
kul yolun hizmetinde, RABB'ine.
ALİ

29-4
Her kulu kendi ÖZ'üne;
bildiği gibi, aldığı kadar sahip kalacaktır.
ALİ

28
Kul isem, kulu isem,
kulluğa dolu isem kaygu niye?
İnsan isem yaratılmış,
insan isem ne olsam gözetilmiş.
Öyle ise kaygu niye?
Ne olur isem olayım,
O'nun kulu olduğumu bileyim,
kayguyu silmeme yeterlidir.

kulu insanlık görevini kendinde bilsin.

Her kulu kendini bulduğu an 'Altın Çağı'na girmiştir

MEVLANA'yım aşık, MEVLANA'yım maşuk.
Benden bana oluşur, kainat bende buluşur.

20-2
gönlündeki seni bulacaksın,
yerini öylece bileceksin.

25
O'na insan olduğumuzu,
kulluk yaptığımızı söyleyelim!

2 aralık
kulu yerini bilmemişse asla gülmez.
YUNUS

18
Kulunun başı,
ALLAH'ımdan başka hiç bir varlığa eğilmez!

O'nun için O'na hizmetteyiz, 'Kuluyuz!' dediğimizde.
O'nu yarattıkları ile bildiğimizde,
her kuluna muhabbet ile güldüğümüzde,
hali ne olursa olsun hoş gördüğümüzde.
'Kuluyuz!' deriz.

25
Her kulu BİR'dir, BİR'liği bilirse,
her kulu ER'dir körlüğü silerse.

Olacaksın dolmayacaksın,
geleceksin kalmayacaksın,
seveceksin TEKLİK’e cümle ile dönüşeceksin,
kainat ile bilişeceksin
öylece kulluk onuru ile
toprakta kendine taht kuracaksın.
(Ana kayıttan almak için mi?)
Gelenlere onur belgeni bırakmak için.
Senden sonra gelene elbet."
dedi, BEKTAŞ

5
selam ile kulluğuna talip olduk.
O’ndan geldik, O’ndan bildik, öylece O’nu bulduk.

8
Hiç bir kulu diğer kulundan
HAK HUZURU’nda ayrı değildir!
Üstünlük hakkına sahip olamaz kimse!

15
Sen senin ile O’ndan olduğun gibi,
her kulu da kendinden kendine bulur,
kendi ile yoluna gelir.
HAK sırrını sana bana değil cümleye verir,
cümle O’nu görürse.

HAK verdi gözüm gördü, dilim cümleye yaydı.
Elbet dil de buldurur, sevemezse soldurur.
Öyle oldukta kulu uzakta kalır.

29
Kulluk haline geldik, gölgeyi bilerek sildik,
her olaya ‘Hayır’ dedik güldük.

Kullar birbirinin hatalarının örtüsü olur.

5 şubat
"...Kendinden kendine sor, kendinde var olanı gör!"
dedi, uzun duruş ile YUNUS’um söze girdi
12
Kendinde olan O’ndan sana gelendir,
O’ndan sende kalandır, O’ndan senin olandır!

Her kulu birbirine eşittir,
simaları görgüleri dinleri çeşittir.
MERYEM

18
Her yaratılmış insan kuldur,
elbet bilirse, ‘Kuluyum’’ diye kendini görürse,
kendi ile kendini bulursa.
'Kul ettim' denilen, gördüğümü söylediğimdir.
Bilse bilmese kulluğunu bulacak,
kulluğu ile övünecek.
ALLAH’ım ondan razı olsun ki,
‘Kuluyum!’ dedi, kulluğunu dünyada tasdik etti.
Her var olan, yaratılandır, kul değildir!
Kul sadece insandır!
Her yaratılan, kulu içindir.
Kulluk; yaratılan varlık değil!
Yaratılan varlığın yerine her gün yenisi gelir.
Kul bir defa gelir, bir defa döner!

5 mart
Var olan, kuluyum diyen her varlık,
her toplumda kendini uyum ile birleştirendir.
Var olan, her yaratılandır.
Kulunun kulluğu,
her yaratılan ile sağlıklı birliği bulmaktır,
yani her toplumun yaşantısında
kendisine düşen hizmeti yapmaktır.

Yolcu:Kul, Han:Gönül, Hancı:Akıl

9
Çiçek çiçekten alır, böcek böceği bilir,
insan insanı bulur.
Bulduğu zaman kullukta olur.
Kulu isem köleyi bilmem,
kulluğu asla vergiden almam,
ÖZ’ü bilirsem kayguya düşmem.
ALİ

26
Her kul birliği arar, ER kul cümleyi tarar.

Gönül HAKK’a açıktır her kulunda.
O’ndan O’nu bilelim, O’nda O’nu görelim.
Diyelim ki: ‘Her zerre O’ndandır,
her zerrede ADI mevcuttur.’
Şahit olunuz ki,
arıya bal veren çiçek meyve olacaktır,
kulunu ağaç olduğunda gölgesinde barındıracaktır.
Öyle ise her zerre,
kulunun emrine HAKK’ın EMRİ ile girecektir.

Her kulu sorumludur.
Aldığı kadar verecek, sevdiği yerde bilecek,
arayan her kulu bulacak.
Kendinde olanı elbet.

2 nisan-1
Kuşlar öte-öte gelir,
döne-döne bulur, kullar seve-seve olur.

kulu kulluğa hizmettedir

16
Dünyayı biliniz yeter.
Kendinizi bulunuz biter.
Her kulu kendinde ne var ise onu satar.
ALİ

21
Karanlık, kullarına Cehennem adını hatırlatır.
Renklerde, kainatın sırrı saklıdır.
Ne var ki; kulu renklerle her olaya sahip çıkabilir.
Bilmek değil bulmak gereklidir.
Asla kainata hükmetmek kuluna verilmez.
Layık olan kulu, her rengin sırrını açık vermez.
Her renk günün gelişine göre kendi frekansını iletir.
ALİ

30-1
‘Senden seni arayan kimdir?’ denilir.
Seni sana VEREN’dir!
YUNUS

YARATAN senden seni alır,
sana KENDİNİ bildirir.

7
Her yerde BİR’dir,
her kulda VARDIR, her kula YAR’dır.

Düzen YARATAN’ın muradı ile kurulmuş,
O’nun iradesi kulunda tecelli etmiştir.
PİR SULTAN ABDAL   YUNUS

Her yaratılan senin içindir, yarattığı sonun için.

21
"...Sen senin ile ol,
sen O’nun ile kal, sen cümle ile bul.
Bendeki benim noksanımdır,
tamamlayacağım senden gördüğüm ile.
Sendeki senin noksanındır,
tamamla bende gördüğün ile.’
Demek ki her kulu, birbirine sadece aynadır."
dedi, KAYGUSUZ

Sendeki senin ile oluşur,
benliğin ÖZ’ün ile buluşur,
aklın RUH'un ile çalışır.

"...her kulu yerden göğe öğüne."
dedi, YAHYA

30
Kulluk, O’ndan O’na; kulluk, O’nun ile O’na!
HAMZA DOST

ALLAH’ım her an her kulu ile beraberdir.
ÖZ’dedir, sözdedir, gözdedir;
kul kulluğunu bilirse ilgisindedir.

14-1
YUVA’mız,
kul sözüne değil, HAK SÖZÜ’ne açıktır!

3 kasım
kul kendini bulduğu günde seferi bitirir.
YUNUS

‘Hal?’ dersen, her kula özeldir.
Her kulunun hali kendine aittir.

10
Her adım sayılıdır, düzene uysa uymasa;
her kulu sorumludur, kayguyu silse silmese.

16
yaratılışı bilen kul olur.

17
akıl mantığı çalıştırıyor ise,
düzende her kulu yerini bulur.

24
YUNUS şahittir ki, kulu HAKK’ı bilir,
gönlünde HAKK’ı görür.
Sardığı kadar sarılır.
YUNUS

28-2
Kul, gizli kalan ÖZ’ünü bulmak için
her halini eğitirse, nefsini öğütürse,
öylece ÖZ’ünü bulur.
Kul ne mutlu kuldur ki,
hali ile cümleye verir.
HAMZA DOST

7
ALLAH’ım murad ettiğini,
aydın kullarına diletir, seven kullarına belletir.
İşte onlar, arayan kullarının bekçileridir.

18
Deneyen ALLAH’ımdır yanılmaz,
kul kulu asla deneyemez.
Onun için, ‘Denedik’ diyenin yanından uzak kalalım.
Kul kulu ne dener, ne sınar, ne de cezalandırır.
HÜKÜM, ALLAH’ımdandır.

ALLAH’ımın cümle kulları NUR’ludur NUR’dandır.

1 şubat
 ALLAH’ım kuluna, dilenen her malzemeyi verir.
Kulu, bilgisini işlerse, oymalı;
işlemezse, doymalı masa yapar.

7
Kul sadece yazılanı görür,
hiçbir olayın mesulü değildir.
HAK YOLU’nda ise, kulluk halinde ise.

20
“ ‘Ağacın dalındayım, RESULÜ’nün halindeyim’
deyiniz, öylece mutlu olunuz.
Ağacın dalı olmak, mutluluktur.
‘Gövde olayım, ömrümce kalayım’ dersen,
yazını zorlamış olursun;
ne ağaç ile kalır, ne mutluluğu tanırsın.
Her kulu; olduğu yerde, olduğu hali benimsemeli. ‘ALLAH’ıma, olduğum halde
layık kulluk görevimi yapayım’
diyenin mutluluğuna erelim.”
dedi, NİYAZİ EL MISRİ

3
Kulun görevi,
‘Yazılana uydum’ demek, huzura öyle varmaktır.

18
İnsanım, görevim kulluk.
Elime aldı isem yetecek yolluk;
götürür beni, dilerse hanında yatırır beni…
O’na yöneldim, kulluğuna talip oldu isem,
gideceğim yere götürür beni.
Kulluk ilmin, talip olma ile başlar.
Talip olmanın üç kaydı vardır:
1- Yorumdan uzak kalmak.
2- Yolunda, taşı ile toprağı ile güzeli görmek.
3- Kendinden öteyi gerçek diye bilmek.
Yanılmayın, olaylarda yorum yok, bilgide değil.
Sebebi yaratan O’dur, kuşları gözeten de O.
Yol bizim, bizden her soranın;
söz bizim, bizim ile sohbete oturanın;
gönül bizim, bizim ile BİR’liği kuranın.
Ata yol versen, ahıra gider;
sürüye yol versen, ağıla gider;
çobana ‘Var…’ desen, davarı güder;
her yaratılan, yaratıldığı hal ile varlığını sürer.
Öyle ise, kulluk mertebesine ermenin kutluluğunu bilginizden asla çıkarmayalım.
Ömrünüzde kaldığınız müddetçe
kul olmanın mutluluğunu duyalım.

ÖZ’ünü bulman için,
kulluk hizmetini bitirmen gerekir.
Hizmette kusur eden,
BÜTÜN’ü bölümde bırakandır.
YÜCE ALLAH’ım, ‘Kul hakkı ile gelme’ der.
BÜTÜN’ü tamamlamakta geç kalırsan,
kul hakkı seni ezer.
Çünkü, cümle yaratılmışın tek gayesi vardır:
BÜTÜN’de BİR’liği bulmak, O’na varmak.
Noksan isen, ‘Yapıya hizmetten uzaksın’ derim.
Hizmette gaye, birbirine ışık vermektir.
Işığı bütünlemektir.

22
Kaynak olsa meydan bulsa, her kul alim olurdu.
Konu bitse kaygu etse, her kul zalim olurdu.
Asılda yerini bulsa, yapıya gönül ile gelse,
her kul selim olurdu.
BEHLÜL

1 mayıs
Kul BİR’liğe-ER’liğe O’nun ADI’na bürünmezse,
O’nun hali ile görünmezse;
ne yoldadır, ne GÜL’de!
PİR SULTAN ABDAL

Her kulu, kendi bildiğince yorumlar!

24-1
“...Her öğünde doyarsak, her olaya uyarsak,
HAK ADI’nı duyarsak;
‘Kulun olduk!’ diyeceğiz,
ER lokmasını tatlı yiyeceğiz.”
dedi, YAHYA EFENDİ

17
Her devirde O’nu bilelim,
bilelim ki yeni gelecek devreye kalmayalım.
Asayiş, her kulun kendi yasası değildir.
Kainatın Kanunu kulu bağlar, uymayan elbet ağlar.
Ağlasa ağlamasa, gelecek devreyi bekler.
ALİ

“Kafes SENİN, nefes SENİN, heves benim mi?
Gönül SENİN, güzel SENİN, çirkin benim mi?
Ne yarattı isen SEN’den,
sadece ÖZ’ümde olan bilgi benden.
Doğuş odur; ÖZ’ümde olan bilgiyi bulmak.
Bulduğum an SEN’den geleni, SEN’de kalanı;
ÖZ ile gözde düğümleneni bilmek bana aittir.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

21-1
NUR’u ile oluştuk, yapısında BİR’leştik
VEYSEL

5 temmuz
kendimde O’nu gördüm.
O’ndan O’na selam verdim.
BEHLÜL

22
ALLAH BİR’dir, BİR’dedir!
Seven kulu, O’ndadır!
YEDİLER    MERYEM   İSA

28
Her kulunda, RABB’imin verdiği bilgi mevcuttur.
YESEVİ

29
Kulu yiyecek, arıyı bilecek.
PİR SULTAN ABDAL

4 ekim
“Kul isem O’ndan geldim,
kulluğumu bildi isem O’na yöneldim.
Elbet kutluyum O’nun ile,
elbet mutluyum bilgim ile.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

16
Yüzler yola dönerse,
kuşlar dala konarsa, odun ocakta yanarsa;
mümin kulu olursunuz, HAK SÖZÜ’nü bilirsiniz.
Geçmedik DOST sözünden, seçmedik kul yüzünden.
Sevdik sevildik, yumuşak kulu denildik.

“Kuluna eğilemem, kulluğuma yaraşmaz.
Yaraşan; kulluğunu bilmek, kulu ile bilgisini bölmek, yaratıldığı gibi kalmak.”
dedi, MERKEZ’im

18
Ömrümüz O’nunladır.
‘OL!’ dediğine uyduk,
kulluğunda gerçeği duyduk.
HAMZA DOST

25
Kul bilir de uyamazsa,
görür de duyamazsa, korksun!
   ‘Kuluyum, kulluğum için gururluyum!’ diyen;
   O’nu içinde bilir, korkusuz kalır.

Sen, sende olanı bil!
   Sen, senin ile dumansız kal!

Her yarattığında O vardır;
   Bilenin cenneti, bilmeyene dardır.

3
‘Duman, göze gelirse çirkindir!’ denilir.
Duman olmazsa, ateş nasıl yakılır?
Kulun görevi dumana baca yapmaktır,
ateşe dumansız bakmaktır.

“...Kulu isem bağdayım,
kulluğumu bildi isem yoldayım,
bir bilenden sordu isem haldeyim.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

4
“...Gözetilen her kulu, yerini bilendendir,
kulluğunu hale uydurandandır.”
dedi, YUNUS’um

kulun gayretini hevesinde bulalım.
HAMZA DOST

10
Her kulu madem ki var edilmiştir,
mutluluğunu bilmelidir!
MERYEM

18
Geldi isek seyrini tamamlayan her varlık gibi;
şaşmayacak, güzelden kaçmayacağız.
‘Seyrini tamamlayan nedir?’ denildi:
Her kulu, YÜCE’nin tayin ettiği görevle gelir,
görevi belli bir seyirdedir.

84-1
Secde, kulun gerçekle perdesini aralar.
(Namazdaki secde mi?) EYVALLAH.
YAHYA ile MERNUŞ

6
Kul, dünyaya gelişini;
yemek, uyumak, çok çalışmak,
her gördüğüne alışmak olduğunu sanır.
Kendini bildiğini anladığında,
ömrünün değerine nokta koyar.
O zaman, yaşadığı her an, ona kısa gelir.

20
her kulu RABB’i ile BİR olduğunu bilsin.
BİR’likten maksat;
O’ndan sana gelişen, sende bende buluşan,
cümle ile oluşandır.

Kulluk, sadece RESULÜ’nün hali değildir.
Her kulu, RESULÜ’ne uymalıdır.

Kul olmayı mutluluk saydık,
kulluk etmeyi kutluluk diye yorduk.
Her birinize sorduk:
‘Kulluğun mutluluğunu,
kendinden kendine devrettin mi?
Devrettiğin her zerrene, öğrettin mi?’
Öyle ise; okuduğun her AYET’te
kendini bulacaksın,
RABB’in ile söyleşecek,
RESULÜ ile buluşacaksın.

2 şubat
Yollar bizedir, yollar sizedir, yollar cümlemizedir,
yollar cümlemiz ile HAKK’adır, yollar kulları içindir. RABB’im, yerden göğü kulları için yarattı,
kulların sevgisi ile gözetti. O’na döneceğiz.

3
her kulun ÖZ’ünde,
yaratılmışlığın gerçeği mevcuttur.
Öyle ise, bilgisi de vardır.

12
Sen konusun, konuk değil.
MERYEM

23
“Minder aldım, düze koydum.
Kesedeki akçeyi saydım, sana bana yeterlidir;
kul bilirse VEREN’i, yaşamı tutarlıdır.”
dedi, HOCA NASİREDDİN

14
Altın kafes kuşa gelmez, kul oluşa akıl ermez
YUNUS

“Yaprak, yeşilin dengi; seven, kulunun dengi.
Her olayda düzeni verir, yazan ile bildirir.”
dedi, KAYGUSUZ

15
“BİR’liğe talib oldu isek,
var olduğumuza inancımızdandır;
kayguyu sildi isek, VAREDEN’e güvencimizdendir.
Kulluk, yaratılmışlığın yoğun belgesidir.
Her kulun bilgisi, YARATAN’ın İLMİ’nden verilendir.”
dedi, HAMZA DOST

“...‘Her güzelin DOST’luğu bilinmezse,
kulluğun hakikati bulunmaz’ ”
dedi, VEYSEL

“...Her bir ahitte, her bir kulun sözü TEK’tir;
TEKLİK’e umut, HAKK’a hürmettir.”
dedi, MERYEM.
“Ahdin, yaratılmışlığa ilk adımda
RESULÜ’ne uyulacağı sözüdür...”

5 nisan-1
sen senin ile eğitilirsin, sen senden öğütülürsün.
PİR SULTAN ABDAL

5-2
Kulluğun kutluluğunu bilir misin?
Kendinde olan ile, yaratılmışlığın mutluluğunu
yaşar, yaşatır mısın?
ALİ

12
At ile kedi bir değildir, it ile geyik te bir değildir;
amma, kul ile yol birbirini tamamlar,
kul gerçeğini yol ile tanımlar
BEHLÜL

11
“...kul, sevgisi ile onurlanır.”
dedi, YAHYA EFENDİ
 
14
ne sağırda, ne körde, zahmet görmeyiniz.
ALLAH’ım her zahmete RAHMET’ini ekler;
kulundan, kulluk hizmetini bekler

15
Her kulu bilecektir, RESULÜ’nü bilen gülecektir;
sanılmasın kainat sırtında kalacaktır.
ALİ

“...RESULÜ’nün selamı ilettik,
gönülleri bilgisi ile donattık,
aldığına gönülden şahittik.
Her sözüne uyduk, üç sözü ile doyduk:
Saymayı, uymayı, sevmeyi katık etme,
asılda kullan.
Kulluğun, hükümdür.”
dedi, ALİ

14
Doğru eğri bilinir,
kainatı YAZAN ile okuyan sevilir,
bildiğini dokuyan övülür.
MERYEM

30
“...‘Bir bir oluştuğumuz, kainatta buluştuğumuz,
VAREDEN’in SIRRI’ndandır’ ”
dedi, İBN-İ SİNA

“Dünyaya her gelen;
geldiğine değil, bulduğuna sevinsin.”
dedi, YAHYA

7
‘El’ ile başlar, ‘Ayak’ ile biter, gönülde AŞK’ı tüter…
   ADEM Bir halde geldi, geldiği halde buldu.
   (Hal den maksat nedir?)
   Cümle yaratılmışlığın içinde kulluğunu bilmek

Her kulu RABB’inden gelir,
RABB’i ile olur, RABB’ini bulur.

16
Kumda ayak izi var, kulda HAKK’ın SÖZÜ var.

26
Kuşlara sözü verdik, dediler ‘Döne-döne…’
Kullara ÖZ’ü verdik, dediler ‘Yana-yana…’
Sulara sözü verdik, dediler ‘İçiniz kana-kana…’

12
Kendinden yardım dilesin, HAK ile öyle söyleşsin.
SARI ANA

17
Ansızın gelmedik dünyaya,
düzende yerimiz hazırlandı.
Komşu olarak değil, konu olarak geldik.

14 eylül
Kul olmak, kulluğunu bilmek özellik değil güzelliktir.
Çünkü kulluğunu bilmek zorunluluktur.
MERYEM

28
Dayanmadığım ağaç yıkılsın dersem,
geldiğime pişman mıyım?
Ne ağaçlar erecek, cümle kulu gölgesine girecek;
kuşları dallarına yuvasını kuracak,
bakmadı isem bana soracak:
‘Seni, senden aradım, seni sen ile yargıladım’
VAREDEN, varlığına hükmeder;
bilen ile zahmetine himmetini yar eder.
Gel aldı isek bedeni, bilelim YARATAN’ın verdiğini…
Bir beden senden sorumlu ise,
seni gönlünden eden yorumlu ise,
bağladığın düğümü çözesin,
satır-satır okuduğunu, her gününde çizesin.
Ben, aldığım emanetten sorumluyum, sen gibi…
Ya ağaç, ya toprak, ya su, ya yaprak?
Onlar da sana verilen emanetlerdir.
Onları gözet, onlara güzel söz et.
DOST olduğun her zerre, sana şahittir bin kere.
Bırakma eli elden, at acı sözü dilden,
kayguyu sil gönülden.
Benden senden ayrıya, deme çirkin gayrıya.
Sevmeyi denediysen, sevilmeye gelirsin;
sen kendini bilirsen, elbet DOST bulursun.
DOST, dostluğa açılır, acı sözden kaçılır.
Dar gelen her yoldan, sevgi ile kolay geçilir.
Biz, bizimle olalım, cümle ile kalalım.
Varolanı buldu isek, VAREDEN’e niyaza duralım.

11
Olursam kulum, bulursam yolum
KAYGUSUZ

Kul kulluğa soyundu ise;
ne toza, ne söze, ne tuza şansını bağlamasın,
şansım yok diye ağlamasın.
MERYEM

12
Hizmet kulun kulluk görevidir,
mükafatı gönül yapısına kaydolur.
YUNUS

2 kasım
MEYDAN bizimdir, gelirsek;
güzel bizimdir, bilirsek;
kainat bizimdir, bulursak.
MERYEM

8
Her varolan O’nundur, var ettiği senindir;
varlığında bilenden olursan, olan her gün senindir.

12
‘Doğduk bilsek bilmesek…’ denilmesin.
Doğduk, ÖZ’ümüzdeki gerçek ile

20
“...Kul, dilediği merhalede,
dilediğini değil hak ettiğini bulur!
Dilemek niyettedir, hak etmek emektedir!
Niyetini emeğin ile besle ki, hak ettiğine eresin!”
dedi, MERKEZ’im

3
sevgi de, bilgi de,
her kulunun yaratılmışlığında mevcuttur.

10
“...‘Kulu kula ne sorarsın, verdiğinden ne beklersin?’
Yarattı ise seni YÜCE, silinsin senden gece.
Dostluğunu ver yeter, dost olanı bil, biter.”
dedi, BEHLÜL’üm

6
‘HAY’ dedik geldik yola, ‘Huy nedir?’ sorduk kula;
‘Almak, vermek, görmek, bilmek’
HAMZA DOST

“Soyunduğum gerçek, dostluğa adımımdır;
ilk söz, bilelim ki ADEM’indir.
RABB’im ilk sözü ADEM’e verdi,
kainatı kul ömrüne ADEM ile serdi.”
dedi, YAHYA EFENDİ MERKEZ’im ile selamladı.

28
Her kuyu, içindeki su kadar derindedir;
her kulu, gönlünden geleni
bilgisine aktardığı kadar serindedir.
YUNUS

14
RABB’im KUR’AN’ı
“OKUYUN, ÖĞRENİN, ÖĞRETİN.” diye verdi,
kainatı kulunun önüne serdi.
Öğren. Öğret. Uyan. Uy.
Hizmet; kulun, kulluğunun bir bölümüdür.
Onu da yapmaktan kaçınırsa kulu,
nerde bulacak yolu?

28-2
Kullar, ADEM’in varisleri

29
“Bir anda her zerreye HÜKMÜ’nü ileten, O.
Her anda kulunu yöneten, O.
Yerden göğe bilir de,
ömrünü RABB’im YAZMAZ mı?”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

12
KAYGUSUZ her var edilmişin
hizmetine kulluk bilgisinin katılması ile
güzelden güzeli bulduğunu söyledi;
cümlesini, cümlenizi selamladı.

6
Ya mümin!
Sende olan ile sen yükümlüsün,
sende kalan ile sen hükümlüsün.
EMRİ’ne uydu isen,
elde olanı dağıt, beni seni sil de nefsini eğit;
DOST dediysen kuluna,
hali ne olursa olsun, unut.
FATIMA    ALİ

20-1
Her günümüz güzelden güzele götürür,
güzel olmayan bilgiyi bitirir.
Cümlenize selam olsun,
onurlu her kulu gönlünde olana selam versin.
Desin ki;
‘SEN varsın bende, ben beni sildim SEN’de.
Var olduğuma yerden göğe mutluyum,
kulluğuma umutluyum’

25
Kuşak belde güzeldir, kulu halde güzeldir

Dost Bağı; kendini bilen,
RABB’ini bulanların makamıdır.

31
“...kulu oldum, var ettiğine doyamadım;
RABB’im SANA sığındım, gölgede duramadım.”
dedi, RABİA

7
“Esmeyen rüzgar dalını kırmaz;
kul çekmediyse, dalını bükmediyse.”
dedi, VEYSEL’im

15
Çalılar eğildikte, selama durdu.
Neden?
Bende olan O’nu gördüğünden
KAYGUSUZ

Sen aynayı kendine tut,
bırak her yaratılan kendi aynasına baksın!
BEHLÜL

6-1
Has kullarına, kulluğun basamaklarını çıkartır.
YUNUS

6-2
İnsan; bildiği ile insandır,
gördüğü ile insandır, vardığı ile insandır.
Kul; cümlesini derdiği zaman kuldur!
HAMZA DOST

“...Ne dün, ne bugün, ne de yarın
HÜKÜM değişmez,
kendi kendine kulun aklı gelişmez!
‘Varidata ortağım’ diyen;
SAHİBİ’ni sahibine şikayet edendir,
dost olmayı bırakıp kendini inkar edendir!
Her tezgahta aynı bez dokunmaz,
RABB’in kurduğu tezgahta kumaş tükenmez!
Kurdu isen tezgahını, kendin bulursun pazarını.”
dedi, HAMZA DOST

21
"...Niyazınız gürde olsun, dostluğunuz zoru silsin,
dağlara verilen görevde her kulu yardıma koşsun!”
dedi, BİLALİ HABEŞİ

“...Dost olalım koyuna, post alalım boyuna,
gidelim YAR diyenin huyuna.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

14
“Gölgenin verdiğini,
kulun gördüğünü, elinle tutamazsın;
ne var ki, kendi görgünü kimseye katamazsın.”
dedi, BEHLÜL’üm

14 şubat
“...‘Bu gün varım, yarın da olacağım!’ deyiniz!”
dedi, NUH

20
“Kitabım okunurken bir satıra daldılar,
bin satırda kainatı buldular.
Buldukları, beni bana anlatan kainat idi.
Her yaratılmış kendi kainatını okusa,
milyonlara satır getirse;
ne biteni, ne iteni görürlerdi.
Aldığın kadar dolarsın, bulduğun yerde dönersin.”
dedi, MUHİDDİN

11
Güneş’e baktık, delice dedik zeytini yaktık,
her fidanın suyunu döktük,
SEN’den aldığımızı ben ile söktük.
Gördük ki; benden beni sökmek için,
SEN’i bilmek gerekli!
Aldığımızı bildiğimiz kadar,
vermeyi de bilmek gerekli!
Şükür RABB’im bildiğimize,
SEN’i bilip benliğimizi sildiğimize,
aldığımız ile günümüze geldiğimize.

28-1
‘Atı aldım eğersiz,
altın heybe güzeldir,
gümüş olsa değersiz’ diyene de ki;
‘RABB’im ne verdi ise yerindedir,
kulu bu gerçeği bilmek zorundadır!’

Sevgi, kulluğu bildiren;
DOST, HAK yoluna götürendir.
Bilse bilmese, RABB’im kulunun yanındadır;
her yarattığının canındadır

28-2
Düzen senden değil, sen düzenden hoşnut ol

3 nisan
Dağlar dağlara bakar,
ovalar Güneş ile gerçeğin çubuğunu yakar.
Sen benden, ben senden ayrıda değiliz;
ne var ki, ayrı kalırsak, BÜTÜN’de değiliz!
BÜTÜN’e varmak için,
her varolanla BİR’lenmek gereklidir!
YAHYA    EYYÜB

“Ağır giden ata vurmayalım,
su derin ise gitsin diye sürmeyelim!
Her yaratılmış, gücünce hizmet verir;
demde yolunu bilene, her bir ağaç yolunu gösterir.”
dedi, PİR SULTAN ABDAL

10
Ayrıda olmadıkça, gerçek ile dolmadıkça;
okuduğunu bilemezsin,
RABB’imin verdiğine gülemezsin!
YUNUS

17
“Doymayı bilmeyen, hekimden nefes alır;
uymayı bilmeyen, hakimden heves alır.”
dedi, KAYGUSUZ

“ERENLER yolu bilir,
sevenler O’nu bulur, soranlara konu olur;
bakmazsan gerçeğe, sendeki bilginin sonu olur.”
dedi, VEYSEL’im

22
Açmadığın kapıyı göremezsin,
toplamadığın üzümü seremezsin,
almadığın bilgiyi veremezsin,
‘Kulu oldum!’ diyenlerden
kendine pay çıkaramazsın!
YUNUS

29
“...SEN’den aldığım gücü SEN’in için harcarım.”
dedi, EYYÜB’üm

4 haziran
OSMAN’a gizli ilmini sorsan, der ki:
“Ömrünün her dilimi birbirine eşit olsa,
gelip-geçen mevsime benzersin.
Çeşit ile kendine dönersin,
çünkü sen yaratılmışın en kutlususun.
Her dilimin öbüründen mükemmel haldedir
ve o mükemmellik sadece kuldadır.
Kulluğun kutluluğunun idraki,
seni bir öteye daha-daha öteye götürür.”
dedi, OSMAN

27
Kul, ektiği fidan kadar anılır;
meyvesi yenildikçe, yiyen kadar sevilir.
HAMZA DOST

2 eylül
Kapı kulu olmayalım, onda-bunda bilmeyelim!
Gerçek bizim ÖZ'ümüzde,
hakikat sözümüzde, bilinç gönlümüzde.
Yaprak-yaprak açılsın, taşsız yoldan öyle geçilsin.
Ne dağlar yolunuzu keser,
ne ovalar ‘Gelmedin!?’ diye küser.
Her yolcunun yolu, kendine uyandır.
Kimi dağcı olur, kimi de bağcı.
Kimi deryada bulur, kimi de havada.
Her birinin alıştığı, her birinin buluştuğu
TEK KAPI vardır, RABB'imin KAPISI.
Orda asla ayrı yoktur, sadece kul vardır.

5
"Ayrıda söz açılmaz, açılmayan kapıdan geçilmez;
yerini bulmadı ise kulu seçilmez."
dedi, YUNUS'um her adımda aldığını
yudum-yudum cümlenize sundu

DOST'luk; bilgide, görgüde, yargıda, sorgudadır. Gönülden-gönüle DOST'luk; yargıyı, sorguyu siler. Ruhaniyette ne yargı vardır, ne sorgu;
muhabbet, muhabbet, daimi muhabbet vardır
ve daimi kalacaktır,
kul muhabbeti ile her kapıya varacaktır.